<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276</id><updated>2012-02-16T22:45:18.939+02:00</updated><category term='Çekmece'/><category term='Savunmasız Haller'/><category term='Boy Aynası'/><category term='Manik Haller'/><category term='Eşlik Ettiğim Sesler'/><category term='Kitap Tozu'/><category term='Bir Tuhaf Haller'/><category term='Perde Arkası'/><category term='Özel - Güzel Haller'/><category term='Geçmiş Zaman Halleri'/><title type='text'>ŞAŞI BEŞ HALLER</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>306</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6870347114815693458</id><published>2012-01-23T23:05:00.004+02:00</published><updated>2012-01-29T18:37:26.130+02:00</updated><title type='text'>Al başından bu sevdayı getir bana ver.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-HEmflC0n7nI/Tx20iQwQ4rI/AAAAAAAABMw/446-Ya3LPiA/s1600/tumblr_lxa1234ZEi1qk8vgco1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-HEmflC0n7nI/Tx20iQwQ4rI/AAAAAAAABMw/446-Ya3LPiA/s1600/tumblr_lxa1234ZEi1qk8vgco1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zaman, onca yoldan, onca insandan sonra yine sana düşüşümdür. Zaman, aynı şarkıyı yüzlerce defa dinleyişim, aynı sese belki bin asır kırılışımdır. Zaman öğretiyor ki, sessizlik çok sesli bir umutsuzluk besliyormuş adamın en çıkmaz yerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüp dönüp eski sayfalara siniyor huzursuzluğum. Uzun uzun uykusuz kalmıştım gecelerce sana, uzun uzun ağlayışlarım olmuştu ve gariptir bir daha ağlamayı bile beceremeyecek, unutturacak kadar dibini görmüştüm göz yaşının. Ve o hep dokunabilmeyi istediğim bulutları dilimin ucunda taşımıştım gözlerimin bağırdığını sustuğum her an. Her şey oluvermiştim sonra. Sonra uzunca bir süre hiç gibi dolanmıştım orada burada. Gözümün gördüğü her adama seni solutmuştum manyakça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kokunun izini sürerdim nerede olduğunu, ne zamandır orada olduğunu anlayabilmek için. Garip ki, benden beklenmeyecek bir şaşkınlıkla susardım yanında. Boynuna sarılmak isterken, yanağına düşen kirpiğe uzanmak isterken, ciddi ciddi dünya meselelerini konuşan dudaklarını öpmek isterken, sinirden boyun damarların attığında hep sustum. Aptal bir yaprak gibi ağaçtan düşmeyi de, senin rüzgarında oradan oraya sürüklenmeyi de göze aldım. Ezip geçeceğin aklının ucundan bile geçmez sandım. &lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylar sonra aynı sızı, aynı esmerlikte, aynı yerimden sarsıyor gülüşlerimi. Unutmak için kendimi alkolde beklettiğim onca zamandan sonra yine yüzüme, ellerime, ciğerime çarpıyor hatıralar, senin ayakkabı bağlamaktan farksız gördüğün adanmışlıklar. Geçecek elbette biliyorum ama yine başladığında ne yapacağım onu sen anlat istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca bir şehre sığamazken, küçücük odanın içinde yine de ısrarla sana birikirdim. Her bir sesi, sözü, şiiri saklayıp onlarcasından, yönümü dönüp onlarcasına, sırtımı dahi esirgeyip, milyonlarca kırılmış cam parçası gibi her yanımdan seni görünürdüm. Belki böyle kırığım diye, belki de sen benden daha da kırıksın diye kalamadın.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bütün o zamanların hiç geçmeyecek sandığım yorgunluğu çörekleniyor yine üzerime. Devasa bir savaş alanını andıran uykularını anımsıyorum. Birden hiç uyumamanı diliyorum. Bir insanın uykusunda bile canını bu denli yakabilecek, nefesini kesebilecek o şey her neyse seni rahat bıraksın diliyorum. Bütün gece elini tutup, nefesini dinleyip, terini silemeyeceğim diye değil. Uyurken o aşık olduğum gülümsemeni atıyor olsan bu kadar çaresiz hissetmezdim belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bir yüz defa daha dinleyeceğim söylediğin şarkıyı. Eve gelir gelmez bendeki tek fotoğrafını açıp sitem etmeyi unutacağım belki. Merdiveni, o berbat çayı, turuncu tişörtü, yanıbaşımda olduğun zamanları unutacağım. Unutmam sandığıma aldırmayıp, sana 'nasılsın' bile diyemeden susacağım belki.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Şimdi değilse bile birgün biteceksin.&lt;br /&gt;Geleceksin belki.&lt;br /&gt;Aylar sonra tekrar çekeceksin ipimi.&lt;br /&gt;Çektiğin ipin diğer ucunda kimin olduğunu göreceksin.&lt;br /&gt;Belki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6870347114815693458?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6870347114815693458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/al-ondan-bu-sevday-getir-bana-ver.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6870347114815693458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6870347114815693458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/al-ondan-bu-sevday-getir-bana-ver.html' title='Al başından bu sevdayı getir bana ver.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-HEmflC0n7nI/Tx20iQwQ4rI/AAAAAAAABMw/446-Ya3LPiA/s72-c/tumblr_lxa1234ZEi1qk8vgco1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3581628235946321891</id><published>2012-01-18T13:13:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T13:13:08.503+02:00</updated><title type='text'>Ve rüyalar yoruyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-VAVRZz6O4qw/TxaloeM1qVI/AAAAAAAABMk/Dt9FXWkNZ10/s1600/tumblr_lwvuinbWIG1qfaygbo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-VAVRZz6O4qw/TxaloeM1qVI/AAAAAAAABMk/Dt9FXWkNZ10/s1600/tumblr_lwvuinbWIG1qfaygbo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Belki de kar'ın yağmasına sevinemediğim için cezalandırılıyorum. Bu tuhaf şehirde günlerce kar yağdı ve ben sadece üzerlerine basıp geçtim. Parmak ucum bile yeltenmedi o beyaz soğuğa dokunmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de annemin yürüyüş yapalım tekliflerini hep reddettiğim için huzursuzum. Oysa tek ihtiyacım olan şey çaba harcamadan, normal yollardan ve öylesine sıradanmışcasına bir şeyler yapmak. Çalışmak ve uyumak dışında herhangi bir şey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de arkadaşımla sinemaya gitmek gibi çok basit bir eylemi erteleyip, erteleyip durduğum için, uzun zamandır sarhoş olmadığım için, pekmez içmeyi bir türlü beceremediğim için, babama sarılmayalı çok uzun zaman olduğu için, mutsuz olduğum bir işte çalışmak zorunda olduğum için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana kendimi iyi hissettiren şeylerden bir bir vazgeçtiğim için ve sırf ben iyi olayım diye varolan onlarca şeyi elimin tersiyle ittiğim için,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de, yaşama sanatından ziyade yaşıyor olma halinde takılıp kaldığım için,&lt;br /&gt;Kendimi ve diğerlerini affedemediğim için,&lt;br /&gt;Olanla yetinmeyip yetinebileceğim ihtimaller için kılımı dahi kıpırdatmadığım için,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok hastayım. 25 yaşımın en ağır gribal enfeksiyonunu geçiriyorum. Bedenim isyan bayrağını çekmiş gibi ve ruhum artık silkelenebileyim diye ağzımın içine bakıyor.&lt;br /&gt;Kimbilir belki bir gün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3581628235946321891?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3581628235946321891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/ve-ruyalar-yoruyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3581628235946321891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3581628235946321891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/ve-ruyalar-yoruyor.html' title='Ve rüyalar yoruyor'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-VAVRZz6O4qw/TxaloeM1qVI/AAAAAAAABMk/Dt9FXWkNZ10/s72-c/tumblr_lwvuinbWIG1qfaygbo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3964210404975953803</id><published>2012-01-09T23:36:00.001+02:00</published><updated>2012-01-09T23:37:34.815+02:00</updated><title type='text'>Farkındalık Her Şeydir. Geri Kalan Şeyler İçin Fucksimum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-EewdsFuo2WY/TwtVSWghBuI/AAAAAAAABMc/McNg6gxJLb4/s1600/tumblr_lwo0ldA9yu1qe5adyo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-EewdsFuo2WY/TwtVSWghBuI/AAAAAAAABMc/McNg6gxJLb4/s1600/tumblr_lwo0ldA9yu1qe5adyo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bazen olur böyle . O çok inandığın şeyin gerçek olmasını dilersin. Ya da gerçek olmamasını.. Sonuçta her iki şekilde de kaybedersin. "Sana çok ihtiyacım var" diyememenin iki sebebi vardır. Diyemezsin çünkü tek bir sözünle çıkıp gelirse her şey büyük bir fırtınaya dönüşür. Ve fırtınalı havalarda saçların sürekli yüzüne, gözüne geldiği için adam akıllı sarılamazsın. Sonra o güzelim aşk boka döner. Ve diyemezsin çünkü gelmeyeceğini bilirsin. Bilirsin ve bunu bilmek insanların o fırtına ortasında nasıl birbirine sarılabildiklerini anlamana yetmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen oluyor işte. Senin o mıh gibi bildiğin şeyi herhangi birinden duyduğunda "vay anasını" diyorsun. Öyle aniden, hiç yersiz, sebepsiz söylenen bir söz kaçtığın onlarca ayrıntıyı ve hafif yaşanmışlığı getirip dayıyor önüne. Tam zamanıdır belki de. Yoksa tebessüm ettirmezdi. İnsanın bildiği şeylerin belki bininci defa yeniden farkına varması pis bir tad bırakır elinin değdiği her şeyde. Ama tebessüm, çok sağlam bir orta parmak çektirir tüm sefilliklere. Artık susmalar çok ulusludur. Gitmek için kaçmaya gerek yoktur. Durmak, uzaklığın en kusursuz halidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sigara. Çok alkolsüzlük. Çok film.gerçekler bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı; &lt;i&gt;Ekmek Şarap Sen ve Ben, Arkadaştan da Öte, Winston Red, Clipper, Mavi Gece Lambası, Üşüyen Bir Çift El, Özlem Kokan Bir Termos, Aranan Sıcak Bir Dost, Şekeri Fazla Kaçmış Ilık Çay ve Güzel Bir Romana&lt;/i&gt; ithaf edilmiştir.&lt;br /&gt;Saygılarımla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3964210404975953803?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3964210404975953803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/farkndalk-her-seydir-geri-kalanlar-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3964210404975953803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3964210404975953803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/farkndalk-her-seydir-geri-kalanlar-icin.html' title='Farkındalık Her Şeydir. Geri Kalan Şeyler İçin Fucksimum'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-EewdsFuo2WY/TwtVSWghBuI/AAAAAAAABMc/McNg6gxJLb4/s72-c/tumblr_lwo0ldA9yu1qe5adyo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1528624389508240540</id><published>2012-01-01T21:58:00.000+02:00</published><updated>2012-01-01T21:58:19.085+02:00</updated><title type='text'>Bir Kadın Böyle Yutkundu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XysQJOG9Y_k/TwCwncPaWVI/AAAAAAAABMU/hD9OL9kjv58/s1600/tumblr_lwmft5ULnp1r1ggjko6_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-XysQJOG9Y_k/TwCwncPaWVI/AAAAAAAABMU/hD9OL9kjv58/s1600/tumblr_lwmft5ULnp1r1ggjko6_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yılın ilk günü akşamı geceden kalma baş ağrısı ve bir garip huzur ile kahve kupasının ısıttığı ellerim birden yazmak istiyor.. Zaman kavramı olmayan ve kimi zaman lütuf sayılabilecek unutkanlığımla koskoca bir yıl nasıl geçti inanın hatırlayamıyorum. Hatırladığım kısımlar son 3-4 aydır ki sadece o zamanlara baktığımda hakketten adı bile anılmayası günler, aylar geçirmişim. Hal böyle olunca mizacıma uymayan bir hoşgörü ile kendime daha adam akıllı, daha insani ve daha mantıklı yanlışlar yapacağım bir yıl diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012'de yapılacaklar listemi hazırlamaya üşendim. 2012'de yapılmayacaklar gibi bir listem ise hala yok. Hayallerim yok. Dilek tutmalarım yok. Nasıl girersen öyle geçerlerim yok. Yalnız, daha'larım var bu defa. Daha uzaklarım ve daha da yakınlarım. Daha gerçeklerim ve daha bi siktirgitlerim var. Daha sakin gidilecek yollarım var, daha adam akıllı güleceğim insanlar, daha az çalışıp daha çok yaşamaya bakmalarım var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlak bir suratla otururken ve istediğim tek şey biraz kahve biraz kitap okumakken kolumdan tutulup zoraki götürüldüğüm evde o kadar büyük bir huzur atmosferi vardı ki devirdiğim onlarca kadeh, karıştırdığım onlarca içki ve üst üste söylenen onlarca şarkı, türkü bile sarhoş edemedi beni. Ve çakır keyifliğime, içtikçe güzelleşen dilime, her şeye rağmen her şeyi güzel görebilen gözlerime, beni bu denli güçlü, onurlu yetiştiren aileme, o güzel sofradaki güzel insanlara, dosdoğru insanlığa, kocaman kocaman vefalara, sımsıcak şefkate, yeni doğan güneşe bir acayip gülümseyip kıvrıldım yatağıma. Uyandığımda işte bu saat olmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geride kalan yok dimi, herkes girebildi 2012'ye? O zaman devam edelim.&lt;br /&gt;Şimdi biraz kahve, biraz müzik, biraz oje.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1528624389508240540?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1528624389508240540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/bir-kadn-boyle-yutkundu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1528624389508240540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1528624389508240540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2012/01/bir-kadn-boyle-yutkundu.html' title='Bir Kadın Böyle Yutkundu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-XysQJOG9Y_k/TwCwncPaWVI/AAAAAAAABMU/hD9OL9kjv58/s72-c/tumblr_lwmft5ULnp1r1ggjko6_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7927400476073546510</id><published>2011-12-19T20:47:00.001+02:00</published><updated>2011-12-19T20:52:23.801+02:00</updated><title type='text'>Uyudum, uyandım. Uyudum, uyandım. Hala yoktu. 'Peki' dedim. Sustum. Uykum geldi.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lFPGi3jM668/Tu9-F5p-WdI/AAAAAAAABL4/KzOuxCWgbHY/s1600/tumblr_lwam4eepwT1r00xzyo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-lFPGi3jM668/Tu9-F5p-WdI/AAAAAAAABL4/KzOuxCWgbHY/s1600/tumblr_lwam4eepwT1r00xzyo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi size az tanıdık bir şeyden bahsedeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hergün gördüğün yüzlerce yüzden 'o yüz' olandan, insanların ağzında fazla ıslak duran hatıraların senin ağzında deniz kokmasından, herkesin bakıp çok sıradan görebileceği bir çift gözün senin gözünde yıldızlarla olan misafirliğinden, kimseyle paylaşamayacağın o aralıksız, derin uykularının bulutlar üzerindeymişcesine yumuşak olmasından, uyanıp uyanıp yanında uyuyor olmasıyla derin bir nefes alıp öpüp öpüp dudağının kenarında tazecik bir tebessümle tekrar uykuya dalmanın al ömrüm senin olsunundan bahsedeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk zamanlar kabına sığmaz taştığın, had hudut sınır harflerin yan yana getirdiği ve insanların keskin anlamlar yüklediği kelimelerdir sadece. Kalp çarpıntısı en hakiki korkudur mesela. Gerçekten korkutur. Böh yapıp kaçsa ne ala ama öyle de olmaz. Sürekli bir korku hali sürekli bir heyecanla birleştiğinde ortaya isterik bir insan çıkıverir sadece senin farkedemediğin. Çalan telefonu açarken ekrana bakıp gülümsediğin kısacık bir an vardır ve bu hissi sana yaşatabilecek bir başka şey karıncaları çalışırken anlamaktır. Onu görebilmek için işini, aileni, arkadaşlarını erteler, eker, ihmal edersin ve bu sana zerre huzursuzluk vermez O çok sevdiğin çok güvendiğin aklının anlatmaya çalıştıklarına tahammül bile edemezsin. Çünkü aklın tersine kalp her zaman çok çalışmaz. Nadirdir bir kalbi yolundan edebilecek ihtimaller. Ve işte sen o ihtimalin tam ortasındasındır. Saygı duymalısındır. İtaat etmelisindir. Çünkü herkesin sandığının tersine kalp yerden yere vurulmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece onun yanında olmak istemek, günün hayhuyunda geçirdiğin onlarca ayrıntıyı, iyiyi, kötüyü ona anlatmak, akşama kadar onlarca insanın karşısında dimdik dururken onun yanında çökertip omuzlarını küçücük bir kız çocuğu olmak, hiç beklemediğin anda şaşırtılmak ve her geçen gün karşılıklı artmak, paylaştıkça çoğalmak, tanıdıkça bizleşmek ve tüm bunları yaşarken tek olmadığını bilmek dünyada ki birçok kutsal sayılan iç güdüde, ancak ve ancak bir savaşta görülebilecek coşkuda,&amp;nbsp; ekstrem sporlardaki adrenalin tutkusunda ve hayvanlardaki anne yavru arasındaki ilişkide görülebilir yalnızca. O'nun adıdır bu. Herkesin aşk dediğinin sende ete kana bürünmesidir bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sende durum böyleyken karşı tarafta bilin bakalım ne olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhteşem bir sihir gösterisi! Birgün bitiverir. Bitmesin diye kendini iğne iplik gibi diktiğin zamanlar onun ellerinde sökülür. Ve o bunu bile göremez. Gözlerinin içine "sakın beni itme" diye konuşurken de duymamıştı zaten. Seni görmek için, seninle olmak için olmazları olur eden hiç o değilmiş gibi seni görmemeye bahaneler büyütür. Seninle konuşmayı çok seven aynı insan kapatır konuları, susturur, susar. Sana yakın olmak için tek tek yıktığı duvarları yine kendisi koyar aranıza bir günde sen ne olduğunu anlamadan. İçin nasıl da soğur. Şarkılar adam akıllı küfrettirir. Hayır bir anlasan, ah bir anlasan ne değişti? O zaman ikna edebilirsin belki fikrini, ya da bilsen ne zaman değişti belki hani bir çaresi var mıdır bilirsin. Ama o duvarlar tekrar örülürken sen hayaller biriktiriyordun. &lt;i&gt;Nasıl da güzel olacaktınız beraber. Herkesin gördüğü çirkinlikte siz adam akıllı bir nefes alacaktınız. Hep dürüst olduk, doğru olduk da ne oldu huzuru herkesin yanlış dediği yerde bulduk diye düşünecektiniz gece yattığımızda. &lt;/i&gt;İşte o sıra örüldü yeniden duvarlar. Farkında bile değildin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden o adamın gözlerine baktığında kendini görürdün. Böyle parlak bir ışığın tam ortasında, nemli, aşık, şeffaf kendineliğini, çığlaklığını görürdün. Ama bir gün bakarsın ve artık orada sen yerine koyu bir sessizlik vardır. İçi görülmeyen, aldatan bir koyuluk. İşte o an farkedersin önünde uzanan duvarları. Adamın aşk dediği şeyin ne bok olduğunu o an anlarsın. Bu en zor olanıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırak acısın sonra için. Ağlamayacağını bile bile yüzünü buruştır belki bir damlacık döküveririrm diye. Bırak gitsin. Herkesin cehenneminde yanacak kadar odun var. Herkes yüreğinin alabildiği kadar adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bil. Değişmeyen şeyler var hayatta. Ve bu in-sana kâr.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7927400476073546510?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7927400476073546510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/12/uyudum-uyandm-uyudum-uyandm-hala-yoktu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7927400476073546510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7927400476073546510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/12/uyudum-uyandm-uyudum-uyandm-hala-yoktu.html' title='Uyudum, uyandım. Uyudum, uyandım. Hala yoktu. &apos;Peki&apos; dedim. Sustum. Uykum geldi.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-lFPGi3jM668/Tu9-F5p-WdI/AAAAAAAABL4/KzOuxCWgbHY/s72-c/tumblr_lwam4eepwT1r00xzyo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3288864634036462338</id><published>2011-12-07T20:39:00.000+02:00</published><updated>2011-12-07T20:39:57.160+02:00</updated><title type='text'>Sarı Oda</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Zk-W4Uq0r28/Tt-nbPW19fI/AAAAAAAABLs/F_kyYuWmBpI/s1600/tumblr_lvj28xvw9A1r453xgo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="358" src="http://4.bp.blogspot.com/-Zk-W4Uq0r28/Tt-nbPW19fI/AAAAAAAABLs/F_kyYuWmBpI/s400/tumblr_lvj28xvw9A1r453xgo1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları görmezden gelebilirsin ama can acısında öyle olmuyor. Onu görmeyi, onunla yüzleşmeyi ancak ve ancak erteleyebiliyorsun. Ertelediğin için daha mı katlanılır oluyor tüm o çekilmezlikler yoksa soğumuştur da sesini bile çıkaramadan mı sızlatır içini bilmiyorum. Çünkü ertelediği acıyla yüzleştiğinde bütün bunları düşünemeyecek kadar sağduyulu oluyor insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam burup, kırıp çöpe attığım ve o zamandan beri elimi sürmediğim sigara paketine düşüyor aklım. Durup durup gözlerimi dolduran ne yapacağını bilmezliğe düşüyor aklım. Bütün gün nasıl gülebildiğime şaşırıyor, en afilisinden bir Ahmet Kaya açıyorum komşuları unutturacak kadar yüksek sesle. Olmuyor. Kalkıyorum bez ayakkabılarım ve incecik ceketimle dışarı çıkıyorum, yağmurun altına. Nereye gideceğini bilmez tavırlarıma aldırmadan yol kenarında ki büfeye sürüklüyorum kendimi, dilimde o tuhaf, o asi şarkı "Arar bulur muydun beni, sahipsiz bir mezar olsaydım". Bir paket sigara, dört bira alıyorum. İçime dert oluyor sonra beş yap şunu diyorum elemana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları unutmuş gibi davranabilirsin ama can acısında öyle olmuyor. Onu hatırlamayı ancak ve ancak erteleyebiliyorsun. Hatırladığında aptal bir gülümseme olmuyor yüzünün orta yerinde. Ellerin bir bir savuruyor küfürleri. Gözlerin inat gibi bir damla yaş dökmüyor sadece ıslatıyor. Durup durup ıslanan gözlerinin anlatmaya çalıştığını bile dinlemeyecek kadar kendi derdine düşüyor sesin. "Yüzüne şarkılar çarpıyor, yüzüne şiirler" ağlayamıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve etekteki taşlar, sahibini bulamayan sözler, can yakan çaresizlik, en göz yakanından hasretlik birikiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ses diyor ki, O birikeni kendinden sayma. Seni bunca hayalkırıklığıyla avutan adamı kendinden sayma. Çünkü sana bunu yapan, seni böyle kanatan senden olamaz. Sen bunu yapmazdın ne kendine ne de ona. Sayma diyor ses, pışpışlandığın zamanları. Bir elin parmağını doldurmaz zaten doğruları.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kırıldığı yerden doğruluyor insan.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;"Bu da geçer yahu!.."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3288864634036462338?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3288864634036462338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/12/sar-oda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3288864634036462338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3288864634036462338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/12/sar-oda.html' title='Sarı Oda'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Zk-W4Uq0r28/Tt-nbPW19fI/AAAAAAAABLs/F_kyYuWmBpI/s72-c/tumblr_lvj28xvw9A1r453xgo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7068343492021696369</id><published>2011-11-23T09:12:00.000+02:00</published><updated>2011-11-23T09:12:02.624+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BVO76_6ArBE/TsyctB5Kz2I/AAAAAAAABLk/U3lxAxOaNF4/s1600/tumblr_lv2z2gqegc1qev2ueo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-BVO76_6ArBE/TsyctB5Kz2I/AAAAAAAABLk/U3lxAxOaNF4/s1600/tumblr_lv2z2gqegc1qev2ueo1_500.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7068343492021696369?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7068343492021696369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7068343492021696369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7068343492021696369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/blog-post.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-BVO76_6ArBE/TsyctB5Kz2I/AAAAAAAABLk/U3lxAxOaNF4/s72-c/tumblr_lv2z2gqegc1qev2ueo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2926291465860178529</id><published>2011-11-22T15:53:00.000+02:00</published><updated>2011-11-22T15:53:36.379+02:00</updated><title type='text'>Kroki</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XVAgXL2dNcc/TsuaRQzyMHI/AAAAAAAABLc/-gvD5gP2Fyo/s1600/tumblr_ltml96pXZ21qmsx7jo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-XVAgXL2dNcc/TsuaRQzyMHI/AAAAAAAABLc/-gvD5gP2Fyo/s1600/tumblr_ltml96pXZ21qmsx7jo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Şuan bildiğin 'sabır' dileniyorum. Sinirlerimi kontrol altında tutmak için hiç bu kadar çıldırasıya paralamamıştım kendimi. İş hayatında profosyenel olmaya çalışmak çok zor. Birinin boynunu elmanın sapıymışcasına koparıp atmak isterken "benimle iş konuları dışında muhatap olma" demek çok sıkıcı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Dün iş yerinde ki notebook'un üzerine iki defa çay döktüm. Birincisinde süpersonik reflekslerimle bilgisayarı havaya kaldırıp kurtarabilmiş olsam da aynı şansı ikinci defa yakalayamadım ve klavyenin orta yerine sıcacık, yeni demlenmiş bir kupa çayı döküverdim. Elimin tersi çarptı. Çünkü dün yatağın tersinden kalkmıştım. Adeta hedefini vurmak için gerilmiş yayın ok'uydum. İş arkadaşlarım, "nasıl bu kadar şapşal olunabilir" dercesine bakarken ben, ayaklarım kıçıma vururcasına kaçıp gitmek, koşmak koşmak koşmak istiyordum. Nereye? Bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Zaten de koşmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Hep yaptığım gibi yine bir şeyleri yoluna koymaya çalışmak yerine kaçmayı seçtim. Böyle oluyor hep. Önce ondan ya da o şeyden, belki garip bir histen kaçmak istiyor, kaçıyorsun. Ama tuhaf ki kaçmayı bıraktığın an uzaklaşmaya başlamış oluyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; # Benim de böyle pencere önünde beklediğim bir adam var. Ve inanın, gelmemesi ikimiz içinde en hayırlısı olacak. Ama&amp;nbsp; o gelecek. Ve ben sarılacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2926291465860178529?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2926291465860178529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/kroki.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2926291465860178529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2926291465860178529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/kroki.html' title='Kroki'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-XVAgXL2dNcc/TsuaRQzyMHI/AAAAAAAABLc/-gvD5gP2Fyo/s72-c/tumblr_ltml96pXZ21qmsx7jo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5936649187892426066</id><published>2011-11-19T14:28:00.000+02:00</published><updated>2011-11-19T14:28:10.106+02:00</updated><title type='text'>Bi Git Lan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ltnBLMTzwiI/Tsech_IqJII/AAAAAAAABLQ/iqass-MtGys/s1600/tumblr_lpxsbzLGqq1qc6pb2o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-ltnBLMTzwiI/Tsech_IqJII/AAAAAAAABLQ/iqass-MtGys/s1600/tumblr_lpxsbzLGqq1qc6pb2o1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Ben kötü biriyim" diye haykırmak bile rahatlatmayacak beni. Kötü olmam için yüzlerce sebep varken oturup neden böyle olduğum için kendime sataşmayacağım. Zaten şu sıralar garip bir şekilde herkes bana sataşıyor. Bildiğin sataşılıyorum yani. Bu sataşma şeysilerini ilkokul sıralarında bıraktığımızı sanıyordum ama tarih tekerrür etti, çok da tuhaf oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ay üçüncü defa regl oluyor olmamdan kaynaklı olabilir mi bilmiyorum ama içimde vahşi doğa belgeselleri çekiliyor. Bulduğum her şeyi fırlatmak, bağıra çağıra ağlamak, sonra birinin dizine kıvrılmak, sakinleşmek ve kaldığım yerden tekrar tekmeler savurmak istiyorum koltuğun yumuşak yerlerine gelecek şekilde. Kaşlarım bildiğin çatık çatık. Gamzem artık çok göstermiyor kendini. Gözlerim parlamıyor bir garip neşe ile. Aslında o bazen oluyor. Telefon gelince ya da adam gecenin bir yarısı beni arayıp "Sevdim suç mu?" dediğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve aynı adam ertesi gün her şey yolundaymışcasına kayıplara karışınca, işte o zaman, içimde coşkun bir deniz kabarıyor. Taşıyorum o zaman. Bulduğum her bir nesneyi ıslatmak, aşındırmak, yeni bir şekil vermek hatta sürüklemek istiyorum ordan oraya. Farkındayım, fazla psikopatça dürtüler bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kendime bunu yapmayacağım" diyorum her defasında. Sonra kararlılıklarım ve mantığım ve istikrarım ve kendimi bilirliğim saklanıyorlar masa altlarına, sandalye arkalarına. Her şeyin en iyisine sahip olabilecekken, her şeyin en zoru ve karmaşık olanını seçiyorum. Bu nasıl bir içgüdü anlamadım. Fikrimin ağzına kezzap dökmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoruluyorum.. Çok sık yoruluyorum. Bıkıyorum. Çok sık bıkıyorum. Ve yapabildiğim en iyi şeyi yapmak için, çekip gitmek için neyi bekliyorum ben bile bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hiç üşenmeden bira almaya gideceğim. Döndüğümde &lt;i&gt;Murat Çelik&lt;/i&gt; bana eşlik edecek.&lt;br /&gt;Hoho bunalım mode.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5936649187892426066?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5936649187892426066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/bi-git-lan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5936649187892426066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5936649187892426066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/bi-git-lan.html' title='Bi Git Lan'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ltnBLMTzwiI/Tsech_IqJII/AAAAAAAABLQ/iqass-MtGys/s72-c/tumblr_lpxsbzLGqq1qc6pb2o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4018398112919922486</id><published>2011-11-11T22:25:00.000+02:00</published><updated>2011-11-11T22:25:55.348+02:00</updated><title type='text'>Antre</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CIGLdlOskug/Tr15YC1q-1I/AAAAAAAABLE/dEqosQYGSpo/s1600/tumblr_ltn792qPRq1qevlw6o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-CIGLdlOskug/Tr15YC1q-1I/AAAAAAAABLE/dEqosQYGSpo/s1600/tumblr_ltn792qPRq1qevlw6o1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayat bazen çok edepsiz. Ve ben onun gözüne girmeye çalışan silik, sessiz, keşfedilmek için can atan dantel yakası ütüsüz kız çocuğu.. ( yukarıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı gibi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemek istediğim onlarca film birikti. Evde pinekleyerek film izlemek, saat başı ojemin rengini değiştirmek, can sıkıntısından kafayı sıyırıp aptal sitelerden aptal kıyafet parçalarına dünya para harcamak istemiyorum ama en azından evime geldiğimde film izleyebilecek, kitap okuyabilecek kadar dinç, uyanık, huzurlu bir halde olmak istiyorum. Oysa ben mutfağa gidip biten çayımı yenilemek için kıyasıya kendimle tartışıyorum. İki dk. şurda dinleneyim diye uzandığım yataktan sabah kalkabiliyorum onda da mutlaka işe geç kalmış oluyorum. Allahım! Yazıya dökünce daha bir gözüme batmaya çalıştı bu bedbin hallerim.&lt;br /&gt;Uyumadığım zamanlarda apaçi enerjisiyle içki ortamlarının tozunu attırıyor olmasam yaşlanmışım moduna girip zinhimin, fikrimin, eblehliğimin ağzına ağzına vurabilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamın içi imla hatalarıyla dolu. Kalbim 'error' verip duruyor. Bir adam var, kaçmak istedikçe daha da siniyorum. Aklım bu burada bitmeli diyor, ellerim, gözlerim, kollarım hiç istifini bozmadan sarıp sevmeye devam ediyor. Kararlılıklarım güneşi görünce aralanan buğu misali elini ayağını çekiyor her şeyden sadece sev diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir hiç su içmediğimi farkediyorum. Günlerdir deliksiz bir uyku uyumamışım. Günlerdir kahvaltı yapmıyor, her gece sigara içmeyeceğim diyerek yatıyor kalkar kalkmaz sigara paketine uzanıyorum. Günlerdir aynı şarkıyı dinliyorum. Kendime o kadar uzak kaldım ki, belli belirsiz bir leke gibi görünüyorum buradan kendime baktığımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de diyorum ki, şarkılar iyi ki var. İyi ki var aklı başından alan adamlar. Köpekler ve güneş iyi ki var. Gerçekleşmeyeceğini bildiğin hayalleri kurarken gülümseten aşk, şükür ki var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4018398112919922486?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4018398112919922486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/antre.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4018398112919922486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4018398112919922486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/antre.html' title='Antre'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-CIGLdlOskug/Tr15YC1q-1I/AAAAAAAABLE/dEqosQYGSpo/s72-c/tumblr_ltn792qPRq1qevlw6o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8768780926749580207</id><published>2011-11-01T22:21:00.001+02:00</published><updated>2011-11-01T22:24:35.366+02:00</updated><title type='text'>Buradaki boş alana bildiğim bir kaç küfürü yazdığımı varsayın. İçimden geçen oydu çünkü.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BiV8JKNgLv0/TrBMyZouJ4I/AAAAAAAABK0/ajjraC0HZVE/s1600/tumblr_lr275srpIQ1qe6j1xo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-BiV8JKNgLv0/TrBMyZouJ4I/AAAAAAAABK0/ajjraC0HZVE/s1600/tumblr_lr275srpIQ1qe6j1xo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sustuğum onca zamandan sonra bu sayfaya gelip mızmızlanmak istemezdim ama dürüst olmak gerekirse yapmak istediğim şey tam da bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce uzaklardan bir arkadaş ile telefon görüşmesi yaptık. Havadan, sudan, gelişmelerden bahsederken "&lt;i&gt;hayatta hep bir sonraki adımımın ne olacağını görüp bilmişimdir, şimdi şartlar bunu yapmama engel oluyor. Tek canımı sıkan durum bu&lt;/i&gt;" dedi. Kafamın içinde bir şey 'hop' etti. Kendine sorun bulmakta usta olan takıntı hanım hallerim "&lt;i&gt;acaba benim sorunum bu mu?&lt;/i&gt;" diye düşündürdü.&lt;br /&gt;Ben hiçbir zaman bir sonraki adımını bilen, önünü görebilen insanlardan olamadım. Dahası adım atacak mıyım, atacaksam nereye atacağım, önüm bugün burası ama yarın ya soluma bakıp "&lt;i&gt;hmm bundan sonra burası benim önüm olsun&lt;/i&gt;" diyecek miyim?. 1 sene boyunca Kpss'na hazırlanıp, adam akıllı bir puan alıp sonra "&lt;i&gt;ben memur olmak istemiyorum&lt;/i&gt;" diye zırlayan bendim. Arkadaşlarla oturup biralarımızı içerken ve akşam 5'te işte olmam gerekirken "&lt;i&gt;boşver ya ne güzel içiyoruz eğleniyoruz kim gidecek şimdi işe&lt;/i&gt;" diyerek telefonla istifa eden benim. Sırf yaz tatilene gitmeyi çok istiyorum diye ayıptır söylemesi bok gibi para kazandığım işi bırakan ve evet tatile giden yine bendim.&lt;br /&gt;Bunlar aklıma geldiğinde önümü göremiyor olmam çok esaslı geliyor olsada acaba doğru olanın önümü görebiliyor olmaktan mı geçtiğini sorgulamıyor da değilim. Ne önmüş arkadaş ya. Buna takıldı şimdi kafam.&lt;br /&gt;Galiba oturup bundan 5 sene sonramı garantiye alacak bir hayat programı yapacağım kendime. Bildiğin çizelge hazırlayacağım. Yapacağım bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan öte bundan ziyade, kimsenin bilmediği benim ise biliyor olmaktan dolayı garip bir acı çektiğim şeyler oldu hayatımda. Ve şuan anlam veremediğim bir ısrarla aptal saptal düşünceler diyarında bedenimden tamamen soyutlanmışken, ruhumu rahatlatacak, ikna edecek açıkcası kandıracak herhangi bir şeyler aranıyorum. Bulamayacaksam da eğer, şu garip ayıbın bir an önce beni terketmesini istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pilli Bebek dinliyorum. Ve gelmemesini istediğim bir telefonu aynı zamanda resmen dileniyorum. Kendi kendimin gözüne batıyorum. Kendime fazla oluyorum. Ve beni rahatlatabilecek tek insan ortalarda yok. Arada bir görünüp sonra hızla yok oluyor. Tam mısırımı patlatmış hazırken, yayını kopan bir televizyon gibi. En sevdiğim şarkıda çekmeyen, cızıldayıp duran bir radyo frekansı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midemde uçuşan kelebekleri kusuyorum birer birer. &lt;i&gt;O adam nerede?&lt;/i&gt; diye kelebekleri tartaklıyorum. Oysa o adamın olmaması gerektiğini de en iyi ben biliyorum. Yani adam yanımda olsa oturup ona '&lt;i&gt;neden yanımda olmaması gerektiğini&lt;/i&gt;' anlatacak olan, onu bu konuda ikna etmeye çalışacak olan kişi de benim. Ama yok. İçimdeki şekeri alınmış kız çocuğu yine bildiğini okuyor. O önce olsun sonra sen ona oturup neden olmaması gerektiğini uzun uzun açıklar hatta bi güzel hayatından çıkarırsın ama önce olsun diyor. Ve o kadar net ki bu konuda, ağzımı açıp tek bir laf edemiyorum. İnadı tuttu çünkü.&lt;br /&gt;Hadi hayırlısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8768780926749580207?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8768780926749580207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/sustugum-onca-zamandan-sonra-bu-sayfaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8768780926749580207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8768780926749580207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/11/sustugum-onca-zamandan-sonra-bu-sayfaya.html' title='Buradaki boş alana bildiğim bir kaç küfürü yazdığımı varsayın. İçimden geçen oydu çünkü.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-BiV8JKNgLv0/TrBMyZouJ4I/AAAAAAAABK0/ajjraC0HZVE/s72-c/tumblr_lr275srpIQ1qe6j1xo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5122406812133417630</id><published>2011-10-16T13:21:00.000+03:00</published><updated>2011-10-16T13:21:29.738+03:00</updated><title type='text'>Vesaire</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qtnxxwXamRY/TpqvXrWJNwI/AAAAAAAABKQ/SGuGFe5lpGk/s1600/314308_257234030993573_100823849967926_786433_1107136675_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-qtnxxwXamRY/TpqvXrWJNwI/AAAAAAAABKQ/SGuGFe5lpGk/s400/314308_257234030993573_100823849967926_786433_1107136675_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Yıllardır kimsenin çalmadığı bir kapı ardında, eli kulağında beklemek gibi... Şaşırmanın büyülü mutluluğunu özledim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5122406812133417630?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5122406812133417630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/vesaire.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5122406812133417630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5122406812133417630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/vesaire.html' title='Vesaire'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-qtnxxwXamRY/TpqvXrWJNwI/AAAAAAAABKQ/SGuGFe5lpGk/s72-c/314308_257234030993573_100823849967926_786433_1107136675_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7550930357048404005</id><published>2011-10-09T18:34:00.000+03:00</published><updated>2011-10-09T18:34:31.878+03:00</updated><title type='text'>Kalbimdeki tavşanın çektiği niyet o'ydu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cGqcmL7Ciwc/TpG4SFb58_I/AAAAAAAABKM/oxy6c7zV9gU/s1600/tumblr_lr3rphK0p21r0nbdqo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-cGqcmL7Ciwc/TpG4SFb58_I/AAAAAAAABKM/oxy6c7zV9gU/s1600/tumblr_lr3rphK0p21r0nbdqo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hata olduğunu bildiğim şeyler ben yaptığımda '&lt;i&gt;hata&lt;/i&gt;' olmaktan çıkıyor '&lt;i&gt;carpe diem&lt;/i&gt;' safsatasına dönüşüyor. Ve yanlış olduğunu bile bile yaptığım her şey beni hızla araf'a gömüyor. Çakılmak gibi.. Düşünüyorum, düşünürken sorguluyorum '&lt;i&gt;hep böyle olmayacak ya&lt;/i&gt;' diyorum '&lt;i&gt;böyle ne kadar devam eder ki&lt;/i&gt;' diyorum ama hep böyle devam edebileceği gerçeği orada, arafta kalmaya kendimi alıştırmam gerektiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrularım, asla'larım, yakışmazlarım birer birer eriyor elimde şekerden yapılma gibi. Ve ben bunu bir problem olarak görmekten ziyade olağan buluyorum. Öyle ya, insanlar değişir, büyürsün ve duvarlar saçma gelir, pencereler bile fazla gelir. Bir zamanlar inandığın sadakatin, temizliğin, kendini bilirliğin yerini sular alıverir kendini kaptırmaktan hiç çekinmediğin. İnsanları daha iyi anlarsın. '&lt;i&gt;Bunu nasıl yaparsın çok adice&lt;/i&gt;' derdin eskiden, şimdi '&lt;i&gt;boşver yaşamak istedin yaşadın sakın pişman olma her şey insanoğlu için&lt;/i&gt;' dersin. Hafifleticidir. Ama kurulan bu cümleyi yüzlerce yanlışda, ahlaksızlıkta kuracağını biliyor olduğun gerçeği ağırdır. Sınırlarını özlersin. Ama o sınırları bir daha asla istemezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok kötü bildiğimiz, aklımıza geldiğinde elimizle savuşturduğumuz düşünceler var ya, hani &lt;i&gt;düşüncesi bile kötü &lt;/i&gt;deriz, değildir işte. Senin düşüncende kötülük olmadığı sürece hiçbiri kötü değildir aslında. Zira kalp denen bir organımız var, aşk ile tutuştuğunda bir bebeğin masumiyetiyle yarışabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hepimizin saçları arasında ki o saklı etikette aynısı yazar; "İtinayla tüketiniz"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7550930357048404005?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7550930357048404005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/kalbimdeki-tavsann-cektigi-niyet-oydu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7550930357048404005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7550930357048404005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/kalbimdeki-tavsann-cektigi-niyet-oydu.html' title='Kalbimdeki tavşanın çektiği niyet o&apos;ydu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-cGqcmL7Ciwc/TpG4SFb58_I/AAAAAAAABKM/oxy6c7zV9gU/s72-c/tumblr_lr3rphK0p21r0nbdqo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3138621321934304405</id><published>2011-10-03T20:10:00.000+03:00</published><updated>2011-10-03T20:10:39.560+03:00</updated><title type='text'>Efendi Efendi!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-BxfT06YBZqE/Tonq4ApBc2I/AAAAAAAABKI/aAkxsBTFtTY/s1600/tumblr_lshsc3CR1w1qf2rmko1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-BxfT06YBZqE/Tonq4ApBc2I/AAAAAAAABKI/aAkxsBTFtTY/s1600/tumblr_lshsc3CR1w1qf2rmko1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yeni işime bugün itibariyle başlamış oldum. Tanrım çalışmayı ne kadar da sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 saatlik mesainin ardından evimdeyim. Karnım aç. Ruh halim saatlerce internette hiçbir şey yapmadan dolanabilecek kadar mıymıntı. İncelemem gereken onlarca dosya var. Yani aslında mesaim 11 saat iş yerinde, 3 saat de evde olmak üzere 14 saat. Matematik benim işim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bir insanın ilk iş günü ne kadar berbat olabilirse benim onyüzbin daha berbattı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3138621321934304405?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3138621321934304405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/efendi-efendi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3138621321934304405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3138621321934304405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/efendi-efendi.html' title='Efendi Efendi!'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-BxfT06YBZqE/Tonq4ApBc2I/AAAAAAAABKI/aAkxsBTFtTY/s72-c/tumblr_lshsc3CR1w1qf2rmko1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7895563755289251116</id><published>2011-10-01T15:38:00.000+03:00</published><updated>2011-10-01T15:38:54.988+03:00</updated><title type='text'>Buğu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VdDO4E51ElE/TocB0BPv_tI/AAAAAAAABKE/Ct57Wda2llQ/s1600/250282_117283185034452_100002583127039_117993_426661_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-VdDO4E51ElE/TocB0BPv_tI/AAAAAAAABKE/Ct57Wda2llQ/s400/250282_117283185034452_100002583127039_117993_426661_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dün gece Jolly Joker'de Halil Sezai konseri vardı. Birkaç güzel insan, biz de oradaydık. Yetmedi, yetiremedim hala media player'dan dinlemekteyim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Müziği, sözü sadece dinlerken mesela en son bir şarkıda ağlayalı yıllar olmuşken ve hatta müziği yüksek sesle dinlemeye bile gelemezken, şarkılardan dilek tutmaları, medet ummaları unutmuşken bir adam çıktı ve bana yeniden ergen psikolojisiyle ağlaya zırlaya, bağıra çağıra şarkılar söyletti. Bütün terkedilişlerimin, gidişlerimin, özleyişlerimin sese, söze dizilişi oldu ve dizildiği gibi kaldı boğazımda yutkunamadığım, ne idüğü belirsiz bir hüzün.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Demem o ki, ben bu adamı seve saya daha uzuun bir müddet dinlerim. Yanıbaşıma rakımı da koyup bir o kadar güzel demlenirim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/P2z5Yckj4mI" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7895563755289251116?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7895563755289251116/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/bugu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7895563755289251116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7895563755289251116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/bugu.html' title='Buğu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-VdDO4E51ElE/TocB0BPv_tI/AAAAAAAABKE/Ct57Wda2llQ/s72-c/250282_117283185034452_100002583127039_117993_426661_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1268479109368271027</id><published>2011-10-01T03:15:00.000+03:00</published><updated>2011-10-01T03:15:53.875+03:00</updated><title type='text'>Adam</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7qOUuKMGVhU/ToZaPNgBVsI/AAAAAAAABJ0/qBWlHe_Cxd0/s1600/tumblr_lpz76pUpM61qgzcbho1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-7qOUuKMGVhU/ToZaPNgBVsI/AAAAAAAABJ0/qBWlHe_Cxd0/s1600/tumblr_lpz76pUpM61qgzcbho1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Sen mantığının ve kendini bilmenin hürriyetindeyken ben senden sonra diyerek başlayabileceğim onlarca cümlenin 'seni istiyorum'la bitiyor olmasına şahitlik ediyorum. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1268479109368271027?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1268479109368271027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/adam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1268479109368271027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1268479109368271027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/10/adam.html' title='Adam'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7qOUuKMGVhU/ToZaPNgBVsI/AAAAAAAABJ0/qBWlHe_Cxd0/s72-c/tumblr_lpz76pUpM61qgzcbho1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4169819111176223568</id><published>2011-09-30T01:34:00.000+03:00</published><updated>2011-09-30T01:34:26.272+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-73aE6EGl9Mo/ToTyWOW_wqI/AAAAAAAABJw/TiRKxf2kwh8/s1600/tumblr_lkj4ah00Sm1qddw8fo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-73aE6EGl9Mo/ToTyWOW_wqI/AAAAAAAABJw/TiRKxf2kwh8/s1600/tumblr_lkj4ah00Sm1qddw8fo1_500.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;hı hı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4169819111176223568?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4169819111176223568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/h.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4169819111176223568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4169819111176223568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/h.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-73aE6EGl9Mo/ToTyWOW_wqI/AAAAAAAABJw/TiRKxf2kwh8/s72-c/tumblr_lkj4ah00Sm1qddw8fo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4538312845997369762</id><published>2011-09-29T05:36:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:30:15.498+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Sanki</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6cBeq5f1CvU/ToPRfT5DEWI/AAAAAAAABJc/tFud3XyZt3A/s1600/tumblr_lp93i7IxWG1r0iavco1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-6cBeq5f1CvU/ToPRfT5DEWI/AAAAAAAABJc/tFud3XyZt3A/s1600/tumblr_lp93i7IxWG1r0iavco1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bi sigara daha içip yatayım artık dediğim yaklaşık 20 dk içinde başıma olmadık oyunlar geldi. Bi nevi akıl oyunları. Aklımın kuyuya attığı deliye su ikram etme çabası gibi bir şey olabilir bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce ani bir şaşkınlıkla kışın geldiğini farkettim. Sırtımda eski kalın bir hırka, ayaklarımda iki devasa pamuk bulutu gibi duran ev patiklerim ve fareyi tutan elim resmen buz kesmişken bunu anlamam zor olmadı. Bildiğin kar havası eli olmuş elim. Eğer kış'a girmediysek, havalar bir iki haftaya kadar eskisi gibi ısınacaksa birilerinin bunu ellerime anlatması lazım. Çünkü ben ne ellerimi ne de ayaklarımı yalancılıkla suçlayamam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim fareyi tutan elimi arada bir ısıtabileyim hemde nette son bir iki sayfaya takılırken içeyim diye papatya çayı yapmaya gittim mutfağa. Dönüş yolunda(&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;antrede yani&lt;/span&gt;) kocaman yok yok devasa bir sivrisinek gördüm. Belki ona halk arasında helikopter sineği de deniliyor olabilir bilemeyeceğim. Hafiften tırsarak geçtim yanından hızla. O an tek düşüncem odama girmesin diye hemen kapımı kapatmaktı. Ama yanından geçerken korkutucu olmasından ziyade çirkin olduğu gerçeğini farkettim. Beni ürküten hem büyük hem de çirkin olması olmalı diye düşündüm. O kadar çirkin bir sinekti ki bu kadar olur. İşte böyle ne kadar çirkin olduğunu düşünürken kapının önündeki terliği elime almışım farketmeden. Ve her şey ben daha anlamadan gerçekleşti. &lt;i&gt;Çok çirkinsin zaten hacı yaşasan nolcak &lt;/i&gt;diyerekten yapıştırdım sineğe tokadı. Terliği yani. Oracıkta öldü. Ve şuan pişmanım. Çünkü düşününce kış geldi bi daha nerde göreceğim sineği. Dursaydı yani ne olacaktı ki. Neden böyle düşünmeden, ani dürtülerle hareket ediyorum ki. İşte bu benim zaafım ve sinek sadece çirkin olduğu için benim zaafıma yenik düştü. Ama şöyle de bir durum var. Aylardır akrabalarıyla bir nevi komşuluk içersindeyiz. Hiç kimse söylememiş olamaz &lt;i&gt;bu evde sinekten, kelebekten, böcekten ve hatta karıncadan korkan bir manyak var buraya girme&lt;/i&gt; diye. Bence bu benim fevriliğimden ziyade biraz da o sineğin başına buyrukluğundan dolayıydı. Ve söz dinlemeyen, sivrilen tipler malesef ki böyle bahtsızlıklara maruz kalabiliyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sadece bir papatya çayı içmek istemem bütün bunlar yetmezmiş gibi beni şuan çok beklenmedik, az beklendik ama belki gelmez dediğim o an'a getirdi. Güzel güzel yeni çıkan kitapları incelerken &lt;i&gt;dur bi&amp;nbsp; bakayım Mango'nun yeni sezon ürünlerinde neler var &lt;/i&gt;diyerekten siteye girdim. &lt;i&gt;Hıı bu güzelmiş hıı bu da güzelmiş ayy bunu şununla giyersem çok güzel olur &lt;/i&gt;diye diye sepete iki-beş parça bir şeyler attım. Sıra ödeme yapmaya gelince yapamadım. &lt;i&gt;Yuh be ben bu kadar limitli kartı ne yapıcam hayvan sandı bunlar beni&lt;/i&gt; dediğim, varım yoğum tek kredi kartımın limitinin tükenmiş olduğunu öğrendim. Ve şöyle bir geçmişe gittiğimde (&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;ki çok fazla gitmeye gerek yok&lt;/span&gt;) ne göreyim! Bütün limitimi markafoni, trendyol ve limango bermuda şeytan üçgeni arasında kaybetmişim. Ve yine şöyle bir arkama baktığımda gördüğüm manzara korkutucuydu. Zira o aptal sitelerden aldığım hiçbir şeyi giymiyordum. Neden peki? Birincisi, o resimlerde göründüğü kadar kaliteli çıkmıyordu hiçbiri. Fıstık gibi elbise aldım sanıyorsun 15 gün bekliyorsun eline bir naylon parçası geliyor. İkincisi, kendi beden ölçülerimi bilmeyen bir aptal olduğum için mi(&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;ki bu ihtimale %1lik bir pay bile biçmiyorum&lt;/span&gt;) yoksa orada satılan markaların nasıl bir kalıp anlayışı varsa hepsi ayrı kafadan takıldığı için ve bir türlü bedenime oturan, üzerimde emanetmiş gibi durmayan bir zımbırtı almayı beceremediğim için. Üçüncüsü, 39 numara aldığım ayakkabıların dar gelmesi, 40 aldıklarımın ise ayağıma büyük olması. Dördüncüsü (&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;bıkmadım sayıcam&lt;/span&gt;) oturduğum yerden kahvemi içerek alışveriş yapmanın büyük bir nimet olduğuna inanmak istediğim için çünkü mağaza mağaza gezip oram buram görünüyormu telaşıyla kabinlerin içinde elbise deneyerek alışveriş yapmaktan nefret ettiğim için. Beşincisi, para harcama konusunda gerçek bir aptal olduğum için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuan çok öfkeliyim kendime. Öyle ki, sinek bana beddua etseydi bu kadar canım yanmazdı. Kendime söz veriyorum bir daha tuzağa düşmeyecek, o jelibon elbiselerden, fıstık ezmesi ayakkabılardan, sosisli sandviç pantolanlardan ve daha nice akıl çelici şeylerden arınacağım. Ve komik olan aslında tutumlu olmam. Yani gezerek alışveriş yaptığımda mantıklı ve dozunda kalabiliyorken bu sitelere girip nasıl bu denli delice aklımı kaybedebiliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah oldu herkes işine gücüne gidecek ben var olan gram uykumu da kaybettim. Ama şöyle de bir durum var, büyük değişimler büyük tecrübelerden oluşur derler. Bunu da öyle düşünmek lazım. İyi bir ders oldu bu bana inşallah. Şimdi gidip uykum gelene, aptallığım artık bir şey ifade etmeyecek derece hissedilene kadar kitap okuyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Edit: &lt;/b&gt;O sitelerden alışveriş yapıp gerçekten mutlu kalabilen biri varsa bana yazsın lütfen. Aptallık sandığım şeyin büyük bir şansızlık olması benim için çok önemli. Anlatabiliyor muyum? O naylon parçalar ve topuğu yürüdükçe lastikmişcesine eğriliyor hissi veren, dar yahut büyük ayakkabılar sadece bana denk gelmiş olsun ki &lt;i&gt;şanssızsın işte kızım&lt;/i&gt; diyerek sıyırabileyim vicdanımı bu işin içinden. Pls.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuyabilme ihtimalim üzerinde düşünürken uzun zamandır uyumadan önce tek bir insanı düşündüğümü, düşlediğimi farkettim de gülümsedim kendi kendime. Ne zamandır uyumak için yatağıma sokuluvermem aslında o adamın yanına sokuluvermek olmuş, bunu ne zamandır yapıyordum bilmiyorum. Ama sandığım kadar (&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;ya da sandığı kadar&lt;/span&gt;) uzak olmamak iyi geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4538312845997369762?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4538312845997369762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/sanki.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4538312845997369762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4538312845997369762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/sanki.html' title='Sanki'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6cBeq5f1CvU/ToPRfT5DEWI/AAAAAAAABJc/tFud3XyZt3A/s72-c/tumblr_lp93i7IxWG1r0iavco1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1984297131430258750</id><published>2011-09-28T23:47:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:29:45.365+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Bu yazıyı yazarken telefonum beni şarj et diye böğürdü, iki tane sms geldi, annem bi baksana buraya diye seslendi ve ben bir ahraz başarısıyla hepsini duymazdan gelerek kendimce bir yetenek sergiledim. Şimdi anneme bakmaya! gidiyorum. Tahmin ettiğiniz üzere başlığı hep en sona bırakıyorum ve çoktaan yazının ruh halinden çıktığım için yeterli uyumlulukta bir başlık bulamıyorum. Konsantre eksikliği var bende. Ondan.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_q5hFdmHPcs/ToN5VD2jwGI/AAAAAAAABJY/tcNDS2pWQPU/s1600/tumblr_lm0naqx1rM1qjnbwdo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-_q5hFdmHPcs/ToN5VD2jwGI/AAAAAAAABJY/tcNDS2pWQPU/s1600/tumblr_lm0naqx1rM1qjnbwdo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Böyle fotoğraf kareleri gördüğümde arka fonda bet sesli bir adam daha da bet bir müzik eşliğinde benimle dalga geçercesine "&lt;i&gt;huzur seni çağırıyor&lt;/i&gt;" replikleri atıyor. Sonra kendi kendime yok diyorum ya o başka bi şeyin reklamıydı. Zira ateşin beni çağırması daha olası. Daha inandırıcı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ateş çağırıyor deyip aklıma getirmişken benim için büyük insanlık için küçük bir yeniliği sizinle paylaşmak istedim. Burger King benim ayıla bayıla yediğim bufalo sosunu mini boydan midi boya taşımış güzel de yapmış. Bir de barbekü sosunda aynını yapsalar yatıp kalkıp onlara dua edecek birisi olacak bilmiyorlar. Bilseler vakit kaybetmeden yaparlar gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Herneyse.. Bugün çok eskilerden bir tanıdık, çok sevildik bir patronla beraberdim. Aslında eskilerden derken kendisi benim ilk patronum oluyor. Gerçi daha çok abla-kardeş havasında takılır iken biz ben olmazsa olmaz yan çizmelerimden birini yapıp işi bırakıvermiştim hesapsız sorgusuz. Yıllar sonra kaderde orta şekerli türk kahvesi eşliğinde yeniden beraber çalışma konusunda anlaşma yapmak varmış. İş güç derken sıra iki kadının dilinde güzelleşip, kıvamını alan olmazsa olmaz ilişkilere geldi. 32 yaşında, kariyerinin ve başarının doruk noktasında ama aile ve çocuk özlemi çeken bir kadınla 24 yaşında kariyerin ne menem bir tat olduğunu yeni yeni almaya başlamış, başarılı olmayı kalabalık olmaya yeğleyen, evlenip anne olmanın ona çok uzak olduğu bir kadın aşk'ı neresinden tutarsa tutsun yamuk duracaktı zira öyle de oldu. O, başarılı olmanın çok önemli olduğunu ama bir yaştan sonra insanın yanında bir yoldaş, kucağında bir bebek istediğini ısrarla savunurken ben tutkunun olmadığı hiçbir şeyin beni tamin edemeyeceği, edemediği inancıyla, evliliklerin tutkuyu öldürdüğü düşüncesi inadımdan taviz vermiyordum. Sonuçta ortak bir noktada buluşamazdık çünkü onun geçtiği yollardan ben daha yeni geçiyordum. Onun benim yaşımda düşündüklerini, savunduklarını ben yeni farkediyordum. Onun son sözü,&lt;i&gt; başarılı olacağım diyerek karşına çıkan fırsatları görmezden gelme&lt;/i&gt; idi. Benim son sözüm, &lt;i&gt;kendine acıma. Ben karşımda çok güçlü, çok başarılı mükemmel bir kadın görüyorum. Bence bu eş ya da anne olmaktan daha önemli&lt;/i&gt; idi. İkimizde yanılıyor olabiliriz ama zamanlamamız kesinlikle yanılmalara müsaitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Az önce boynumu büküp kabullendim ki, 30lu yaşlarıma geldiğimde benim de kararlarımda, isteklerimde değişmeler olacaktır. Sonra nerede okuduğumu hatırlamadığım bir söz geldi aklıma, "&lt;i&gt;kariyer yapmak çok güzel bir şeydir ama soğuk gecelerde kariyerine sarılıp yatamazsın&lt;/i&gt;" diyordu(ya da buna benzer bir şey). Yok yok bu kadar duygusala bağlamayacağım. Sarılıp yatmak istediğim biri karşıma çıktığında hakkını vereceğimi biliyorum. Ben fena bir aşk kadınıyım. Ölçüm, sınırım, haddim ve mantığım yok. Hatta bunların olduğu bir aşka inancım da yok. Sonuç olarak beraber yaşlanmak güzeldir ama yalnız yaşlanacağım düşüncesi için henüz çok erken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gerçi babam tarafında işler gittikçe tuhaflaşıyor. Bundan 1-2 sene önce benim evlenme ihtimalimi ima dahi edeni yanından kovup, beni birileri kızıma göz koyar diye akraba düğünlerine bile götürmeyen adam 2 haftadır konuşmuyor benimle. Sebebi ise ikinci defa aynı hatayı yapıp benimle evlenmek isteyen aile dostunun oğluna evet diyerek Almanya'ya gitmeyişim. Hafız, Almanya zaten evlenip evlenip oraya giden Türklerden ötürü çok ezik bir ülke bu bir. İkincisi ben, tanımadığım bir insanla bir hafta içinde evlenme kararı alıcam! Bu Almanya'ya gelin gitmekten daha ezik bir durum. Bugün babamın kucağında ki yeğenimi sevmek için kucaklama hamlesi yaptığımda babam hışımla bebeği bağrına basıp "&lt;i&gt;sevmeyi çok istiyorsan evlen de kendi çocuğunu sev. Şu garip adam da ölmeden tek kızının (&lt;/i&gt;bu detayı vermeliyim ki, ben babamın tek kızı değilim. benim bir de ablam var&lt;i&gt;) torununu, damadını görsün, sevsin&lt;/i&gt;" diyerek çıktı salondan. Ben hariç herkes gülüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ve asıl ilginç olan şu. Ben fazlaca anaç bir insanım. Şöyle bir anaçlık ki, iki yeğenimde ilk önce benim yüzüme bakıp anne demiştir. Yani fazlaca var bende çocuk büyütme, yetiştirme iç güdüsü. Bunun yanı sıra, küçükken kuzenlerim gibi havlu kenarı işleyip dantel örmedim bunun yerine kaçıp kuytu köşelerde kitap okudum ama yinede nihayetinde bir genç kızdım ve benimde beyaz atlı prensime dair milyonlarca hayalim vardı. Ben, 21 yaşına kadar mükemmel bir aşk evliliği yapıp, mükemmel çocuklar yetiştireceğime inandım. Çok saf, çok pembemtrik bir şekilde hep saygı duyup çok seveceğim bir insanla senelerce huzurlu ve mutlu bir aile olmayı istedim. Ama kesin olarak 1 sene önce bende anlam veremediğim bir değişim oldu. Evlilikten, evlenme ihtimalimden, anne olmaktan ürker hale geldim. Nasıl oldu, neden oldu bilmiyorum ama kendimi çocukluğundan beri kurduğum hayallere hiç bu kadar uzak hissettiğim olmamıştı. Şimdi onun yerine ülkeler gezmek, parasız çocukları okutmak, olabildiğimce aşık olmak, çiçekler yetiştirip onlara isimler vermek, fotoğraflar çekip öyküler yazmak, büyük bir çiftlikte sokağa atılmış her kediyi, köpeği, kurdu, kuşu beslemek, bakmak var kafamda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Yani demem o ki, bir yerlerde bir senkron hatası olmuş ama hayli de güzel olmuş. 5 yaşındaki kız yeğenime büyüyünce ne yapacaksın diye sorsalar üç şey sayar; &lt;i&gt;Halamla sarhoş olup denizde yüzücez. Evimizde yunus balığı beslicez. Balonla havalarda gezicez...&lt;/i&gt; Bunları ona anlatırken onunla böyle an'lar paylaşacağıma inanıyordum ki hala inanıyorum ama en güzeli onunda benim kadar inanabilmiş olması. Ve bu duygunun şerbetimsi tadını en içimde hissedebilmek için illa ki anne olmaya gerek olmadığını biliyorum. Herkesin düşündüğünün aksine geç kalmış değilim. Hata yapıyor hiç değilim. Şimdi dağılabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1984297131430258750?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1984297131430258750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/bu-yazy-yazarken-telefonum-beni-sarj-et.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1984297131430258750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1984297131430258750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/bu-yazy-yazarken-telefonum-beni-sarj-et.html' title='Bu yazıyı yazarken telefonum beni şarj et diye böğürdü, iki tane sms geldi, annem bi baksana buraya diye seslendi ve ben bir ahraz başarısıyla hepsini duymazdan gelerek kendimce bir yetenek sergiledim. Şimdi anneme bakmaya! gidiyorum. Tahmin ettiğiniz üzere başlığı hep en sona bırakıyorum ve çoktaan yazının ruh halinden çıktığım için yeterli uyumlulukta bir başlık bulamıyorum. Konsantre eksikliği var bende. Ondan.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_q5hFdmHPcs/ToN5VD2jwGI/AAAAAAAABJY/tcNDS2pWQPU/s72-c/tumblr_lm0naqx1rM1qjnbwdo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-123961165033224863</id><published>2011-09-28T00:26:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:29:15.941+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap Tozu'/><title type='text'>Murathan Mungan - Şairin Romanı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sU_heaV3mZ8/ToI3He6DM2I/AAAAAAAABJU/Sp7g2Vigcos/s1600/edebiyat-roman-yerli-sairin-romani-k-kapak20110617133256.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-sU_heaV3mZ8/ToI3He6DM2I/AAAAAAAABJU/Sp7g2Vigcos/s1600/edebiyat-roman-yerli-sairin-romani-k-kapak20110617133256.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zor bir kitap. Sabır isteyen, adeta okurunun sadakatini ölçmek isteyen bir hikaye.. Yolculuklarda ya da dar vakite sığdırılmış zamanlarda okunacak türden değil, bizzat okumak için zaman ve ortam yaratman gereken yoksa seni içine alamayacak, seni güzel bir hikayede ne olduğunu bilmediğin bir anlamsızlıkla dışarıda bırakacak bir kitap. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski zaman betimlemeliriyle dolu olsada sanki insana unuttuğu, gerçekliğini gözardı ettiği bir geleceği hatırlatıyor. Daha açık ifade etmek gerekirse, sadece büyüklere anlatılması gereken efsunlu bir yeni zaman masalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayli zamanımı aldı okumak. Alıp eline saatlerce, zamanın nasıl geçtiğini anlamadan sayfaları arasında sürükleneceğim bir hikaye değildi okuduğum ama en yabancısını bile içine alabilen bir çekiciliği, farklılığı vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okurken, kah Çağan Irmak'ın 'Ulak' filminde ki senaryo arkası görüntüleri izledim, kah erkenden merhaba dediğim sıcak şarabım eşliğinde Moğolları dinledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası Anakara'yı, Tagan'ı, Bendag ve Moottah'ı, rüya yorumlayıcıları, Ümma'yı, uyku cinlerini ve o birbirinden usta, filazof şairleri çok sevdim. Aklım Anakara'da, kalbim Odragend'de kaldı. İmkansız olduğunu bilmesem, herkes uyurken ayakkabılarımı giyip sessizce süzülüverecektim kapıdan Odragen'e gitmek için. Velhasıl güzeldi. Hatta bu sene okuduğum en iyi romandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğum kitaplarda hoşuma giden cümlelerin altını çizmek, bir iz bırakmak ya da bir iz almak adetimdir. Bu kitapta altını çizdiğim yerler o kadar fazlaydı ki hepsini yazacak olsam kitabı alıp okumanıza gerek kalmayacaktır. Yinede bir kaç güzel cümleyi not düşeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;Hayatın sıradan rastlantıları bazen kaderin yerine karar verir&lt;/i&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;Ne tuhaf! İnsanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey şimdiki zamandı&lt;/i&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;Eskinin çömlek ustaları, kusursuz bir iş çıkardıkları halde, belleğin ve yaratıcılığın çömlekte tutsak kalmasını engellemek için en sonunda kesik bir çizgi bırakırlarmış çömleğin üstünde. Bazen devamlılığımızı sağlayan şey kusurdur. Yahut kusuru göze almak.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" &lt;i&gt;Yazgısının büyüklüğünün farkına varamayacak kadar kendini küçük hayatlara hapsetmiş insanlardan olmak istemediğini söylüyordu. İnsan gerçek yazgısını ancak başıboşlukta, kendiliğindenlikte yaşar&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;İnsan, yalnızca giderken değil, dönerken de kaçabilirdi.&lt;/i&gt;"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-123961165033224863?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/123961165033224863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/murathan-mungan-sairin-roman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/123961165033224863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/123961165033224863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/murathan-mungan-sairin-roman.html' title='Murathan Mungan - Şairin Romanı'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sU_heaV3mZ8/ToI3He6DM2I/AAAAAAAABJU/Sp7g2Vigcos/s72-c/edebiyat-roman-yerli-sairin-romani-k-kapak20110617133256.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4026399181163886782</id><published>2011-09-27T01:02:00.003+03:00</published><updated>2011-09-30T01:28:49.256+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-6Vxzoyt7M_c/ToD2ZxQpziI/AAAAAAAABJQ/n3Wz1z4X1vk/s1600/tumblr_lqt96cVU8b1qm7dpzo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-6Vxzoyt7M_c/ToD2ZxQpziI/AAAAAAAABJQ/n3Wz1z4X1vk/s1600/tumblr_lqt96cVU8b1qm7dpzo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4026399181163886782?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4026399181163886782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4026399181163886782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4026399181163886782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/blog-post.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-6Vxzoyt7M_c/ToD2ZxQpziI/AAAAAAAABJQ/n3Wz1z4X1vk/s72-c/tumblr_lqt96cVU8b1qm7dpzo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5623327570275730237</id><published>2011-09-24T14:24:00.002+03:00</published><updated>2011-09-30T01:28:33.037+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Sihirli Kutu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QbtO5x9Siy0/Tn2qhKae1dI/AAAAAAAABJM/wmYwfqKTg24/s1600/tumblr_lq5of7idLp1qzrgkpo1_500.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-QbtO5x9Siy0/Tn2qhKae1dI/AAAAAAAABJM/wmYwfqKTg24/s1600/tumblr_lq5of7idLp1qzrgkpo1_500.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; İnsan bazen kapatır kendini dışarıya, ayaklarını kollarını toplayıp çekiliverir içine. Belki biraz soluklanmaktır niyeti belki biraz yalnız kalabilmek. Ama zamanı gelip de tekrar çıktığında içerinden anlarsın ki sebep yalnız kalma isteği değildir sadece. Hesaplar defterlerden taşınca, akıl yolunu şaşınca durulmalı, sessizce toparlanıp çekilmeli. Taşlar eteklere döküldüğünde anlıyorsun var'dan yok olmayı. Ve hazır hissettiğin an yok'dan var olmanın hazzıyla yanına alabildiklerini temiz bir deftere çekip yakıyorsun tüm eskileri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ben yaklaşık 1 ay önce çekildim. İşim yoktu, hayatımda hiçbir şey istediğim gibi gitmiyordu, geleceğe ait sağlam sandığım düşünceler, istekler gözümde basitleşiyor ve hayallerim hep biraz daha ufalıyordu. Alabildiğimce mutsuz ve kararsızdım. Dışarıya adım atmaya korkuyordum ve tam zamanında yapmam gereken şeyi yapıp içeriye attım adımımı. İçerime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu süre boyunca bol bol sustum. How i met your mother'ın 6 sezonunu bitirdim. Tatil yaptım. Müzik listemi yeniledim. Fotoğraf albümlerimi temizledim. 2 balık, 2 kaplumbağa aldım ve onları çok sevdim. Hergün mutlaka en az 1 dondurma yedim. 12 kitap bitirdim. Çokça alışveriş yaptım. Arkadaşlarımla görüşmemek için çaba harcadım ve başardım. Uykularımdan feragat edip ailemle kahvaltılar yaptım. Trafik kazası geçirdim ve garip ki yine ölmedim. Üçüncü defa hala oldum. Yazı yazmadım. Televizyonu hiç açmadım. Mecbur kalmadıkça evden dışarıya çıkmadım ve acele etmedim hiçbir şey için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ve dün artık zamanının geldiğine inanarak uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşla buz gibi biraları tokuştururken çıktım kıvrıldığım yerden. Kayıplar mı fazla yoksa fazlalıklar mı yorucu umursamıyorum. Ama neler değişti bilmek istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendime kıvrılmadan önce işimden ayrıldığımı söylemiştim. Bu beraberinde amaçsızlığı getirmişti. Geleceğe dair kararlı olduğum hiçbir şey yoktu. Zamanın bana hep güzel şeyler getireceğine inanarak akışında yaşıyordum. Ama içimden çıktığımda ne yapacağımı, ne istediğimi biliyordum. Ve istiyor olmanın yanında artık bu benim amacımdı. Gözünü bir noktaya çevirip oraya ulaşmak istemenin korkutucu bir yanı yokmuş. Hayatımda ilk defa çok istediğim bir şeyin olmasını beklemek yerine onu kendime amaç edindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İçime kıvrılmadan önce aşk, ikili ilişkiler, flört oyunları ve tüm bu ihtimallerden kaçıp duruyordum. Sevgilim olma düşüncesi bana çöldeki ütü hissiyatı veriyordu. Çünkü hayatımı kendimle, ailemle, arkadaşlarımla seve seve paylaşırken aşık olunan bir erkekle paylaşma fikrinde bencildim. Tahammülsüzdüm. İçerimde kendimi dinlediğimde aşkla ilgili tek ısıt ye pişmanlığım tüm bunları olduğu gibi görmemle başladı. Çok sevdiğim bir insanı gereksiz ve saçma ayrıntılar yüzünden kaybetmiştim. Bunun sebebi, o insan karşıma çıktığında aşka hazır değildim, geçmişimden kalan kırık yamalarımı hala onaramamıştım ama buna rağmen onun yanında onunla olmak istedim. Doğru insan yanlış zaman klişesinin içinde buldum kendimi. Ve sorunun ne olduğunu farketmiş olmam şunu anlamamı sağladı, zaman karşıma tüm vesveselerimi çürütecek o doğru adamı yine çıkardığında bu defa ne yapmamam gerektiğini biliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ve yine içime kıvrılmadan önce kardeşten öte bildiğim bir dostum vardı. Şuan hatırlamak dahi istemediğim ama içimdeyken her birinin farkına vardığım onlarca bencillik, kırgınlık, yalan, çıkar onun son zamanlarda hayatımdaki yerini sorgulattı. Gördüğüm şeyler arasında beni en çok yaralayan manevi çıkarlardı. Ve bunu farketmem en derinimdeki onca güzel seneyi, paylaşımı, hatırayı en güzel halleriyle içeride bırakmamı gerektirdi. Hayatımda yeri hiçbir zaman doldurulamayacak bu boşluğa minnet duyuyorum. Zira bana dostluk denen bir şeyin olabileceğini şu yaşımda gösteren bir insanın hatırasıdır o boşluk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; En kayda değeri, hayatıma baktığımda hep bir 'gitmek' tutkusu vardı bende. Her yol, her valiz, her şehir ille de yanına çağırırdı beni. Bir şeyler yolunda gitmediğinde hep suçu bu şehre, gidemememe yüklerdim. Sanki gittiğim an her şey hiç olmadığı kadar güzel olacaktı. Her defasında 'gidiyorum..' der, imkansızları mümkün kılar, gitmek için her şeyim hazırken son anda cayar eşyalarımı, hayallerimi bi bir yerleştirirdim eski yerine. Ve içeride şunu farkettim. Benim bütün gitmelerim kaçmaktı. Hiç gidemedim çünkü iki valiz alıp gideceğim yerin ne kadar güzel, eğlenceli, çekici olacağını bilsemde evim olamayacağını bildim. Ve ben iki valizle başımı soktuğum çatıya evim diyemeyecek kadar, bununla mutlu olamayacak kadar hayatıma ve hayatımın güzelim ayrıntılarına sandığımdan daha bağlıydım. Her defasında yüzlerce kitabımı aynı heyecanla koliledim, yerleştikten hemen sonra gelip almak için. Ama onlar olmadan çıkacağım hiçbir yol yeni bir hayat olmayacaktı. Kendimi bildiğimden beri yazdığım, çizdiğim tomar tomar kağıtlarım, defterlerim olmayacaktı yeni evime girdiğimde. Dolaplar dolusu kıyafetim, ayakkabılarım ve onlarca yaşanmışlığın kanıtı fotoğraf albümlerim olmayacaktı. Gitmek istediğim her yolda fazlaca aksiyon ve belirsizlik vardı ve ben o belirsizliğe yaşanmışlıklarımı alıp gidemezdim. Ama onları bıraktığımda da gidemezdim. Artık beni 18 yaşımın ergen hayalleri ve heyecanlarıyla çağıran yollara gitmek istemiyorum. Ama birgün kendi yaşımın heyecanını alıp, bütün yaşanmışlıklarımı da alıp gidebileceğim bir yolum var biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çok özlediğim arkadaşlarım, yapılacak işlerim, geçmişe çekilecek süngerlerim ve gelecek olan her şey için; iyiyiz güzeliz. Hiçbir gerçek insanın kendi çıplaklığıyla gördüğü gerçek kadar yıkıcı olmuyor ama çıplaklığınla bütün kusurlarını gördüğün hikayeler yeniden yaşanmaya herzamankinden çok değer oluyor. Bir sonraki gerçeklerle yüzleşme ve kendini kandırmama operasyonuna kadar kıvrıldığım gibi çıkıyorum içerimden. Hoşgelsin kibrim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5623327570275730237?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5623327570275730237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/insan-bazen-kapatr-kendini-dsarya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5623327570275730237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5623327570275730237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/insan-bazen-kapatr-kendini-dsarya.html' title='Sihirli Kutu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QbtO5x9Siy0/Tn2qhKae1dI/AAAAAAAABJM/wmYwfqKTg24/s72-c/tumblr_lq5of7idLp1qzrgkpo1_500.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1149306579579661441</id><published>2011-09-07T23:09:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:28:07.012+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Eskiyen sayfalardır. Hikayeler eskimez.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-mFYVuSU_VSg/TmfDHezprcI/AAAAAAAABIs/by-xfIXzLto/s1600/281828_10150286362167277_727332276_7322965_997297_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-mFYVuSU_VSg/TmfDHezprcI/AAAAAAAABIs/by-xfIXzLto/s1600/281828_10150286362167277_727332276_7322965_997297_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Yaşadığımız dünya ne kadar berbat. Ve hatta o çok önemli! şeyler nasıl da gereksiz. Hayalperest bir Tanrım olsun isterdim. Ya da daha gerçekçi olmam gerekirse en azından devletin hayalperest bir devlet adamı tarafından yönetiliyor olmasını isterdim. Okullarda 'yaşam kalitesi' dersleri verilsin, arkeoloji, üniversiteyi kıl payı bir puanla geçenlerin fakülte adı altında kapak attıkları bir yer olmaktan ziyade zorunlu bir sanat dalı olsun. Şair okulları kurulsun, gizli şiir cemiyetleri olsun her akşam toplanıp eskileri yad edelim, şiirler okuyup ruhlarını şad edelim. Her evde şarap bulunsun mesela. Evinde şarap olmayanlar misafirlerime ne ikram edeceğim diye endişelensin. Hatta gizli mahzenlerimiz olsun,&amp;nbsp; şaraplarımızı bile kendimiz üretelim. Her haneden en az iki kişinin enstrüman çalma zorunluluğu olsun mesela. Motorlu araç kullanımı yasaklansın. Bisikletlerimiz olsun en öldürmeyeninden. Öyle bir mahalle, öyle bir semt olsun ki kapısında bir tane bile sahipsiz hayvanın olmadığı.. Bir hayvana işkence etmenin cezası iki sene boyunca hergün köpekleri geziye çıkarmak, kedilerle oturup iki çift lafın belini kırmak, filleri anlayabilmek, bütün kuş türlerini öğrenmek olsun. Bir insanı üzmenin bedeli utanç olsun. Bir camekanın önünde aylarca ifşa edilsin rezilliği.&lt;br /&gt;Pembe gözlük koleksiyonum olduğunu söylemiş miydim daha önce?&lt;br /&gt;Böyle bir dünya yok. Ve ben bu sebepten iyi biri değilim.&lt;br /&gt;Benim neslimin geleceğe anlatacak neyi olacak bilmiyorum. Hayatını sınavlar nedeniyle geçirilen psikolojik hastalıklar ve internet arasında bir yerde kaybetmiş bir nesil bu. Kahretsin.&lt;br /&gt;Devlet korunaklı ve güvenilir bir gelecekten ziyade mutlu olmayı öğretse ya bizlere. Hoş, korunaklı ve güvenilir bir gelecek de vermiyor ya...&lt;br /&gt;Hayal ya bu,&amp;nbsp; anne babalar güçlü, gururlu, asil kadınlar ve o kadınları taşımayı bilecek sağlam erkekler yetiştirsin istiyorum. Ama öyle olmuyor. Ve filmler çekiliyor, şarkılar yazlıyor. Yani aslında böyle güzel, böyle masalsı hayatlar var, sahip olamadıysanız eğer bu sizin aptallığınız deniyor. Gazete manşetleri bu durumu intihar başlıklarıyla süslüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyin biz insanların emrinde olduğu söyleniyor. Yiyecekler, kıyafetler, arabalar, evler. Para işte, para. Ama tüm bunlar zaten insan işi. Hepsini biz yapmıyor muyuz? Yani bizim yaptığımız evlerde parasını verip oturuyor, bizim dokuduğumuz ipliklerin yine parasını verip giyiyoruz. Bizim olanı satın alıyoruz paşa paşa. Bedel ödemek zorundayız yani. Öyle ya da böyle. İster parayla, ister çalışmayla, ister hırsızlık, ister cinayetle. Ama bir bedeli var mutlaka.&lt;br /&gt;Sonra bilmem kaç tane gazete var. Aynı şeyleri yazmak, anlatmak için neden bir sürüler. Çünkü taraf olmalıyız illa ki. Yani bölünme en basitinde burada başlıyor. Statünü ne kadar iyi ve faydalı bir insan olduğun belirlemiyor. Mezhebin, memleketin hatta okuduğun gazete belirliyor. Ama nasıl bir insan olduğun kimsenin umurunda değil. Kuşları besliyor musun, köpeklere su veriyor, çiçekleri özlüyor musun? Kısa bir süre, kısacık, durup ağaçları, yaprakları dinliyor musun? Siktiret hepsini! Gözlerine bak ve söyle, temiz düşünebiliyor musun? Sevebiliyor musun hakkıyla? Komik değil mi? Düşünsene üniversiteye ya da bir işe girebilmek için bunlar bir şart, sorumluluk hatta en samimi zorunluluk olsaydı daha güzel olmaz mıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bir aptal olduğumu anlatmanın yolunu ararken bunları yazıverdim. Sema abla şarkı söylüyor, efkarlanıyorum. Sırtım ağrıyor, yapabileceğim en uğraşsız şeyi yapıyor ve herkesi suçluyorum. Sistemin mınakoyim. Karamsar değilim de şu pembe gözlük koleksiyonumu kimseye gösteremiyorum, kimsenin ilgisini çekmiyor ona içerliyorum biraz. Çağan Irmak'ın bi filmi vardı ya, Prensesin Uykusu mu ne. Oradaki gül abi, güleç abiye benzetiyorum bazen kendimi. Gülmekten yoruluyorum. İnanın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1149306579579661441?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1149306579579661441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/eskiyen-sayfalardr-hikayeler-eskimez.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1149306579579661441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1149306579579661441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/09/eskiyen-sayfalardr-hikayeler-eskimez.html' title='Eskiyen sayfalardır. Hikayeler eskimez.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-mFYVuSU_VSg/TmfDHezprcI/AAAAAAAABIs/by-xfIXzLto/s72-c/281828_10150286362167277_727332276_7322965_997297_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7438818222291319962</id><published>2011-08-20T01:35:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:27:40.631+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Perde Arkası'/><title type='text'>Ben de Origamiden Yapılma Bir Turna Kuşu İstiyorum.Pls.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UYmu5uxgm6A/Tk7k6YLIF0I/AAAAAAAABIo/d2gqoUHG_u4/s1600/25306-1920x1200-Prison-Break-resimoyla.net.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://1.bp.blogspot.com/-UYmu5uxgm6A/Tk7k6YLIF0I/AAAAAAAABIo/d2gqoUHG_u4/s400/25306-1920x1200-Prison-Break-resimoyla.net.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Abimin eşi doğum yaptı. En yakın arkadaşım şehrime geldi. Babam arabamla kaza yaptı. Odam son üç yılın dağınıklık rekorunu kırmak üzere. Sınavlar yine yumurta misali malum yerde. Ve ben bütün bunların içersinde günlerdir sadece dizi izliyorum. Evet. Prison Break. Neden bu kadar bekledim izlemek için bilmiyorum ve şuan bunca sorumluluğun ve sorunun arasında izliyor izliyor durmadan izliyorum. Tam da benden beklenecek bir davranış.&lt;br /&gt;Bu arada dizide ki şu dövmeli yakışıklı bir tek bana mı Ölüm Kapısı Serisi'indeki Haplo'yu hatırlatıyor. Yani tüm bu oyunlar, zeka ve tabi ki bütün vücuda işlenmiş bir labirent. Bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7438818222291319962?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7438818222291319962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/ben-de-origamiden-yaplma-bir-turna-kusu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7438818222291319962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7438818222291319962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/ben-de-origamiden-yaplma-bir-turna-kusu.html' title='Ben de Origamiden Yapılma Bir Turna Kuşu İstiyorum.Pls.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-UYmu5uxgm6A/Tk7k6YLIF0I/AAAAAAAABIo/d2gqoUHG_u4/s72-c/25306-1920x1200-Prison-Break-resimoyla.net.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8742726082901637937</id><published>2011-08-17T03:25:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:27:08.964+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Kendime ramazan davulcularının olmadığı bir dünya dilesem, iyi niyetleri kötüye mi kullanmış olurum? Herneyse, yazı bitti. Davulcularda gittiğine göre huzurla uyuyabilirim artık.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-u1b3heKEo6A/TksCUvv5KLI/AAAAAAAABIk/cJgnoWDOGDo/s1600/tumblr_lg7j4kmZTW1qzzefvo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-u1b3heKEo6A/TksCUvv5KLI/AAAAAAAABIk/cJgnoWDOGDo/s1600/tumblr_lg7j4kmZTW1qzzefvo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bebeğimiz hala doğmadı. Ve herkesin bir daha asla karşıma çıkmayacak bir şans olarak gördüğü teklifi geri çevirdim. Evet bunu çok da içten bir şekilde yapmadığımı biliyorum ama doğru olanı yaptığımı düşünüyorum ve nedendir bilinmez kalbim hoplayıp zıplarken sadece mantığımı dinleyerek "yoo adamım" demiş olmam yine de iyi hissettiriyor. Bak ne diyorum, kalbime rağmen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hayallerim var, gökyüzüne bakarak denize aşık olabildiğim. İki gün sonrasından bile emin olamadığım geleceğim için planlarım var. Hikayelerim var inatla tutunmaya devam ettiğim. Filmlerim var, rüyalarımda bile seyretmekten bıkmadığım. Kitaplarım var, bana her defasında daha iyisi olabileceğimi hatırlatan. Sevdiğim insanlar var, hala. Sadece alışveriş yaparak da beni gerçeklerden uzaklaştırabilecek perdelerim var. Tutkularım var kaybetmeyi göze alamayacağım. Peri masallarım var gerçek olduklarına inandığım. Küçük bir kızım var her geçen gün bana ne kadar benzediğini görerek şaşırdığım. Kararsızlıklarım var, insanların dengesizlik diyerek içlerini rahatlattığı. Ayakta durmaktan ziyade her defasında yürüyor olmamın verdiği güç var, yine insanların hafife aldığı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bir de uzaklaşmak var. Her geçen zaman daha da uzaklaşmak. Gitmelere bile gerek duymadığım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Edit:&lt;/i&gt; Üzülerek söylemiyorum ki, bir zamanlar büyük bir başarı ve bulutlarda yaşamak misali huzur dolu olduğunu düşündüğüm ya da sandığım evlilik kurumuna artık saygı duymuyorum. Bunun bir çok sebebi var. Ama en önemlisi, iyi bir gözlem yeteneğine sahip olmam. Ben, herkesin alkışlarla karşıladığı bir evlilik teklifini reddetmedim. Sadece inandığım şeylere sahip çıktım. Bütün evlilikler kötüdür diye bir iddiam yok elbette. Ama benim bildiğim ve şahit olduğum bütün evliliklerin kötü olduğu gerçeğini de gözardı etmeyeceğim. Bunun sebebi, insanların doya doya aşklarını yaşayamıyor oluşu. Ailelerin ve çevrelerin vereceği tepkilerden korkulduğu için biribirini seven insan yaşadıkları aşkı hep çevrenin onlara biçmiş oldukları kaba sığdırmaya çalışarak yaşıyorlar. Birbirlerine dokunamıyorlar, gönüllerinin elverdiğince gidip uzaklara başbaşa zaman geçiremiyorlar. Ve evliliği bir özgürlük olarak görüyorlar. Kimsenin onlara karışmadan aşklarını yaşayabilecekleri bir 'izin belgesi'... Sonuç; Ya eviliğin ağır sorumluluğu altında ezilip bırak aşklarını yaşamayı aşklarına sahip bile çıkamıyorlar. Ya da bunun bir evcilik oyunu olmadığı gerçeği ile çırılçıplak kalıveriyorlar. İşin kötüsü, onlara kim ve ne olduklarını hatırlatacak bir aynaları bile olmuyor.&lt;br /&gt;Bu yüzden, benim için çok değerli ve mükemmel olacağına inandığınız o ipekten elbiseyi üzerime geçirmediğim için kendimi suçlu hissetmiyorum. Kalbime rağmen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve biliyor musunuz şuan huzur tam da bu. Bu ucuz hürriyetim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8742726082901637937?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8742726082901637937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/kendime-ramazan-davulcularnn-olmadg-bir.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8742726082901637937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8742726082901637937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/kendime-ramazan-davulcularnn-olmadg-bir.html' title='Kendime ramazan davulcularının olmadığı bir dünya dilesem, iyi niyetleri kötüye mi kullanmış olurum? Herneyse, yazı bitti. Davulcularda gittiğine göre huzurla uyuyabilirim artık.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-u1b3heKEo6A/TksCUvv5KLI/AAAAAAAABIk/cJgnoWDOGDo/s72-c/tumblr_lg7j4kmZTW1qzzefvo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1266632625638409045</id><published>2011-08-12T15:15:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:26:29.599+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Uzanmışım dünyaya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--Wi21TcLUdI/TkUEbE7EIUI/AAAAAAAABIg/-PKOGLfvUTU/s1600/270320_10150279566762277_727332276_7258803_6682161_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/--Wi21TcLUdI/TkUEbE7EIUI/AAAAAAAABIg/-PKOGLfvUTU/s1600/270320_10150279566762277_727332276_7258803_6682161_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Aklıma geldi de, eskiden 'özlemenin' çok önemli bir şey olduğunu düşünürdüm. Sanki ipleri koparıp koparıp düğümler atmamızın tek sebebi özlememek-miş gibi, insanlar özleyemediği için mutsuz olur sanırdım. Yahut, benim bir insanı özlemem, affetmiş olmam demekti, kırgınlıkların üzerine pasta cila çekmiş olmam demekti. Çünkü özleyebiliyorsam daha yapılacak bir şeylerim var demekti bu. Henüz tüketmedik demekti.. Şimdi özlemek, sadece özlemek. Durarak özlemeyi öğrendim. Sessizce, usul usul, hücrelerim istilaya uğramadan, aralıklarımdan sızdırırak anımsıyorum sevdiğim bütün insanları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Babam 10 gün önce tatile gitti. Bahçe kapısından çıkarken hep aynı şeyi söyledi durdu; "&lt;i&gt;Domateslerime, biberlerime iyi bakın, kurutmayın.&lt;/i&gt;" Ve tatilde olduğu süre boyunca günde üç defa arayıp domateslerini, salatalıklarını sorması, suladık dediğimde inanmaması, "&lt;i&gt;git bi bak bakalım bahçemi sulamışlar mı&lt;/i&gt;" diye eve arkadaşını yollaması ve torununa çıkan domates ve biberler hakkında malumat verdirmesi babamın yaşlanmasıyla mı ilgili yoksa tabiat sevgisi falan mı bu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Üzerinden haftalar geçmesine rağmen, dikiz aynama çarpıp kırdıktan sonra açık olan camdan kucağıma fırlatıp al bunu yapıştırırsın diyen çocuğu rüyamda gördüm. Tam ellerimi boğazına geçirmiş sıkmaya başlamıştım ki uyandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Düşünsene, sütun gibi bir hatunla taş gibi bir delikanlı sohbet ediyorlar, hoşlanmışlar da birbirlerinden belli. Konu sağlığa gelince, kadın, bitmek bilmeyen romatizma ağrılarından bahsediyor. Sever misin? Döver misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Herkes havaların çok sıcak olduğu konusunda hemfikir değil mi? Peki bu havalarda ne yapılır? Tatile gidemeyen ve evinde kliması olmayanlar için iki adet iştah açıcı fikrim var. Birincisi, klimalı market ve süpermarketlerde mümkün olduğunca çok vakit geçirin. İkincisi, eve geldiğinizde buz ve suyla doldurduğunuz bir leğene girin, giremiyorsanız ayaklarınızı sokun. Arkadaşım söyledi işe yarıyormuş gerçekten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tayt yokken, henüz moda olmamışken ne giyiyorduk biz kadınlar çok merak ediyorum. Şahsen ben sıcakta pantalon giyemiyorum, ramazanda etek ve şort giyemiyorum (çünkü hepsi fazlaca kısa. mazallah dayak falan yerim otobüste) böyle olunca tayt şuan benim kurtarıcım, kahramanım vs. Ya hiç çıkmasaydı tayt modası? Ne yapardık o zaman düşünmesi bile kötü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pazar günü 3. defa hala oluyorum. Tahminimce 4 kilo, kocaman burnu olan ve kara kaşlı kara gözlü bir bebeği kucağıma alıp onu nasıl sevdiğimi fısıldayacağım kulağına.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1266632625638409045?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1266632625638409045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/uzanmsm-dunyaya.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1266632625638409045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1266632625638409045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/uzanmsm-dunyaya.html' title='Uzanmışım dünyaya'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/--Wi21TcLUdI/TkUEbE7EIUI/AAAAAAAABIg/-PKOGLfvUTU/s72-c/270320_10150279566762277_727332276_7258803_6682161_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6606718215527773838</id><published>2011-08-09T00:50:00.003+03:00</published><updated>2011-09-30T01:26:02.091+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Pls</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-NhDohb2sB78/TkBZTuaEAEI/AAAAAAAABIc/EuKnHGUzFok/s1600/tumblr_lpbovsYV7U1qcp8nqo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="280" src="http://2.bp.blogspot.com/-NhDohb2sB78/TkBZTuaEAEI/AAAAAAAABIc/EuKnHGUzFok/s400/tumblr_lpbovsYV7U1qcp8nqo1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Gecenin en  güzel anları başladığında yatağa girmek ve uyumaya çalışmak kadar  beteri yok. Yaşadım oradan biliyorum. Ve bu fotoğraftaki gibi aşkların  sadece film veya romanlarda olduğunu bilip inanmaya devam edebilmek gibi  büyük bir hayal dünyası var. Yaşıyorum ordan biliyorum. Ama, bunlara  inandığınız için sizi hor görebilirler, alay konusu edebilirler, hiçbir  şey yapmasalar bile içten içe sizin biraz aptal olduğunuzu  düşünebilirler. Zamanında hayallerimi paylaşmak gibi gereksiz  sevinçlerim oldu oradan biliyorum. Siz yapmayın. İnanın ama inandığınızı  belli etmeyin. Bir türlü gizli tarikat üyesi olduğunuzu varsayın. Hala  inanabilenler, sizler özelsiniz! Bunu unutmayın. Ama bazen dikkat çekmemek  için aşkın gereksiz olduğundan ya da bu tür şeylerin ergenliğini  yaşayamamış insanların bir tür psikolojik takıntısı olduğundan falan dem  vurabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Hani  diyor ya üstad; "İnandığınız şeyler uğruna muhteşem hatalar da  yapabilirsiniz.." Doğru söylüyor. Siz zaten biliyorsunuz ama yine de  parantez açmam gerekirse "İnandığınız şeyler uğruna muhteşem hataları  kabullenmeniz" bu tarikat kuralları içerisinde yer almıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ben  şimdi yatmaya gidiyorum. O resim ve benzerleri üzerinde derin ve  lacivert ötesi hayaller kurarak uyumaya çalışacağım. Hem hayal kurularak  dalınan uykuda rüyalar daha enteresan, daha renkli oluyormuş. Söyleyen  bi filozof. İnanın.&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6606718215527773838?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6606718215527773838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/pls.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6606718215527773838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6606718215527773838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/pls.html' title='Pls'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-NhDohb2sB78/TkBZTuaEAEI/AAAAAAAABIc/EuKnHGUzFok/s72-c/tumblr_lpbovsYV7U1qcp8nqo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7106677096546658894</id><published>2011-08-06T21:11:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:25:28.114+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşlik Ettiğim Sesler'/><title type='text'>'O'</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-OUThFGC7-qM/Tj18As9EnLI/AAAAAAAABIU/fZvtArPP-eQ/s1600/teoman_7_400x400.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-OUThFGC7-qM/Tj18As9EnLI/AAAAAAAABIU/fZvtArPP-eQ/s640/teoman_7_400x400.jpg" width="427" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Yaklaşık iki gündür Teoman'ın müziği bırakması konuşuluyor, yazılıp çiziliyor.. Kimisi pervasızca "zaten müzik yapmadığı"nı söylerken, kimisi hakkaniyetle 'yanlış bir karar verdiğini' iddia ediyor. Kimisi üzülüyor vs..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ben hiçbir yorum yapamadım. Duymazlıktan, görmezlikten gelirsem gerçekleşmeyecek- sandığım için galiba. Belki de, müziğin bırakılabilecek bir şey olduğuna inanmadığım için hele ki, Teoman'ın müziği bırakıyorum derken bile kelimelere ses vererek, renk vererek müzik yaptığına kalıbımı basabilecekken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; İyi bir hayranı, sıkı takipçisi olmadım hiçbir zaman. Yeni albüm çıkarmasını beklemedim heyecanla. Ama her yaptığı işe, kelimelerle dövüştüğü, seviştiği, dans ettiği her bir şarkısına gıpta ettim. Her on kişiden sekizinin dediği gibi, "&lt;i&gt;nasıl da beni, durumumu anlatıyor&lt;/i&gt;" dedim. Çok içten, samimi... En halimin olmadığı zamanlarda bile duyduğum bir şarkısında farkına bile varmadan eşlik ettim o sese. Çünkü böyle bir hali vardır o şarkıların. Dinlerken illa ki eşlik ettirir adama, o şarkıların bize olduğu, bizim olduğu hissini verir. Ve sen de bilirsin bunu. Nasıl olursan ol, her halinin, sessizliğinin söze, ritme dökülmüşlüğü vardır Teoman şarkılarında.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/3e3b5v"&gt;&lt;i&gt;Tesadüfen&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;'le ucuz bir şarabın son yudumunda denk geldik. Yasak bir yolda ne kadar emniyette hissedilebilirse o kadar güzel, o kadar güvendeydim. İki kişinin sessizliği arasında ki boşluğa yerleşip,&amp;nbsp; lafı tam gediğine oturtmuştu. Ellerim terlemişti kış günü. Tesadüf eseri yanyana gelmiş iki insanın belki de çözülmek için şaraptan ziyade bir şarkıya ihtiyacı vardı. Ayıp etmek olmazdı. Çözüldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/3e3b5y"&gt;&lt;i&gt;Sahilde Bir Sarhoş&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;'la uzun sayılabilecek bir otobüs yolculuğunda, mp3 kulaklığımda karşılaştım. Kendime söylediğim yalanları suratıma suratıma vuruyordu sanki. "&lt;i&gt;Karışmasın kimsecikler daha düşmedim, uçuyorum&lt;/i&gt;" dediğindeydi galiba, ilk defa gitmek lazım ya da gitmeli değil "gidiyorum" dedim. Aynı gece, eşyalarımı toparlamadan önce twitter'a şarkıyı paylaştıktan sonra şöyle bir not düştüm; "&lt;i&gt;Yeşilin bitip mavinin başladığı insanaşırı bir şehirde ayak izlerini hızla unutan kumsala inat umutsuzluğa kafa tutmak..&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/124pd3"&gt;&lt;i&gt;Süpriz&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' çok değil bir kaç ay önce sabah kahvemi hazırlar hazırlamaz son ses açtığım tek şarkıydı. Bağır çağır eşlik ederek ses tellerimi açar, ayna karşısında artistik! bir kaç dans figürü yapar, evden çıkıp kendimi sokağa attığımda hala şarkının sözlerini söylüyor olurdum. Ya da mp3 çalar ile dışarıda yürüyerek dinliyorsam, farkına bile varmadan şarkının ritmine uyarak dans edercesine yürüyor bulurdum kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/13e5ou"&gt;&lt;i&gt;Gündüz Tarifesi&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;'ni bana telefondan dinleten adamı, koşaradım olduğu yere gidip, 5 sene gecikmeli de olsa umumi bir parkın buz tutmuş salıncağında dudaklarından öptüm. İlk defa aptala yatmadan gözlerinde ki sevgiyi seyrettim. Sonra, devamını getiremedim belki ama anlıkta olsa beni harekete geçirebildiğinden ötürü özeldir, güzeldir bu şarkı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/134lel"&gt;&lt;i&gt;Sus Konuşma&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' hep aynı tanıdık hikayeme ses oldu. O adama bir şarkı yazabilseydim o şarkı bu şarkı olurdu. Umutsuzluğun içinde, karşı taraftan gelen küçücük bir umut kırıntısına bile nasıl da muhtaç olmanın şarkısıdır. "Gidiyorum" dedikten sonra, kolundan tutup seni döndürmenin dilenmesidir. Olmayacağını bildiğin halde yine de istemenin şarkısıdır. "&lt;i&gt;İki elinle bi sapı doğrultamazsın biliyorum ama gel gör ki yine de seni istiyorum&lt;/i&gt;" dedirtir adama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/1ago1e"&gt;&lt;i&gt;Çoban Yıldızı&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' hiç olmayan bir yaranın yasını tutturur adama. Hakikaten yapar bunu, olmuştur sizede. Hiç olmayan bir sevgiliyi özletir. Ağlatır, sonra sövdürür bir güzel. Sese bile dökemediği bir kırgınlık, belki öfke ama kesin bir sızı bırakır insana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/1ajfhf"&gt;&lt;i&gt;Duş&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' gece sevgiliyle yapılan yolculukta, radyoda denk gelinince son ses açılmaya mahkum bir şarkıdır bence. Mahremiyetin tutkusu, öyle bir inler ki aşk diye utanç kalmaz ne sözde ne de gözde. Sevdiğin tene dokunmanın ayıp değil, saygı duyulası bir şey olduğunu hatırlatır. Hatırlatmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/1ago1h"&gt;&lt;i&gt;Fahişe&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' ilk duyduğumda sadece dinledim. Anlamaya başlayınca bilmiyorum ne kadar sürdü bu, defalarca defalarca dinledim. Bir roman deniz kenarında ki bir banka yazılabilir mi? Yazılır. Böyle. Gazetenin 3. sayfasında ki ölü bir fahişenin üzerine kapatılmış gazete parçası değil, bembeyaz örtüdür bu şarkı. Biraz yürek olsa "hepimiz fahişeyiz" dedirtir mi? Onu bilmem ama, hikayenin kimseye yabancı gelmediği üzerine ıslak imzamı atabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/1ai692"&gt;&lt;i&gt;Kelimeler&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' şarkısının kokusu benim bir çok yazıma sinmiştir. Yazarken en çok dinlediğim şarkıdır kendisi. Bazı zamanlar illa ki bu şarkıyı duyacak kulaklarım yazabilmek için. Bir de sanki, Teoman'la aramızda ki hususi bir meseledir bu şarkı. Küçük bir bar masasında beni bana anlatmasıdır. Çok özeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/125nby"&gt;&lt;i&gt;Yarından Banane&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' bünyede zaten olan umursamazlığıma, vurdumduymazlığıma verilen over dozdur. Her şey güzel güzel yolunda gidiyor dediğinde, aslında hiçbir şeyin yolunda gitmediğini, senin diğerleri gibi güzel mutluluk taklidi yapamadığını itiraf ettirir. Yalnızlığınla dalga geçer ve sen gülersin. Dene bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '&lt;a href="http://fizy.com/#s/12ip3n"&gt;&lt;i&gt;Zamparanın Ölümü&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;' dinlemekten özellikle kaçındığım şarkısıdır Teoman'ın. Çok sevdiğim bir piçi anlatır bana, sanki bilmiyormuşum gibi. Oysa bilip, bilmezlikten geldiğim en hakiki hikayedir kendisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; En çok '&lt;a href="http://fizy.com/#s/12e635"&gt;&lt;i&gt;İki Yabancı&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;'yı sevmiştik değil mi? En çok bu şarkı düşündürmüştü bizi. Ağlayarak, uzaklara bakıp tebessüm ederek, severek, severek, sevmemek gerektiğini bilerek... Çünkü en iyi bu şarkıda bilmiştik; insan en çok birine aşıkken yalnızlaşıyor. Hergün seviştiğin, öptüğün, yemek yediğin, gezdiğin o adamın, kadının aslında sana ne kadar yabancı olduğunu farkettirdi bu şarkı sana. Sırf alışganlık uğruna yürütülen iki kişilik yalnızlıkları gösterdi. İlişkinizde herşey çok iyiyken size neyin yetmediğini buldunuz? Eksik olanı gördünüz ve tamamlanamayacağını da... Biraz cesur olabilenler bu şarkıdan güç alıp terketmiştir o çok sevdiği sandığını. Kimisi, sürekli açıp açıp dinlemiştir, bilmiştir, anlamıştır ama iki kişilik yalnızlığı tek kişilik yalnızlığa tercih ederek yarım yamalak devam etmiştir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Demem o ki; Teoman müziği falan bırakmadı. Bizim müziği ya da Teoman'ı bıraktığımız doğru olabilir. Bu bir sitem olabilir. Bu bir vazgeçiş bile olabilir. Ama beni içmeden de sarhoş edebilen bu güzel adam hiçbir zaman sahneden inmeyecek. O yüzden veda falan değil bu. Hatırlatma sadece. En çok da kendime..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu blogun ilk postu da Teoman içindir ne tesadüf ki.. Teşekkürler güzel insan. Bunca anlamsızlık içinde bize müzikle, kelimelerle kattığın her bir anlam için teşekkürler. Benim için hala sanatını en cool, en 'siktirin lan başımdan' halinle devam ettiriyor olacaksın. Değişen bir şey yok. Şükür ki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7106677096546658894?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7106677096546658894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/o.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7106677096546658894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7106677096546658894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/o.html' title='&apos;O&apos;'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-OUThFGC7-qM/Tj18As9EnLI/AAAAAAAABIU/fZvtArPP-eQ/s72-c/teoman_7_400x400.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1648771197307232657</id><published>2011-08-05T03:13:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T01:24:08.114+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşlik Ettiğim Sesler'/><title type='text'>Kök</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/zcF909NGTmQ/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/zcF909NGTmQ&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/zcF909NGTmQ&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Gitmek için&amp;nbsp; uzandığında elin kapı tokmağına, dizlerinin bağı çözülmek için köşedeki sokağı dönmeyi bekliyorken bir adam sırtına şarkı söylemeye başlar...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Eli hala kapı tokmağında ama dizleri çözülmek için köşedeki sokağı dönme konusunda hiç de kararlı değilken, gözyaşlarını bastırmak için dudaklarını ısırmak bile aklına gelmez kadının.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Adam, sırtına şarkı söylediği kadını öldürdüğünü bilmez. Gözyaşları bile kapıya dönük kadın yolundan dönmez.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Yıkımın altında seslerini duyacak birinin olup olmadığı ikisinin de aklına gelmez. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1648771197307232657?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1648771197307232657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/kok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1648771197307232657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1648771197307232657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/kok.html' title='Kök'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3709335769126256482</id><published>2011-08-04T00:15:00.002+03:00</published><updated>2011-09-30T01:22:51.662+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>The Trip</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_yAizJ6hqyo/Tjmd4tylCXI/AAAAAAAABIM/NEHJvDZcCig/s1600/tumblr_lp6yli96eL1r0b26xo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="262" src="http://1.bp.blogspot.com/-_yAizJ6hqyo/Tjmd4tylCXI/AAAAAAAABIM/NEHJvDZcCig/s400/tumblr_lp6yli96eL1r0b26xo1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu ne sıkıcı bu ne kasvetengiz bir hayat böyle diye diye heyecanın 'vay anam babam' halini hayatıma buyur etmiş olmalıyım. Ben istedim bir göz Allah verdi iki göz de diyebiliriz bu duruma. İti an çomağı hazırla.. Kel başa şimşir tarak vs. vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğan güne illa ki usturuplu bir selam vermeden uyumayan ben dün gece biri dürtmüş gibi erkenden yattım, yatar yatmaz da uyudum. Yalan söyledim. Önce hayal kurmaya başladım (son 1 aydır hayallerimde değişen bir şey yok. Kişiler aynı zaman ve mekanlar farklı. Yani dizi gibi seri şeklinde ilerliyorum hayallerimde) sonra uyumuşum hayalimin ortasında. Babam tatile gittiği için erken kalkacağım ki anneme ofisde yardım edeyim. Düşüncem ak pak yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah 5'e doğru telefonum çaldı. Tesadüf odur ki uzun zamandır sessiz de olan telefonumun sesini de o gece açmıştım. Eli kulağında olan doğum haberini beklerken gece olası bir haber telefonunu duyabileyim diye. Ve sabaha karşı telefonum çaldı, bilmediğim bir numara. Uyku sersemliğinden aptallaşmış vaziyette açtım telefonu. "Ezgi, uyuyor musun?" dedi ses. "Evet. Kimsin" dedim. Ses çok tanıdık geliyor ama tuhaf ki aynı zamanda daha önce hiç duymadığıma eminim. "Yalnız mısın? Biri var mı yanında?" dedi. "Hayır yok. Kimsin?" dedim yine. Zaten gece çalan telefondan oldum olası korkmuşumdur. Asabımın ne kadar atmış olacağından bahsetmiyorum bile. Bre hadsiz! Bre edepsiz! Utanmıyor musun sabahın bu saatinde birini aramaya. Tanıdık biri, eş dost olsa gönül rahatlığıyla kızar söversin, e tanımıyorum da. Daha fenası tanıyıp tanımadığımı da bilmiyorum. Herneyse. "Tanımadın mı?" dedi ses. "Tanıyamadım" dedim. Ama herifoğlan çok naif. Çok rahat. Sanki yıllanmış panpasıyla muhabbet ediyor. "Ezgi yatakta mısın şuan?" dedi. Gözlerim açıldı. Durdum. Bir daha durdum. Evet soru pis, tuhaf birşey gibi geliyor ama soruyu soran ses hala panpam gibi, adeta "yemek yedin mi?" der gibi sorunca soruyu bi afalladım. İki afalladım. Üç. Derken "Ne diyorsun ya?" diyebildim. O kadar düşündükten sonra vere vere bu tepkiyi verdim yani "ne diyosun ya?" Aptallığın nirvanası. Herifoğlan "Ezgi bir şey soruyorum sana cevap ver yatağında mısın şuan?" diye azarladı beni. Evet evet resmen azarladı. Çat! Kapadım telefonu. Niyetim telefonu kapatıp tekrar uyumak. Ben kapama tuşuna fırsat bulamadan tekrar aradı. Kapadım. Tekrar aradı. Sonra nihayetinde kapayabildim telefonu. Ama uyuyamıyorum. Ürperdim. Tuhaf bir şey oldu, tırsmaya falan başladım. Sonra bizim evin merdivenlerinde ayak sesi duydum. Bilmiyorum belki yanılıyordum, belki o benim ürkmüş serçe misali çırpınan kalbimin sesiydi. Bilmiyorum. Kalktım yataktan ışığı açıp aşağıya doğru "KİM VAR ORDAA!?" diye bağırdım. Ses çıkmadı. Şaşırmadım. Ama ellerim titriyor korkudan. Annemi dürttüm "kalk kalk evde birisi var" dedim. Annem kalktı benden leyla. Evde mantıklı, soğukkanlı bir insan evladı yok. Annem ve ben. Bizim ikimizi de toplasan bi tane çapı geniş adam edemez zaten. Titreyen parmaklarımla 155'i tuşladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Telefonum çaldı. Bilmediğim biri aradı. Sapık mıydı bilmiyorum. Sapık gibiydi ama aslında değil gibiydi. Hayır tanımıyorum ama tanıyor da olabilirim emin değilim. Yok yok bunun için aramadım. Telefonu kapattıktan sonra evde ayak sesleri duydum. Evet&amp;nbsp; yani şuan evde birisi var.. Adres... Tamam teşekkürler bekliyoruz. Babam da yok, tatilde ondan çok korktuk, yoksa kork.. Tamam bekliyoruz. Hı kapatayım mı telefonu? Tamam kapatıyorum." Hattın diğer ucunda ki ablanın demesine göre 10 dk. içinde burada olacaklar. Sigaralarımızı yakıp pencere kenarında polis amcaları beklemeye başladık. 45 dk sonra geldiler. "NEREDE? NEREDE?" diye bağırarak eve doluştular. Dört kişiydiler. Dördü birden eve girer girmez silahlarını çıkarıp tetiklerini çektiler. Biri çıksa vurucuklar yani. Birisi ölebilir bizim evimizde yani. Heyecana gel! "Burada abi burada" diye aşağıya inen merdivenleri gösterdim. Öyle de eminim ki, evde biri var ve evet o burada, az önce sohbet ediyorduk kendisiyle oradan biliyorum edasıyla yol gösteriyorum. Diğer yandan hala o telefonun etkisindeyim. Hala ürkek ve kırılgan ve masumum. Neyse polisler, ben, ve silahları indik aşağıya. Aşağı katın penceresi kabak gibi açık. Polisin biri açık olan pencereyi görünce fırladı hemen dışarıya "KAÇMIŞ KAÇMIŞ!" diye bağırarak. Ve ben o sırada utancımdan diyemedim, "mutfak havalansın diye ben açmıştım o pencereyi, unutmuşum" diye. "Aaa ordan girmiş mi yoksa ordan mı kaçmış" gibisinden bir şeyler geveledim. Polisler aradı heryeri, bir şey bulamadı tabii. "Siz gelene kadar çoktan kaçmıştır o" dedim. Gitti polisler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de yattık uyuduk. Bugün de ilk işim kilidi tutmayan balkon kapısına zincir vurmak oldu. Ömrü hayatımda ilk defa dış kapıyı da kilitledim. Dün gece evde biri olup olmadığından bile emin değildim ama olsun yine de eşek, kazık muhabbeti. Telefon alarmımı da sabah 5e kurucam o piç beni aradığında uyanık olayım ki ağzını yüzünü bi güzel sevebileyim. Uyku sersemliğiyle iki cümleyi bir araya getirip konuşamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avuç açıp "Allahım bana değişiklik, bana heyecan nasip eyle" diye ettiğim bütün duaları geri almak istiyorum. Ben sıkıcı ve harbinormal hayatımdan gayet memnunmuşum. Fazlasında olan gözümü geri çektim. Us'landım. Snop.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3709335769126256482?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3709335769126256482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/trip.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3709335769126256482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3709335769126256482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/trip.html' title='The Trip'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_yAizJ6hqyo/Tjmd4tylCXI/AAAAAAAABIM/NEHJvDZcCig/s72-c/tumblr_lp6yli96eL1r0b26xo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4090430742249238069</id><published>2011-08-02T00:36:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T17:55:24.866+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>ES</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7CJSLTziJ9Q/TjccK6y_vpI/AAAAAAAABH4/5j-ixeAPQfY/s1600/tumblr_lp9163lCHv1qakx8go1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-7CJSLTziJ9Q/TjccK6y_vpI/AAAAAAAABH4/5j-ixeAPQfY/s1600/tumblr_lp9163lCHv1qakx8go1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin dilini bilmediği yerinden sızlarken kalbim, günleri sayıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az da olsam, her şeye rağmen hala birazcıksam, incir çekirdeğini dünyası sanabilecek kadar ufak bir umut bile varsa ben orada, o umudun peşinde olmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukları bile güldüremeyen bir masal uğruna bütün kibrit çöplerini yakmaya hazırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzin ver Tanrım! İzin ver gidebileyim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4090430742249238069?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4090430742249238069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/es.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4090430742249238069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4090430742249238069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/08/es.html' title='ES'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7CJSLTziJ9Q/TjccK6y_vpI/AAAAAAAABH4/5j-ixeAPQfY/s72-c/tumblr_lp9163lCHv1qakx8go1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8778154363098341820</id><published>2011-07-31T20:46:00.002+03:00</published><updated>2011-08-02T17:54:53.070+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Labirent</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-xg1QWXIcMI0/TjWUPzvroxI/AAAAAAAABHs/gZmOnDjEeHQ/s1600/392e9fcff9262187fac1f6362580615b-d3hhzfx.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-xg1QWXIcMI0/TjWUPzvroxI/AAAAAAAABHs/gZmOnDjEeHQ/s400/392e9fcff9262187fac1f6362580615b-d3hhzfx.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;İstanbul'a gidemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Ankara'da kalamıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Üstelik şuursuzca aşk acısı çekiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8778154363098341820?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8778154363098341820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/labirent.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8778154363098341820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8778154363098341820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/labirent.html' title='Labirent'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-xg1QWXIcMI0/TjWUPzvroxI/AAAAAAAABHs/gZmOnDjEeHQ/s72-c/392e9fcff9262187fac1f6362580615b-d3hhzfx.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2696300012495667117</id><published>2011-07-25T02:29:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T17:54:21.567+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Şükür</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-x2LJOxFu9bI/TiyioD3JnJI/AAAAAAAABHo/3c3jKGuwm0s/s1600/istanbul-deniz-vapur-marti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-x2LJOxFu9bI/TiyioD3JnJI/AAAAAAAABHo/3c3jKGuwm0s/s400/istanbul-deniz-vapur-marti.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Ankara'da şuan yağmur, gök gürültüsü, fırtına.. ne ararsan var. Takvime baktım, yanılmıyorum aylardan Temmuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Uzun, hatta çok uzun süren bıkkınlık ve ne yapacağını bilmez hallerim nihayetinde geçti. Belirtmeliyim ki, benden ötürü geçti. Bir valiz hazırlamam bile pencereden kafamı çıkarıp güneşe tanıklık etmeme yetti. Eski defterleri kapamakla kalmayıp yaktım. Herkese verilecek bir eyvallahım var artık ama yüzüm hiç de içten gülmüyor yüzlere. Ve evet, vazgeçiyorum çok kolay. Dostumdan, abimden, doğmamış yeğenimden vazgeçiyorum. Garip, canım yanmıyor. Daha fazlası olamayacağından belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Mutlu olsunlar diye paralandığım ömürler benim mutsuzluğum pahasına öyle ya da böyle devam edebilirken ben nasıl sorgulayabilirim yerimi? Ama haddimi sorgularım işte. Onu bilirim. Çırpınmak denizde yaradığı gibi yaramaz karada işe. Çırpınmak yakışır mı hiç sis mavisi bir tekneye. Salınmaktır onun işi. Salınmak yerine çırpındığım bir kardeşliği de dostluğu da istemiyorum. Bir özrün çok görüldüğü pişmanlıklar kimseyi haklı çıkarmayacak. Benide.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ve bana güç veren, bu kopmuş bağları da yanıma alarak birkaç gün içinde bu şehirden gitmiş olmak. Bir zamanlar çok sevdiğim Ankara'dan.. Kopmuşda olsa bağlarıma hala saygılıyım bu sebepten onlarda geliyor benimle. Sol cebimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ve İstanbul.. Uykumda oldu galiba, içime denizinin rengi karıştı. O günden beri durduramıyorum kendimi. Bir telaş, bir heyecan. Seninle hiç güzel günlerimiz, gecelerimiz geçmeyecek biliyorum. Seninle bir o kadar içten sevişeceğiz bunu da biliyorum. Seninle ben çok uysal, söz dinlemez, ahlaksız, hanımefendi, dediğim dedik zamanlar yaşayacağız. Güzel olacağız eminim ama kıskandırmadan kimseyi, telaşsız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Delirmenin yenilmekten çok daha güzel olduğu zamanlar bunlar. Hoşçakal...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2696300012495667117?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2696300012495667117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/sukur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2696300012495667117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2696300012495667117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/sukur.html' title='Şükür'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-x2LJOxFu9bI/TiyioD3JnJI/AAAAAAAABHo/3c3jKGuwm0s/s72-c/istanbul-deniz-vapur-marti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4668703503583052053</id><published>2011-07-20T00:44:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T17:53:30.071+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Taşını toprağını onlara ver. Benim işim martılarla..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-v4KbkW584dY/TiX3nvFbA7I/AAAAAAAABHk/sbFD3VPMSzc/s1600/fragile_by_hybrid4u-d3hhryy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/-v4KbkW584dY/TiX3nvFbA7I/AAAAAAAABHk/sbFD3VPMSzc/s640/fragile_by_hybrid4u-d3hhryy.jpg" width="406" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Fincanımda ki çay uzun zamandır böyle bir keyifle yudumlanmamıştı. Senelerdir yaşadığım evim, her bir halime, dağınıklığıma, gözyaşlarıma az da olsa kahkahalarıma şahitlik eden odam şimdiden benim değil. Kitaplarım düzenimi kurduğumda, evimi tuttuğumda gelip almam için kolilendi, korunmaya alındı. Arabamı satılığa çıkardım. Şimdilik tek bir valiz alacağım için yanıma kıyafet faslı uzadıkça uzadı. Telefon hatlarımın ikisi de internetle beraber yarın kapatılacağını kabullendi ses çıkarmıyorlar. Annem ve babam da ses çıkarmıyor ama bu sessizlik kabullenmişliğin sessizliği olmasa da geçecektir zamanla biliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;İşsiz, parasız, evsiz sıfırdan başlamak için yahut daha bir batmak için bekle beni Istanbul geliyorum.. Tanrı yardımcım olsun. Az biraz şansım varsa Ertan Saban karşıma çıksın yarabbim nolur. Amin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4668703503583052053?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4668703503583052053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/tasn-topragn-onlara-ver-benim-isim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4668703503583052053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4668703503583052053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/tasn-topragn-onlara-ver-benim-isim.html' title='Taşını toprağını onlara ver. Benim işim martılarla..'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-v4KbkW584dY/TiX3nvFbA7I/AAAAAAAABHk/sbFD3VPMSzc/s72-c/fragile_by_hybrid4u-d3hhryy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4636044523857814056</id><published>2011-07-18T03:13:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T17:52:08.987+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-submZJPcXKc/TiN4sRqxSkI/AAAAAAAABHg/vUfKLcioQMc/s1600/tumblr_lmozpk5cz71qd5cawo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-submZJPcXKc/TiN4sRqxSkI/AAAAAAAABHg/vUfKLcioQMc/s1600/tumblr_lmozpk5cz71qd5cawo1_500.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Susmanın azalmak olduğuna şahit olduğum şu günlerde, bu lanet odanın içinde zaman nasıl da geçmiyor. Tüm bunları, bu görünmez duvarları ben yapıyorum. Uzaktan seyrettiğimde kendimi o kadar vazgeçmiş, o kadar tasasız ve o kadar bitik görüyorum ki, yine de özlemiyorum dışarıyı ve insanları. Yine de iyiyim böyle, bu duvarların altında mı ardında mı neyse işte.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4636044523857814056?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4636044523857814056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/susmann-azalmak-olduguna-sahit-oldugum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4636044523857814056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4636044523857814056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/susmann-azalmak-olduguna-sahit-oldugum.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-submZJPcXKc/TiN4sRqxSkI/AAAAAAAABHg/vUfKLcioQMc/s72-c/tumblr_lmozpk5cz71qd5cawo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6403582813700452840</id><published>2011-07-02T02:46:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T17:51:45.381+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Lalettayin</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Nk42VoOSs_c/Tg5NwUgjtdI/AAAAAAAABHI/SUnck9UbnMs/s1600/tumblr_ll5rh5K7hq1qcp8nqo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-Nk42VoOSs_c/Tg5NwUgjtdI/AAAAAAAABHI/SUnck9UbnMs/s1600/tumblr_ll5rh5K7hq1qcp8nqo1_500.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;* Ne zamandır tuhaf bir neşe ile oturmuyordum bu sayfanın karşısına. Uyumaya hazırlanırken farkettiğim yağmur sesi en sertinden bir kahve hazırlattı önce sonra da kuruluverdirdi ekranın başına. Hatta primadonna edasıyla şarkı bile söyletti gecenin bu saatinde.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;* Ve farkettim de o çok sevdiğim, o çok tırstığım mistik güçlerim de beni terkeylemiş. Büyüdükçe normale mi dönüyorum yoksa her geçen zaman daha mı kaybediyorum karar veremedim.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;* Birde, eskiden insanları güldürürdüm. Şimdi kendi kendime gülüyorum sadece o da yine kendi halime yanlış anlaşılmasın. Sürekli içimden konuştuğum içindir belki. Belki de anlatacak eğlenceli bir şeylerimin olmayışındandır. Belki de artık insanlarla vakit geçirmediğimdendir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Aklıma şeytani istekler gelmiyor da değil. Bir keşişi baştan çıkarmaya çalışmak mesela... Ama bir keşiş nereden bulunur onu bile bilmiyorum. Buldum diyelim, içlerinde genç olanları da var mıdırki? Var diyelim, normal bir adamı bile baştan çıkarabilecek kabiliyetim yokken bir keşişi... Zor. Böyle böyle vazgeçiyorum hayal gücümden.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Sabah gözümü odama doluşan kuş sesleriyle açtım. Bu kentten beklenmeyecek bir gerçeklikle kuşlar sanki odamın içersinde hayat memat bir meseleyi tartışıyordu canhıraş. Güldüm. Güldüm. Sonra bir daha.. Masalsı bir an'dı. Ve o an'a en güzel yakışacak şey bir Nazım Hikmet şiiri olurdu. Ama aklıma hiç Nazım Hikmet şiiri gelmedi. Edip Canseverde güzel olabilirdi pekala. Ama o da gelmedi. Kafamın içinde ki bütün şiirlerin beni terkettiğini farkettim. Sinirimi kuşlardan çıkardım. Kapadım penceremi suratlarının ortasına.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Bak şimdi hatırladım. Okuduğum bir kitaptaki katedralde bir sürü keşiş vardı. Ama o katedral neredeydi onu hatırlayamadım. Ordaki keşişlerde yaşlıydı onu anımsadım sonra.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Affet beni. İte köpeğe maskara oldu rengimiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* "Çevrem çok geniş" diyen insanlara da ürpertiyle bakakalıyorum. Çevre nedir, nasıl yapılır, bunun bir kılavuzu var mıdır? Tamam nasıl kurulduğunu biliyorum ama nasıl sürdürülebildiği hakkında en ufak bir fikrim yok. Sokakta bir tanıdık görünce "aman şimdi iki saat kim lak lak edicek bununla " diye görmezlikten gelip koşar adım uzaklaşırken çevre yapamıyorum. Var olan çevreme bile sahip çıkamezken ben, insanlarda ki bu azim bu istikrar çok takdir edilesi. Ben yapamıyorum hacı, imreniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Galeyana gelip bir hafta sonra çıkacağım tatilin hazırlığını şimdiden yaptım. Odanın her yeri bavul doldu. Küçücük yerde bir ucdan diğer uca ulaşımımı sekerek sağlıyorum. Babam bu duruma küfretti.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Paketteki son sigaramı az önce ezdim küllükte. Bu demek oluyor ki yazı biter.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;* Neşeniz bol olsun. O ne demekse.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;"Hoşça kalsın en eskisi, en yenisi aşklarımın&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Gitmek mi, gitmek ne demek, kaçacağım! &lt;/i&gt;"&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6403582813700452840?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6403582813700452840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/lalettayin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6403582813700452840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6403582813700452840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/07/lalettayin.html' title='Lalettayin'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Nk42VoOSs_c/Tg5NwUgjtdI/AAAAAAAABHI/SUnck9UbnMs/s72-c/tumblr_ll5rh5K7hq1qcp8nqo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8640909343166827440</id><published>2011-06-29T20:52:00.000+03:00</published><updated>2011-06-29T20:52:04.289+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LXhJ_P0D5q8/Tcv4CTwSbTI/AAAAAAAABEI/E09EQBUFyJA/s1600/tumblr_l8p67xX3ov1qdbbywo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-LXhJ_P0D5q8/Tcv4CTwSbTI/AAAAAAAABEI/E09EQBUFyJA/s1600/tumblr_l8p67xX3ov1qdbbywo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bu sayfayı tekrar tekrar açıp geri kapadım. Bu birikmişlik çok fazla ve nasıl kelimelere dökeceğim hakkında hiçbir fikrim yok. Bu yüzden birikmişlerden söz etmeyeceğim belkide..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kendime yetemediğim an'ların en kral karmaşasındayım. Kendime yetememem demek kimseye yetişemem demek. Yetişmek gibi bir çabam var mı, illa yetişmek zorunda mıyım onu bile bilmiyorum. Üzerime ekşimiş şu yalnızlığın aksine fazla kalabalığım. İyi bir arkadaş değilim. İyi bir sevgili olamadım hiçbir zaman. İyi biri olabildim belki ama yetmedi o da.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Haberleri dahi yok belki ama ben vazgeçtim kalabalığımdan. Uzun bir süredir beceremiyordum zaten idare etmeyi, fedakarlıklar yapabilmeyi. Çok basit görünen şeyleri bile yapamıyorum. Arkadaşlarla buluşmak, bir iki bira eşliğinde sohbet etmek, hasret gidermek, film izlemek.. Ruhum sakat. Beynimin içerisinde benim dışımda kimseyi kendine dahil edemeyen bir anafor var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Huzursuz ya da mutsuz değilim. Kendime çok iyi bakıyorum. Ruhumu, midemi ve beynimi tam da ihtiyacı olan şeylerle doyuruyorum. İşimi iyi yapıyor ve hatta seviyorum. Bundan daha fazlası da gelmiyor ne elimden ne de içimden. Güzel filmler izliyor, güzel kitaplar okuyorum. Güzel bir adamla öpüşüyordum düne kadar. Yarın başka başka güzel filmler, kitaplar, adamlar olacak. Yarın başka.. Süreklilik konusunda azımsanamayacak bir başağrım var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bilmem kaç sene önce, kalıcı şeyler inşa ederdim hayatımda. Yerleşik arkadaşlıklar, aşklar, zevkler, inançlar... Vücudumdan, tam sol göğüs kafesimin kıyısından bir el uzandı benim çok sonra farkedebildiğim. Bu el itiyor şimdi herkesi, herşeyi(bunu da çok sonra farkettim). Gözlerime, ellerime, tenime olan bir takip mesafesi var artık. O mesafeyi aşmaya kalkanı tutup fırlatıyor sanki o el(kabul ediyorum ki en çok beni savuruyor). Hala çok sevebildiğim insanlar var. Sevmekten başka hiçbir şey yapmadığım insanlar. Affetsinler beni. Ben şimdi çok acaip bir uzaklıktayım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8640909343166827440?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8640909343166827440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/bu-sayfay-tekrar-tekrar-acp-geri-kapadm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8640909343166827440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8640909343166827440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/bu-sayfay-tekrar-tekrar-acp-geri-kapadm.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-LXhJ_P0D5q8/Tcv4CTwSbTI/AAAAAAAABEI/E09EQBUFyJA/s72-c/tumblr_l8p67xX3ov1qdbbywo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5832489694294783628</id><published>2011-06-28T14:53:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T15:01:50.443+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Senle ben boktan zamandık</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-53VCwCdWTE4/Tgm4dtf7XTI/AAAAAAAABEg/Y5CZfkQIYCU/s1600/tumblr_lfqqhl1r6z1qcwzeio1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-53VCwCdWTE4/Tgm4dtf7XTI/AAAAAAAABEg/Y5CZfkQIYCU/s1600/tumblr_lfqqhl1r6z1qcwzeio1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Beş parasız halde işimden ayrılıp, öksürük krizi seanslarında ciğerlerimi itinayla elime verip, ana avrat ağrıyan sağ böbreğim ve inatla düşmek bilmeyen, sağlam kafa yapan yüksek ateşimle yaza merhaba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Yaz gelmiş olmalı yoksa bu karamsarlığın bu çekilmez hallerimin başka bir açıklaması olamaz. Bir gece, pek umumi bir barda sırf Hande Yener şarkılarını bilmediğim ve dans edemediğim için ebemi güldüren ihanete nanik olsun diye müzik çalarıma attığım Hande Yener, Murat Boz, Atiye vs şarkılarıyla burnumu çeke çeke tatil planları yapıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Mizah yeteneğimi sorgulatacak bir espriyle işimden ayrılmam günlerdir süren bir can sıkıntısından başka bir şey getirmedi. Uyumak bile batıyor kaldı ki antibiyotikle karıştırdığım biralar ishal ve uykudan başka bir şey yapmıyor. Yolunda gitmeyen o kadar çok şey var ki beni bu denli mallaştıran tam olarak hangisi bilmiyorum. Bilmediğim için de gayet doğal olarak yoluna koymak gibi bir çabam yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İyi şeyler de düşünmüyor değilim. Mesela tuzlu suda burun deliklerimin açılacağına eminim. Saçımın sümük mavisi bikinimle uyum sağlayabilir pekala. Dünya para verip aldığım varla yok arasında ki yeşil etek (aldıktan sonra gereksizliği konusunda emin olduğum etek) plaj voleybolu için ideal bence. Okunmayı bekleyen kitaplar, yüzerek kurtulacağım sırt ağrılarım, bütün gün yatmanın anlam kazanacağı bronz saatler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ufizy.com/#DdoygSGr6x8/r/%21/"&gt;&amp;nbsp;Yep!&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5832489694294783628?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5832489694294783628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/06/senle-ben-boktan-zamandk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5832489694294783628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5832489694294783628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/06/senle-ben-boktan-zamandk.html' title='Senle ben boktan zamandık'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-53VCwCdWTE4/Tgm4dtf7XTI/AAAAAAAABEg/Y5CZfkQIYCU/s72-c/tumblr_lfqqhl1r6z1qcwzeio1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6194651063982345286</id><published>2011-05-29T22:59:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T15:01:19.250+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Firkat</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zdZCjIZXpHo/TeKZn6tiehI/AAAAAAAABEU/VsSuyde2Ilk/s1600/touch_by_kenderson-d3dhqof.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265px" src="http://2.bp.blogspot.com/-zdZCjIZXpHo/TeKZn6tiehI/AAAAAAAABEU/VsSuyde2Ilk/s400/touch_by_kenderson-d3dhqof.jpg" t8="true" width="400px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Sahici vedalarım olmamıştı hiç. Ya bir 'kendine iyi bak'ı bile gerek görmemiştim ya da haddinden fazla bir kaypaklıkla inadına sarılmıştım yol alanlara... Orta yolu bulamadım hiç. Ya hiç sevemedim ya da göbek adı gibi adımdan bile önce taşıdım sevdiklerimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Birini sevmeden önce, birini çok sevmeden önce yüzlerine bakıp, gözlerine güldüğümüzde anlayabilsek keşke canımızı yakıp yakmayacaklarını. Eğitebilsek keşke bir insana adam akıllı güvenmek isteyen yanımızı. Bal arılarını bile güldürecek bir saflıkta, kendi yaralarımıza olan hassaslığımızla sakınabilsek kendimizi insanları aynı yerlerinden yaralamaktan. Çünkü bir insanı sırtından vurulmaktan daha çok&amp;nbsp;acıtır aynı yaradan vurulması... Çünkü seni aynı yaradan vuracak kişiye sen açmışsındır yaralarını. O da bu yüzden bilir farkında bile olmadan nerenden vuracağını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Nefret edebilsen hakkatten. Olmadı mı? Affedebilsen o halde.. O da olmayınca kalıyorsun böyle. Fotoğraf çekinirken elini nereye koyacağını şaşırman, vedalaşırken ağlasan mı ağlamasan mı bilememen gibi, var gibi, yok gibi. Bir ateistin allaha isyanı gibi. Acıdan hiçbir şey hissedemez hale geldiğinde 'hiçbir şey' hissetmediğini sanman gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Üzerimde ki bu münzevi hali tamamen kaçaklıktan. Bile göre amenna tüm herşeye. Kasada ki bir tane çürük elma pekala gözden çıkartabilir tüm kasadaki elmaları. Yaptığım şeyin adı tam olarak bu. Artık üzülmek istemediğimden ya da insanlara güven duymadığımdan değil, kimseleri hikayeme katma gereği duymadığımdan, kimsenin hikayesinde esas kız rolünü kapmak gibi bir isteğim olmadığından. Yalnızlık ya da kimsesizlik değil. Bile göre tek başınalık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Kan kırmızı bir ihanet sızdı derunumdan içeri. O kadar ince, o kadar keskin. Kan kırmızının en 'yok artık canım' hali. Gereksizliğinden değil, hatırlanmak istemediği için dile gelmeyen bir hayat sızdı içimden. Ki&amp;nbsp;kolay değildir&amp;nbsp;hayat sızdırmak. En zorudur hatta sızdırdığında sen-den olunca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Mamafih, yolum kırıldı artık...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6194651063982345286?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6194651063982345286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/firkat.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6194651063982345286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6194651063982345286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/firkat.html' title='Firkat'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-zdZCjIZXpHo/TeKZn6tiehI/AAAAAAAABEU/VsSuyde2Ilk/s72-c/touch_by_kenderson-d3dhqof.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5868510233721670942</id><published>2011-05-27T12:31:00.000+03:00</published><updated>2011-05-27T12:31:10.605+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap Tozu'/><title type='text'>Temelkuran - Çiçek Sana Bakıyor mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qO3Ir-UHI4w/Td9t8qzex_I/AAAAAAAABEQ/dYwcqaLfxOY/s1600/tumblr_ljsj36jifz1qj547no1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-qO3Ir-UHI4w/Td9t8qzex_I/AAAAAAAABEQ/dYwcqaLfxOY/s1600/tumblr_ljsj36jifz1qj547no1_500.jpg" t8="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çiçekler ne zamandır bana bakmıyor. Oldu şöyle böyle yedi-sekiz gün. Durumun ehemmiyeti düşünülünce epey zaman sayılır. Ben bakıyorum, gururu da bıraktım bir&amp;nbsp; kenara. Ama başlarını bile çevirmeyince onlar… Büsbütün bir korku sardı beni. Artık çiçeklerin yanından&amp;nbsp; ıslık çalarak geçiyorum. Belli ki bir şey ölmüş aramızda. Ekşi, rahmetsiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sonradan düşündüm, ne zamandır kuşlar da yok ortalıkta. Kimsenin uğradığı yok cama. İki çerçöp bile konacak yerim kalmamış, gerisini varın siz&amp;nbsp; düşünün artık. Yoksa ben artık yok muyum?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Fark etmez gibi geliyor artık, ne olsa fark etmez. O kadar yokum yani, enteresan. Taksiciler bile bulamıyor beni dikiz aynasından. Hacmen de ufalır mı insan kuşlar ayağını kesince?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Fıtratında yazılı olandan daha çok tamah edersen dünyaya… Sonu işte böyle… Düğmeciler ve zücaciyeciler bile kaba saba, olacak şey değil. Para-fizik bir tatsızlık.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Havalar iyi değil, ben söyleyeyim de. Herkes bildiğini yaşıyor. Azat-buzat, koptuk gittik ahbaplık ettiğim şarkılarla. “Olur ya…” Eşkıyalarım mağaralarda mı artık her neredelerse ses seda yok. Onlarla da küstük gittik. Olacağı buydu. Ayaklanacak durumumuz yok, kestik yani selamı sabahı. Bir şeyler oluyor hep dışarıda da, bir telaş, fakat&amp;nbsp; içeride… Tık yok, güneş bile bıçaklamıyor gözümü binaların arasından&amp;nbsp;geçerken hızla arabayla.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çocukların da gözünden düştüm, farkındayım. Saçlarını tararken görmüyorum oğlan çocuklarını plastik taraklarla ve boylarından büyük bir hülyayla. Ne anladım ben bu hayattan?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kendi kendine konuşan insanlar, kaybettikleri sevgilileriyle konuşurlar aslında. İnsan her şeyi anlatmak ister ya sevgilisine. Gidince ne yapacaksın?&amp;nbsp; Anlatırsın öyle işte sokaklarda, havalara. Kayıp sevgililer ne dinlerler peki o zaman? Taksiciler nedense&amp;nbsp; polismiş gibi konuşuyorlar telsizlerde, onları dinliyorlar belki. Ben nereden bileyim. Her yaz kötü şarkılar yapıyorlar, belki de onları. Bilemem her şeyi.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Biri birine âşık olsa keşke bugünlerde. Bir adam bir kadına bir söz verse. Kaçsalar. Tepetaklak olsa bir şeyler. İtalya’ya gitseler mesela. Sonra haberlerini alsak. İşler beklenmedik bir şekilde yolunda olsa… Hep birlikte yeniden, tüm kalbimizle inansak hayata. Olacak şey değil ya, neyse. Bir yük gemisinin tam&amp;nbsp; ucunda bir kadın, siyah bir gocuğa sarınmış, güneş doğarken filtresiz sigara içse. Gemisini kurtaramayan&amp;nbsp;kaptanlar, hep&amp;nbsp; toplansak bir adada.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bugün günlerden ne? Cumartesi mi? Tabii canım, cumartesi olmalı. Ben en fazla pazartesiye kadar beklerim işlerin yoluna girmesini. Daha olmadı, başka&amp;nbsp; çaresine bakacağım. Bu böyle gitmez. Hiç olmadı açık açık konuşacağım bu konuyu. Çiçeklerden başlarım diye tahmin ediyorum. Eğer görürseniz bir çiçekçinin camekânı önünde durmuş elleri havada konuşan bir kadın, bilin&amp;nbsp; ki o benim. Aldanmayın, bana hiç benzemez&amp;nbsp; fotoğraflarım. Üç aşağı beş yukarı hep aynı gülümsemeyi kullanırım. Sağlam bir tane buldun mu bırakmayacaksın.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yarım saatte geldi yine yaz. Bunca güneş, bunca şaka… Yine de bir iş var bu çiçeklerde. Ne diyorsunuz? Size bakıyorlar mı? Bakıyorlarsa da acaba iyi gözle mi? Tabii. Bir de o var, bilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5868510233721670942?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5868510233721670942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/temelkuran-cicek-sana-bakyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5868510233721670942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5868510233721670942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/temelkuran-cicek-sana-bakyor-mu.html' title='Temelkuran - Çiçek Sana Bakıyor mu?'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qO3Ir-UHI4w/Td9t8qzex_I/AAAAAAAABEQ/dYwcqaLfxOY/s72-c/tumblr_ljsj36jifz1qj547no1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-273765473747700969</id><published>2011-05-20T02:14:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:58:38.384+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Yapma be hacı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cB471hGw-H8/TdWeKCss-nI/AAAAAAAABEM/yPRLPaonELU/s1600/bottle_double_by_carolmonster-d3dhcsi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="261" src="http://4.bp.blogspot.com/-cB471hGw-H8/TdWeKCss-nI/AAAAAAAABEM/yPRLPaonELU/s400/bottle_double_by_carolmonster-d3dhcsi.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Dilini bilmediğim bir efkarın apış arası kaşıntısı bu. Hiçbir gerçeğin gölgesinden sakınmıyorum olanı..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Gecenin bu saatinde affınıza ve az biraz da sarhoşluğuma sığınarak gelecek zamanın herhangi bir rastlantısında bu yazıyla karşılaşmak ümidiyle sadece dipnot düşmek niyetindeyim. Çünkü bazı şeyler, sen, dönüp dolaşıp anımsa diyedir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Yalnız hissetmiyorum sadece tek başına olduğumun farkındayım. Geri sayım başladı. 10 gün sonra ucuz hayallerimi sırtlanıp gücümün yettiği yere kadar koşuyor olacağım. Çook ucuza söylediğim aşk sözlerim, paha eder sandığım kardeşlik türkülerim, ölene kadar gebe kalacağım annesizliğimle derimin altında kıymık kıymık batan bir huzurla adım adım uzaklaştığımın farkındayım. Yalnız değilim sadece tek başınayım. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bu günlerde çok yaşıyor az yazıyorum. Kendime mıh gibi çivilediğim hikayeleri hiçbir kitaba kapak yapamayacağım gerçeği, "keşke bu defa yanılsaydım" serzenişleriyle kapandı üzerime. Kapak oldu yani. Bana. Neyse ki insan müsveddesi bunca bokun içinde bir lağım deliği kadar temizim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-273765473747700969?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/273765473747700969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/yapma-be-hac.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/273765473747700969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/273765473747700969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/05/yapma-be-hac.html' title='Yapma be hacı!'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-cB471hGw-H8/TdWeKCss-nI/AAAAAAAABEM/yPRLPaonELU/s72-c/bottle_double_by_carolmonster-d3dhcsi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5087719568941271253</id><published>2011-04-18T19:09:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:56:50.380+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Cevapsız</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XGbr1AnozgQ/Taxe8NYiHmI/AAAAAAAABDs/5iHTfyldL6A/s1600/6c6da2aa10a60627f2cdd5b990f6d2d7-d3dheqv.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-XGbr1AnozgQ/Taxe8NYiHmI/AAAAAAAABDs/5iHTfyldL6A/s1600/6c6da2aa10a60627f2cdd5b990f6d2d7-d3dheqv.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Toplu taşıma araçlarında mp3 çalardan müzik dinlerken telefonlarımın sesini kapatıyorum. Çalar ve duymam ihtimali beni çok endişelendiriyor. Bunu neden bu kadar önemsediğimi bilmiyorum. Sürekli hata yapıyorum ve yaptığım hataları hafifletici sebepler doğurup, büyütüyorum. Kimsenin sandığı gibi kendimi çok fazla önemsediğim falan da yok. Boğazlarım şiş, yutkunamıyorum. Hiçbir şey yutkunamıyorum. Unutmak istemiyorum galiba. Ya da çoktan unuttum kendime belli etmiyorum. Aklım bir gelip bir gidiyor. Bir gidip bir geliyor. Ya gider ve bir daha gelmezse düşüncesi beni heyecanlandırıyor. Kimliği belirsiz bir sokak köpeği aidiyetsizliğimle kulağıma zorla küpe yaptırılmış nasihatleri taşıyorum. Taşlanıyor olmak, başımın sıvazlanmasından çok daha gerçekçi geliyor. Niyetler çektiriyorum en nankör halime. O hep dört ayak üstüne düşüyor benim elim yüzüm kesik içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ellerim kurtulacak ellerinden bir kuru dal ağaçtan kopar gibi...&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5087719568941271253?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5087719568941271253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/cevapsz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5087719568941271253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5087719568941271253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/cevapsz.html' title='Cevapsız'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-XGbr1AnozgQ/Taxe8NYiHmI/AAAAAAAABDs/5iHTfyldL6A/s72-c/6c6da2aa10a60627f2cdd5b990f6d2d7-d3dheqv.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5032827925924662821</id><published>2011-04-10T17:16:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:55:27.037+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Zor Ol Basit Oyna</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cV4GExCKsNM/TaGypTpPxxI/AAAAAAAABDo/3OZPpZT4GWE/s1600/tumblr_ljah0ximkK1qfcb1io1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-cV4GExCKsNM/TaGypTpPxxI/AAAAAAAABDo/3OZPpZT4GWE/s1600/tumblr_ljah0ximkK1qfcb1io1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Mantıklı kararlar alıp bu kararları uygulayabilen insanları anlayamıyorum. Mantıklı bir insan olmak istemedim hiçbir zaman. Mantıklı görünebilmek yetti hatta çoğu zaman. Bütün yanlışlarımın duygularımla aldığım kararlar olduğunu bilsem de mantıklı bir mutsuz olmaktansa içten bir mutsuz olmayı tercih ediyorum. Ve işte bu benim en mantıklı seçimim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Ve galiba hayatımda bir şeylerin yolunda gitmesi beni tatmin etmiyor. Karamsar biri olmadığımı düşünüyorum (&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;ki bu sadece benim düşüncem&lt;/span&gt;) ama kesinlikle sikik pembe gözlüklü insanlardan da olmak istemiyorum. Ben gözyaşlarımla büyüyorum, ciğerlerim kahkahalarımla gelişiyor. Ve hayat yine de öğretmeye devam ediyor. İyi, kötü, güzel, çirkin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Dün gece deliliğimle seviştim yine. Sabah uyandığımda pişmandım evet ama yapmadığım şeylerden dolayı pişman olmaktansa yaptığım şeylerden dolayı pişman olmak çok daha affedilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Ve işte sonunda vazgeçtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Erkeğinizi sabahları evden aç çıkarmayın hanımlar. Bunu yapmayın. Karnını doyurun, egolarını doyurun, tenini doyurun. Çünkü bunu siz yapmazsanız bir başkası yapacak. Ne gerek var ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;* Aşk güzeldir. Aşk'ı sevin. Düzenli olarak birine aşık olun. Kalp ve mide kaslarınızı çalıştırın. 'ilk öpüşme' heyecanını yaşayabildiğiniz kadar fazla yaşayın. Her insanda 'bu son' diyin. Son olmayacağını bile bile yapın bunu kendinize. Buna inanın. Her insanı o son'muş gibi yaşayın. Bittiğinde 'çok sevmiştim' diye ağlayın. 'Şimdi ben nasıl unutucam' diye ağlayın. Ağlayacak daha iyi bir bahane bulana kadar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5032827925924662821?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5032827925924662821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/zor-ol-basit-oyna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5032827925924662821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5032827925924662821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/zor-ol-basit-oyna.html' title='Zor Ol Basit Oyna'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-cV4GExCKsNM/TaGypTpPxxI/AAAAAAAABDo/3OZPpZT4GWE/s72-c/tumblr_ljah0ximkK1qfcb1io1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5646065523239440646</id><published>2011-04-07T00:21:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:54:38.792+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CcLGZt5Y7IY/TZzPsjjk2xI/AAAAAAAABDg/0zFGMq8MI7A/s1600/199009_10150190453133623_171633248622_8477905_5740754_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-CcLGZt5Y7IY/TZzPsjjk2xI/AAAAAAAABDg/0zFGMq8MI7A/s400/199009_10150190453133623_171633248622_8477905_5740754_n.jpg" width="295" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yüzeye çıkmış ölü balıklarıma saldıran martı çığlığı 'gitme'lerimde, yerden ayıramadığım gözlerimle, yüzüne bakamadığım çaresizliğimle sana 'git' diyebilmek en zoruydu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman yola çıksak seninle hep daha uzaklara gitmek isterdik. Efkarlı, büyük gülüşlerimiz vardı ve hiçbir trafik ışığının, virajın, yol yapımının engelleyemediği elele tutuşmalarımız. Elindeki küçük yara izini öperdim, elimdeki küçük 'yar'a izini öperdin. İyileşirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesin hiç gitmiyor kulaklarımdan. O dağın tepesinde, yağmurun altında adımı bağırışın, beni hiç kimsenin sevmediği harflerle sevişin, adımı seslenip ardından uzun uzun sustuğun, devamını getirmekten korktuğun anlar, sesler gitmiyor kulaklarımdan. Et tırnaktan ayrılmaz derler ya hep, otobanın ortasında gözyaşları içinde durdurup arabayı dizlerime sarılışın, 'çaresizim' deyişin, ilkokul fişinde ki aşkı okuyamayan bir çocuk gibi burnunu çekişlerin,&amp;nbsp; 'ben ne yapıcam şimdi' deyişlerin ve benim isyanım, dudaklarımı parçalayarak kanattığım haykırışlarımla anladım ki, et tırnaktan ayrılırmış. Ayrılmayı bile beceremedik. Kopardık kendimizi birbirimizden. Kurduğumuz binlerce mantıklı cümlenin ardından 'bitmesi gerekiyor'larımızı alıp daha sırtımızı dönemeden tekrar kenetlendik. Ne ellerimiz söz dinledi ne kollarımız. Nefeslerimiz dilendi birbirini be adam biz yine de inatla üfledik. Ve işte şimdi gittin. Bittik diyemeyişim ne acı. Ne acı mutsuzluğunu sıvazlayamayışım ve 'rüyaydı Ezo'm rüyaydı, geçti..' diyemeyişin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5646065523239440646?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5646065523239440646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/yuzeye-ckms-olu-balklarma-saldran-mart.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5646065523239440646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5646065523239440646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/yuzeye-ckms-olu-balklarma-saldran-mart.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-CcLGZt5Y7IY/TZzPsjjk2xI/AAAAAAAABDg/0zFGMq8MI7A/s72-c/199009_10150190453133623_171633248622_8477905_5740754_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1024327180476907711</id><published>2011-04-01T02:04:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T14:54:18.986+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Yorgunum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MhcIySLUSFs/TZUIgOuL5eI/AAAAAAAABDc/CggNKEHQDJk/s1600/tumblr_lgiw1oSoF31qgczmto1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-MhcIySLUSFs/TZUIgOuL5eI/AAAAAAAABDc/CggNKEHQDJk/s1600/tumblr_lgiw1oSoF31qgczmto1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Ne istediğini bilmez hallerimden, karmaşamdan, diplerden ve kendimi kendimden kaçıracak bir yer bulamayışlarımdan...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çok sevmelerimden, tahammülsüzlüğümden, çaresizliğimden, Nisan yağmurları gibi aniden üzerime yağdıran özlemlerimden...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Tembelliğimden, beceriksizliğimden, vazgeçtiklerimden ve inatla sıkı sıkıya sarıldığım neticesizliğimden...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Aldığım ve tutamadığım onlarca kararlardan, kararsızlığımdan, güçsüzlüğümden, arafta sek sek oynadığım anlardan...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Vakitsizliğimden, yetemeyişlerimden, dile dökemeyişlerimden, yoluma gidişlerimden, yolu bilmeyişlerimden, yolumun olmayışından, aptallığımdan.. Aptallığımdan. Hep aptallığımdan.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1024327180476907711?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1024327180476907711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/yorgunum.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1024327180476907711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1024327180476907711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/04/yorgunum.html' title='Yorgunum'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-MhcIySLUSFs/TZUIgOuL5eI/AAAAAAAABDc/CggNKEHQDJk/s72-c/tumblr_lgiw1oSoF31qgczmto1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3231728133497336643</id><published>2011-03-20T22:15:00.001+02:00</published><updated>2011-03-29T13:31:46.706+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>uS</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-_5Nl7WcuXLQ/TYZbC7YHR-I/AAAAAAAABDU/iYfSP6SSn_4/s1600/gyu%25C4%25B1u.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="https://lh5.googleusercontent.com/-_5Nl7WcuXLQ/TYZbC7YHR-I/AAAAAAAABDU/iYfSP6SSn_4/s640/gyu%25C4%25B1u.jpg" width="481" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Şaşırarak, dövüşerek, sevişerek yoğuruyorum zamanı.. Hatalar alıp hatalar satıyorum. Yoruluyorum, sonra iştahla umutlanıyorum sil baştan. Başımı hafif sola eğip gülümsüyorum bir adama. Aynı başı sağa çevirip, dağa, yola, buluta çevirip bırakıyorum yaşlarımı. Dudaklarımda kırık, halsiz bir türkü; " Yan yana geçen geceler unutulup gider mi, acılar birden biter mi? Bir bebek özleminde seni aramak varya bu hep böyle böyle gider mi?" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Yaması gelmiş masalımın telafisidir bu yaşadığım. İsyanım öpülen ellerimde, gözlerimde, alın çizgilerimde saklıdır. Söze gelemeden kırılan, göze gelmeye cesareti bile olmayan onlarca kelimeyle, anlam veremediğim bu eksiklik, bu hayret ettiren hasretle ucu kırık bir iğne gibi geçiyorum ipliğe. Ağır geliyor kendime bile batamayışım, boynumda bir iple kırıldığım yanıma ağlayışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Biliyorum bitmeyecek! Bitmesin! Göğsüme tutturduğum muska gibi korusun beni...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3231728133497336643?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3231728133497336643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/03/us.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3231728133497336643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3231728133497336643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/03/us.html' title='uS'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-_5Nl7WcuXLQ/TYZbC7YHR-I/AAAAAAAABDU/iYfSP6SSn_4/s72-c/gyu%25C4%25B1u.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6485465973006827458</id><published>2011-03-06T11:55:00.002+02:00</published><updated>2011-03-29T13:25:47.152+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Ada</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-vaXY6QfaQdo/TXNWwlF17GI/AAAAAAAABDM/F3UMmc7Zjdc/s1600/tumblr_lgqo8jkXKa1qddvs5o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://lh3.googleusercontent.com/-vaXY6QfaQdo/TXNWwlF17GI/AAAAAAAABDM/F3UMmc7Zjdc/s1600/tumblr_lgqo8jkXKa1qddvs5o1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Blog sayfası üzerinde ki can sıkıcı yazı kalkmış. Günlerce yazılıp çizilenleri okudum. İnsan nasıl sessiz kalabilirmiş anladım. Böyle böyle alıyorlar elimizden gerçeklerimizi, haklı savunmalarımızı, davamızın gururunu. Bir yerden sonra içinin alamayacağı büyüklükte bir 'yeter' çekip susuyorsun. Haksızlık illa ki bir zaman sonra tepkisizliği doğuruyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hiç iyi değilim. Sanki koca, dev dişli çarklar ben iyi olmayayım diye dönüyor. Gereksiz, saçma sapan bir yola soktum kendimi. "Ya şimdi ne olacak?" sorusu ağzıma sıçıyor. Off.. Tanrım, neden herkes gibi normal seçimler yapmıyorum! Kafamın içinde ki fillere, çelişkilere inat kalkıp bir şeyler yapmam lazım şimdi. Sıradan bir günmüş gibi, hakkım varmış gibi gülüp eğlenmem lazım. Artık kendimi anlayamıyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6485465973006827458?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6485465973006827458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/03/blog-sayfas-uzerinde-ki-can-skc-yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6485465973006827458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6485465973006827458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/03/blog-sayfas-uzerinde-ki-can-skc-yaz.html' title='Ada'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-vaXY6QfaQdo/TXNWwlF17GI/AAAAAAAABDM/F3UMmc7Zjdc/s72-c/tumblr_lgqo8jkXKa1qddvs5o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3620149996034005314</id><published>2011-02-28T20:58:00.001+02:00</published><updated>2011-03-29T13:25:59.275+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Yirmi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-HK3zrRXcrvw/TWvs9cgTC3I/AAAAAAAABDI/j4wKymNB0fc/s1600/182016_10150138143973623_171633248622_8117737_2147754_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://lh4.googleusercontent.com/-HK3zrRXcrvw/TWvs9cgTC3I/AAAAAAAABDI/j4wKymNB0fc/s1600/182016_10150138143973623_171633248622_8117737_2147754_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Neden her şeyi bu kadar zorlaştırıyorum bilmiyorum. İsteyerek ya da istemeyerek ama sadece seni düşünerek yüzümde açan güller senin yanında neden kaşlarını çatıp susuyor..&lt;br /&gt;&amp;nbsp; 'Asla yapmam' dediğim, kendime asla yediremeyeceğim bir hatanın tam ortasındayım yine. Ve garip ki mutluyum. Ve garip ki huzurluyum. Yine de böyle olmaması gerektiğinin farkındayım..&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Sen, heyecandan yuttuğun kelimeleri toparlamaya çalışırken, o çakır gözlerin onca insanın içinde gözlerimi yakalarken, yanında otururken, sigaramızı, suyumuzu, poğaçamızı paylaşırken, sen belki bilerek belki de bilmeyerek beni günaha sokarken nasıl emin olabilirim göğsüne başımı dayamayacağımdan ya da sen ne kadar eminsin dudaklarımdan uzak duracağına?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bundan bir ay önce herhangi biriydin. Bugün, her saniye değişen ruh hallerimin ve vicdanımdan kaçışlarımın sebebisin. Ve yarın ne olacağını bilememek düşündürüyor beni. Yapmam gereken tek şey uzak durmak. Ve tesadüflere inanmamak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3620149996034005314?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3620149996034005314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/yirmi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3620149996034005314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3620149996034005314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/yirmi.html' title='Yirmi'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-HK3zrRXcrvw/TWvs9cgTC3I/AAAAAAAABDI/j4wKymNB0fc/s72-c/182016_10150138143973623_171633248622_8117737_2147754_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-9006753554749357284</id><published>2011-02-21T21:09:00.001+02:00</published><updated>2011-03-29T13:26:12.037+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Aldım. İçinde gözyaşı vardı, küçücük bir adamla.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7cv5bRhk8qM/TWKX8YchEII/AAAAAAAABDE/TKDN1Stv3Rg/s1600/tumblr_lgeix0QZzY1qzip33o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-7cv5bRhk8qM/TWKX8YchEII/AAAAAAAABDE/TKDN1Stv3Rg/s400/tumblr_lgeix0QZzY1qzip33o1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bütün günahları sana bağışladım. Sarılamayışlarımızın sebebine seni anlattım. Adını içtiğim zamanlar öfkeye bırakıyor yerini. Parmak uçlarımdaki kimsesizlik sübyan, terütaze bir nefreti besliyor, büyütüyor. Yüreğin avuç içimde atıyor hala ne gariptir ki yine de uzaksın. Olduğum yerde bırak beni. Bu yarım kalmışlıkta, bu çatısız evde bırak. Ya da al, tamamıma erdir, ben duvarsızlığı göze aldım sen çatını al üzerime kapan.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ya da siktiret. Böyle sıkıntısız, suskun böyle bir başına kal oralarda. İçinde sadece kendinin bilebileceği akıntılarda kimin kimde boğulduğunu anlayamayan bir nehir gibi, soğuğunu nefesiyle ısıtamayan bir dağ gibi, ıssızlığının heybetiyle kal orada. Göze alıyorsan, yaktığın ömrün ateşiyle ısın. Küllerinden doğabileceğim bir masala daha gebe kalamamak okunuyor şimdi buralarda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-9006753554749357284?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/9006753554749357284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/aldm-icinde-gozyas-vard-kucucuk-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/9006753554749357284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/9006753554749357284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/aldm-icinde-gozyas-vard-kucucuk-bir.html' title='Aldım. İçinde gözyaşı vardı, küçücük bir adamla.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-7cv5bRhk8qM/TWKX8YchEII/AAAAAAAABDE/TKDN1Stv3Rg/s72-c/tumblr_lgeix0QZzY1qzip33o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3853151383860902168</id><published>2011-02-18T01:41:00.002+02:00</published><updated>2011-03-29T13:30:34.381+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Kadavralara da ötanazi hakkı istiyoruz!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zFjPcJkj51s/TV2uKUes8rI/AAAAAAAABDA/-_tHrdZ0x9k/s1600/tumblr_lfh1k0hcvZ1qc49m9o1_500.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-zFjPcJkj51s/TV2uKUes8rI/AAAAAAAABDA/-_tHrdZ0x9k/s1600/tumblr_lfh1k0hcvZ1qc49m9o1_500.gif" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Konuşulmayan, hiç olmamış gibi davranılan sadece benim bildiğim (bildiğime eminim) nüvesi akışmış boşluğumda (hoşluğumda yahut)&amp;nbsp; kendime tahtadan değnekler, kuşlar, pinokyolar yapıyorum. Kendimle uzun uzun sohbetlere giriyorum. Sigara üstüne sigara yaktıran derin mevzular.. Sadece kendimle bu derinliğe ulaşabildiğime artık şaşırmıyorum. &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli ki farklı bile değildiniz. Belki sen çok daha iyi kapatıyordun derinin altındaki isleri. Hayata öylesine çizilmiş karakalem çizgilerle bağlıydın. Bunu bile sen yapmıştın kendine. Büyük zaafların, büyük hayal kırıklıkların, gözyaşların, uykusuzlukların olsun istiyordun. Bunun için o adamı seçiyordun. Adına büyük aşk dediğin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes gibi olduğunu anlaman için tek bir şeyin yeteceğini sanıyordun. Sıkı sıkıya inanabileceğin bir şey olsun istiyordun. Bir gün bile tanrıyı suçlamadın bunun için. Kitaplar işaretleri doğru almadığını söylüyordu. İnsanlar avuç avuç antidepresan yutuyordu. Annen gizli gizli ağlıyordu. Onların filmi güzel değildi. Sen, hayatını değiştirecek bir filmin olsun istedin. Bu yüzden en çok unutmaktan korktun. Öyle ya ne yapardın unutursan? Şarkı söylemeyi unutmak gibi, konuşmayı, gülmeyi, adını unutmak gibi. İnsan hiç unutur mu anadilini?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir yerlerde bir hata oldu. Düşünemediğin, göz ardı ettiğin bir yanlıştan bir hata doğdu. Sırça boşluklarında kendine çarpa çarpa bölünüp, çoğalıp kendini gördün. Gördüğün o şeye inandın. Ve farkettin ki, nasıl inanmak istediğinden daha önemlisi neden inanmak istediğinmiş. Ona inandın çünkü inançların olmadan tutunamayacağını farkettiğin&amp;nbsp; gün karşında o vardı. Aslında işaretleri aldın. Kendi istediğin gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni ondan daha çok sevemez kimse masalını yaktın. Beni ondan daha iyi kimse anlayamaz cümlesi artık içini ısıtmıyor. Beni ondan daha iyi kimse tanıyamaz cümlesi gururlandırmıyor artık seni. Söylenmemiş onca şeye baktığında aslında seni hiç tanımamış olduğunu anlıyorsun. Babanı nasıl kendi kafanda yazdığın hikayelerle sevdiysen, ona da kendi kurduğun hayallerle inandın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum belki de sevmiştin. Yoksa inanmaya nasıl devam edebilirdin ki? Onu neden seviyorsun diye sorduğumda çünkü o çok&amp;nbsp; zeki dedin. Bu kadar zeki madem neden bu kadar yanlış sorusunu duymazdan geldin. Cümle aralarında onun bir kalitesi var derdin. Kendini pek ucuza sattığı zamanlara şahit olduğun halde. Ne kadar da anlayışlı diyorsun onu tanıyanlara. O kendinden başka hiç kimseyi anlamayacak kadar bencil biri diyen yanını zoraki susturarak. Sen, hayatta bir tek ona güvendim diyorsun. Sığınmak istediğin zamanları bir bir bombalarken güvenebileceğin son kişi bile değildi oysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi dök derununu! Cesaretine aşık olduğun adamın, cesareti sandığın şeyin umursamaz bir yavşaklık olduğunu anlamadın mı? Sakın bana ağladım üzüldüm deme. Sen kendi kurduğun hikaye uğruna milyonlarca yıllık kahkahalarından, ölümsüzlükten vazgeçtin. Sen onlarca güzel kalbin suyunu içtin, ona biriktirdin. Sen bir yerlerde kendini bulmak uğruna çok güzel, bir o kadar da kalitesiz ölümlere sebep oldun. Çekirdeğin yaptığın o adamla kendi etrafında döndün, umutsuzluklarını, hastalıklarını, acılarını sevdin. Kendini öğrendin, adım adım. Kendini önce o adamın içine soktun sonra orada, o acınacak hissizlikte kendini tamamladın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun yanında güçsüz, aşık, acı çeken bir kadın olmak istedin. En tahammül edemediğin şey olmak, o olduğun şeyin dibini görmek istedin. Hayatında bir defa da olsa bir şeye inanabilmeyi istedin. Şimdi kimseyi renklendirme zahmetine girme. Sıfır noktasında sen o adamdan çok çok daha acınacak bir hissizliktesin. Ve o adam sandığın kişi bile değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıvrıl kendine. Yüzünü diz kapaklarına daya. Ona söyleyemediğin onca gerçeği al ve kendine kapan.Vadesi dolmuş, emekliliği gelmiş, kefen parası çoktan hazır edilmiş bir aşkın ara sularında huzur bulmak, o suların ortasında bir ada olmaktan daha zor, daha imkansız. Yüreksiz kalmak, yüreksiz bir adama meme olup süt akmaktan daha çok yaralamaz! Savaşın ortasında gerekirse ihaneti bile sırtlanıp silahlanabilirsin. Ama korkaklık.. İşte o koca bir cephaneliğin içinde bile seni savunmasız bırakır. Ölürsün. Kan bile akmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3853151383860902168?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3853151383860902168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/kadavralara-da-otanazi-hakk-istiyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3853151383860902168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3853151383860902168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/kadavralara-da-otanazi-hakk-istiyoruz.html' title='Kadavralara da ötanazi hakkı istiyoruz!'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zFjPcJkj51s/TV2uKUes8rI/AAAAAAAABDA/-_tHrdZ0x9k/s72-c/tumblr_lfh1k0hcvZ1qc49m9o1_500.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7748766246452502247</id><published>2011-02-15T23:28:00.001+02:00</published><updated>2011-03-29T13:31:14.034+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşlik Ettiğim Sesler'/><title type='text'>Bir Ses Susup Gidicem</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-pYxVT7NwAfU/TVruwigXppI/AAAAAAAABC8/H-GOtF0iJNU/s1600/Sleep_by_rekia.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="253" src="http://2.bp.blogspot.com/-pYxVT7NwAfU/TVruwigXppI/AAAAAAAABC8/H-GOtF0iJNU/s400/Sleep_by_rekia.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://ufizy.com/#ksCNmw3wsh4/r/%21/"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İlk defa dinledim. Ya da ilk defa duydum. &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7748766246452502247?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7748766246452502247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/bir-ses-susup-gidicem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7748766246452502247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7748766246452502247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/bir-ses-susup-gidicem.html' title='Bir Ses Susup Gidicem'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-pYxVT7NwAfU/TVruwigXppI/AAAAAAAABC8/H-GOtF0iJNU/s72-c/Sleep_by_rekia.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2446456701713825449</id><published>2011-02-15T01:32:00.003+02:00</published><updated>2011-02-15T16:07:49.695+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Dem üstünde saksağan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-s6NUrJpFU_g/TVmqgVLGk5I/AAAAAAAABC4/1qnySAFMCEI/s1600/red_ribbon_by_shadowinlight-d32wgce.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="342" src="http://1.bp.blogspot.com/-s6NUrJpFU_g/TVmqgVLGk5I/AAAAAAAABC4/1qnySAFMCEI/s400/red_ribbon_by_shadowinlight-d32wgce.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bu aralar gidecek bir işim yok. Yapacak çok işim de yok. Hala hareket ettiremediğim boynum ile karın ağrılarım sosyal yaşam alanımı bi hayli etkiledi -ki zaten çok sosyal bi hayatım da yoktu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Az önce hayatımda çok nadir karşılaştığım bir şey oldu. Düşündüm. Sonra devamı geldi ister istemez. Ki bu da çok sık olmuyor. Düşünmüyorum yani zora gelmedikçe. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Çok salak bir hayatım olduğunu biliyorum bunu kabullendim ama kabullendiğim an farkettim ki aslında o kadar da salak değilmiş be. Meselam;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bundan 1.5 ay önce ben yaşıyor muydum, yaşıyordumsa nasıl yaşıyordum, su içiyor muydum içiyordumsa niye hatırlamıyorum? Çünkü garip bir şekilde artık hayvanlar gibi su içiyorum. Litre hesabına vurursak 2.5 kilo içerim ki. 2.5 kilo da Bayan Yüzük içse abi bildiğin bir damacana su tüketiyoruz. Babama selam.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Dumansız hava sahasına (ki dumansız sigara olsa onu içerdik) katkımız olsun istediğimizden 3er saatliğine sigarayı bırakıyor sonra yeniden başlıyoruz. Uyurken zaten içmiyoruz onda sıkıntı yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;#Sabah uykusu için cinayet işleyebilirdim bir zamanlar. Ama şimdi Bayan Yüzük'den önce kalkıyor kahvaltıyı hazırlıyorum. Hep ben hazırlıyorum. Sonra onu uyandırıyorum. Öperek! Bir saat boyunca yiyoruz. Bir daha acıktığımızı hissedene kadar yiyoruz. Bu döngü bile değil. Spiral.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bayan Yüzük ve ben aynı firmada çalışıyoruz. Günlük mesai ücretimiz 45TL. Parmak hesabıyla baktığımızda biz ortalama 3 haftadır işe gitmiyoruz. Yani bu şu mu demek oluyor? Yiyor, içiyor, sıçıyor ve afedersin bok gibi de para kazanıyoruz. Estafurullah!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Tabii işe gitmiyoruz diye düzensiz, sorumsuz olduğumuzu düşünmesin kimse. Çok zor bir şey başardık ve bir programa oturtabildik hayatımızı. Program; sabah kahvaltısı, sabah kahvaltısından sonraki ara öğün, ara öğünden sonraki öğle yemeği, öğle yemeğinden sonraki akşama hazırlık yemeği vesaire aralarında düzenli olarak alkol-sigara-sakız-su-yemek-sigara-alkol-sakız-su-çay-yemek-sigara-sakız-kahve-sakız-alkol-sakız-sakız-alkol şeklinde gidiyor. Programa sadık kalmak için de hiç kasmıyoruz. Kendiliğinden oluyor. Bazen ders çalışmış gibi de yapıyoruz. Ve buna biz bile inanmıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Tabii çok sevdiğimiz kültürel etkinlikler de var. Mesela; oyunculuk ve sinema adına iri adımlar atıyoruz. Kah "Ooyyh Charlie", kah "salag ya yeminediyom salag bu çocuk", kah "amma fakat lakin ki öyle değildir"gibi güzide eserlerimizi yaşatmak adına kendimiz oynuyor ve kameraya çekiyoruz. Sonra günlerce gülüyoruz. Bazen de sakız çiğniyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bugün dedik ki çok sıradışı yaşıyoruz abi gel biraz sıradanlaşalım. Ve 8 kişilik çilekli pastayı iki kişi yedik. Hepsini! Sonra karnımıza ağrılar girdi. Mutluyduk. Çünkü sonunda herkes gibi olabilmiştik.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bayan Yüzük bazen kaval üflüyor. Bazen de kavalı işaret parmağına sokuyor. Çıkaramıyoruz. Şu sıralar en çok buna gülüyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Geçen kendimizi tv izlerken kameraya aldık. Kendimize uzaktan baktığımızda o kadar embesil hissediyorduk ki bir de yakından bakalım dedik. Baktık. Cidden embesil gibiymişiz. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Az önce Bayan Yüzük yarın ayın kaçı diye sordu ve ben yerde ki halıya bakarak 'ayın kaçı'nı aradım. Bulamadım. Bazen buraya gelip bir şeyler yazarak ve ne yazdığıma bile bakmayarak nasıl hissettiğimi, ne düşündüğümü öğrenip gidiyorum. Buraya yazdığım kelimelerin nabzını ölçerek tansiyonumun ne durumda olduğunu anlamaya çalışıyorum. Yirmi dk. önce birer de bira içip kapatalım dediğimiz alkol muhabbeti, benim birayı yudumlayıp üzerine tuz ve limon yalamam üzerine son buldu. Ve ne hissettiğimi anlamam için daha ne kadar bokunu çıkarmam gerektiğini bile bilmiyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;İçimde acemaşiran makamından bir adam koyboluyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2446456701713825449?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2446456701713825449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/dam-ustunde-saksagan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2446456701713825449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2446456701713825449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/dam-ustunde-saksagan.html' title='Dem üstünde saksağan'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-s6NUrJpFU_g/TVmqgVLGk5I/AAAAAAAABC4/1qnySAFMCEI/s72-c/red_ribbon_by_shadowinlight-d32wgce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5338987615452480294</id><published>2011-02-14T12:12:00.002+02:00</published><updated>2011-02-15T16:07:20.418+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Gayya Kuyusu'ndan Selamlar..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-89NTEnjxTy8/TVj6K5sTDQI/AAAAAAAABC0/Y7ZmipZrnDc/s1600/tumblr_lggur1EMoe1qcwzeio1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-89NTEnjxTy8/TVj6K5sTDQI/AAAAAAAABC0/Y7ZmipZrnDc/s1600/tumblr_lggur1EMoe1qcwzeio1_500.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Sevgililer gününüz kutlu olsun olmasına ama bugün elinizde çiçeklerle sarıldığınız adamla yarın birgün ağzınıza sıçacak olan adam ya da kadın aynı kişi farkındasınız değil mi? Mükemmel, mantıklı, aşk ve saygı dolu bi ilişki yok bunu da biliyoruz. Yaşadığımız ilişkinin ne kadar mükemmel olabileceği bizim kafamızda ne denli gerçekçi bir hayal yaşayabildiğimizle alakalı. Yine de sarılın öpüşün falan. Her şey yolundaymış gibi davranmak kısa vedede de olsa iş görür. Negzel!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;"Dünya Yere Çöp Atmama Günü" bile çok çok daha mantıklı ve işe yarar bence. Hiçbir şeye hayrı olmayan, fuzuli zorundalıklar, israf ve görüntü kirliliği işte. Neyse siktiret. Bir günlüğüne her şey çok güzel, harikuladeymiş gibi davranın napalım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Aile hekimimin verdiği dört günlük istirahati, balık sırtı örülmüş saçlarımı, arkadaşın hazırlamakta olduğu sıcak şarabı ve anlamsızca kendimi çok iyi hissediyor oluşumu kendime hediye ediyorum bugün.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Pet shopdan satın aldığı hayvanı sevgilisine hediye eden cinconları kınıyorum. Ve en azından canlı çiçek alın olm sevgililerinize. Göt akıllı olmayın. Güzel bir şeyler yaptığınızı sanarken bir yandan sıçıp batırmayın. Cafelerde gelen o fahiş hesapları yiyişmelerinizin bedeli olarak paşa paşa ödeyin. Bana da balon alın. Balon istiyorum. Kırmızı olanından.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Edit: An itibariyle, girmiş olduğum yazılı sınavı kazandığımı ama dün yapılan sözlü sınava girmediğim için elendiğimi öğrenmiş bulunuyorum. Annem çıldırıyor amk!!&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Oha çok kötü olm. Gidip biyerlere saklanayım en iyisi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5338987615452480294?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5338987615452480294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/gayya-kuyusundan-selamlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5338987615452480294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5338987615452480294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/gayya-kuyusundan-selamlar.html' title='Gayya Kuyusu&apos;ndan Selamlar..'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-89NTEnjxTy8/TVj6K5sTDQI/AAAAAAAABC0/Y7ZmipZrnDc/s72-c/tumblr_lggur1EMoe1qcwzeio1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2733502990987451766</id><published>2011-02-13T14:22:00.003+02:00</published><updated>2011-02-15T16:06:54.347+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Hamuş</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rmow1qAGrgE/TVfIUaNUh-I/AAAAAAAABCs/ZK5YfeHf59M/s1600/41d530f66f3a980bb0d2b821c86df027-d34eyi5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://2.bp.blogspot.com/-rmow1qAGrgE/TVfIUaNUh-I/AAAAAAAABCs/ZK5YfeHf59M/s400/41d530f66f3a980bb0d2b821c86df027-d34eyi5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hani kimi zamanlar vardır, birbirinin aynıymış gibi gelen. Güneşin doğmuş olması ya da gecenin bastırmış olmasının sana hiçbir şey ifade etmediği an'lar. Saatler art arda devrilirken geçip gidenin ne olduğu o kadar da umrunda değildir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Saate bakmayarak, dakikaları görmezden gelerek hep şuanda kalabilirmişim gibi geliyor. Her an kötü bir şey olacakmış hissi veren kasvetli hallerim mi yoksa hiçbir şey olmayacağı hissi veren bedbin hallerim mi daha kötü? Hep böyle, bu zihin boşluğunda kendime çivilenmiş öylece kalakalacakmış gibi, beni bir daha kolay kolay hiçbir şey şaşırtamayacakmış gibi terütaze umutsuzluklarımın sırtını sıvazlıyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendimi kendime mıhladığım "peki ya şimdi ne yapacağım?" hissinden kurtulduğum an her şey yine farklılaşacak. Üryan, aç bir bebek gibi başlayacağım yaşamaya. Biliyorum. Daha önce de olmuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2733502990987451766?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2733502990987451766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/hani-kimi-zamanlar-vardr-birbirinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2733502990987451766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2733502990987451766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/hani-kimi-zamanlar-vardr-birbirinin.html' title='Hamuş'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-rmow1qAGrgE/TVfIUaNUh-I/AAAAAAAABCs/ZK5YfeHf59M/s72-c/41d530f66f3a980bb0d2b821c86df027-d34eyi5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-668724057306471547</id><published>2011-02-10T22:26:00.000+02:00</published><updated>2011-02-10T22:26:34.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap Tozu'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-f14Jp_EZ49Y/TVRJRJXBPmI/AAAAAAAABCo/4P2BumuI0Xk/s1600/sea_by_TroubleNight.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-f14Jp_EZ49Y/TVRJRJXBPmI/AAAAAAAABCo/4P2BumuI0Xk/s640/sea_by_TroubleNight.jpg" width="424" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ne olursun ver ellerini.. Tut beni!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Sanki bir kayığa binmişim de rüzgarda sallanmaktan başım dönüyormuş gibi,&lt;br /&gt;deniz gibi tut beni...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;U.Erişik&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-668724057306471547?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/668724057306471547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/ne-olursun-ver-ellerini.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/668724057306471547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/668724057306471547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/ne-olursun-ver-ellerini.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-f14Jp_EZ49Y/TVRJRJXBPmI/AAAAAAAABCo/4P2BumuI0Xk/s72-c/sea_by_TroubleNight.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8373013532760908423</id><published>2011-02-10T11:47:00.003+02:00</published><updated>2011-02-15T16:06:10.656+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Sizi Aşka İnandıran Aşk Öldü. Öldü de Gömüldü. Acayip Şeyler Oldu. Çözüldü. Karıştı Bir Şeylere.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-a_SoSuL1974/TVOg7IzzU9I/AAAAAAAABCk/22mDAZgegY8/s1600/shadows_of_ourselves_by_theflickerees-d397fw6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-a_SoSuL1974/TVOg7IzzU9I/AAAAAAAABCk/22mDAZgegY8/s400/shadows_of_ourselves_by_theflickerees-d397fw6.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ağrıyan kemiklerim ve onca saat uykunun ardından yine de dinlenememiş bedenim harpten çıkmış gibiyiz. Düşüncelerimi de bedenimi olduğu gibi devirebilmek isterdim yatağa. Yorganı çekip başına "&lt;i&gt;su be kadın sus! dinlen biraz&lt;/i&gt;" diyebilmeliydim mesela..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dudağımı parçaladım az önce. Marulun marula benzemediği, domatesin kendini yaşlı hissettiği sandviçimi yerken herkes gibi dilimi, yanağımı değil dudağımı ısırdım ve parçalandı. Kanıyor. Sigara filtrem de nasipleniyor bu ne menem kokulu ıslaklıktan. İzlenimlerime göre; kan görünce bayılan, kedi ve köpeklerden korkan, boğazı ağrıyınca hastaneye giden ve kan şekerim düştü tatlı yemem lazım diyen kızları seviyorlar. Bu kızların yanında hep üzerlerine titreyen, onun için endişelenen birileri oluyor. Garip ama gerçek olan bir şey var ki, insanlar çok kolay yaşıyorlar aşkı. Yani bazen izliyorum ve diyorum ki içimden; "&lt;i&gt;aslında ne kadar basit..&amp;nbsp; nedir ki? önce aşık olursun sonra sevgili sonra karı koca ve zamanı geldiğine inanıyorsan anne baba. bu işte&lt;/i&gt;.&lt;i&gt;benim beceremediğim.&lt;/i&gt;"&amp;nbsp; İç organlarım parçalanırcasına yaşadığım adet sancılarımda ne kimseye ağlayabildim ne şımarabildim amk. Aldım sıcak su torbamı ayaklarımın altına, cenin pozisyonuna girip gözlerimi yumdum. Yeteneksiz olduğum şeyler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çok yorgunum ve ne tuhaftır ki çıkabileceğim bir kapı bile yok önümde. Toki tarafından satın alınmış bir arazinin ortasında hebele hübele gölgemle tartışıyorum. Bir kez daha gidebilecek gücü toplayabilecek misin diyen arkadaşın yüzüne kendimi ifade edememenin sıkıntısıyla aptal aptal bakmak yerine, "&lt;i&gt;çocukken oyun oynamaktan yorgun düşmüş bir halde, terli, nefes nefese ve kırmızı yanaklarla komşu teyzenin kapısını çalıp bir bardak su isterdim. Biraz olsun dinsin diye yorgunluğum, susuzluğum. İşte böyle bir şeydi. Endişelenecek bir şey yok&lt;/i&gt;" diyebilseydim keşke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ben orada bir potkal kadar aidiyetsizdim. Kah kendimizden vererek kah ondan bundan çalarak kurduğumuz o ayrı, o yeni dünyada kabul ediyorum neresinden baksan biraz eskiktik. Kaotik, uhuyla yapıştırılmış maket evler gibi, o evlerin içine asla sığamayacak olan barbie bebekler gibi.. Her ne kadar 'biz' olabilecek müsadeyi kendimizden kolayca alıverebileceğimizi bilsekde 'biz' diye bir dünya kuramayacağımıza emindik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çok sevdiğim bir hikayenin kapısını çalıp bir bardak su istedim. Ağır ağır içtim, içerken dinlendim. Sinebildiğim kadar sindim, alabildiğim kadar aldım. Ama oyun bitmedi. Mızıkçı derler adama. Arkadaşlarımın yanına dönmem lazım. Hem onlar bana çok özeniyor. Oyunun en güzel yerinde pencereden beni eve çağıran bir annem olmadığı için. Evet, en kıdemli ben olduğum için bütün mumlar benim avucumda dikiliyor ve ne oynanacağına ben karar veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çok sevdiğim hikayede de başka oyunlar oynanacak biliyorum. Bazen ona gidip iki büyük adam gibi, oynamadan durabilelim isteyeceğim. Bazen can yakan oyunlara rağmen özleyeceğim. Ama kendi çöplüğümde öteceğim. Kural böyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8373013532760908423?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8373013532760908423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/sizi-aska-inandran-ask-oldu-oldu-de.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8373013532760908423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8373013532760908423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/sizi-aska-inandran-ask-oldu-oldu-de.html' title='Sizi Aşka İnandıran Aşk Öldü. Öldü de Gömüldü. Acayip Şeyler Oldu. Çözüldü. Karıştı Bir Şeylere.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-a_SoSuL1974/TVOg7IzzU9I/AAAAAAAABCk/22mDAZgegY8/s72-c/shadows_of_ourselves_by_theflickerees-d397fw6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5668315132115005482</id><published>2011-02-07T23:20:00.000+02:00</published><updated>2011-02-07T23:20:37.241+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap Tozu'/><title type='text'>Bir Nedeni Yok</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TVBWFq0harI/AAAAAAAABCg/X2hXvYI0-Kk/s1600/httpxf8.gif.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TVBWFq0harI/AAAAAAAABCg/X2hXvYI0-Kk/s400/httpxf8.gif.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Dudaklarım gerisin geriye çekildi. Ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve "&lt;i&gt;hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi&lt;/i&gt;" dediği zamanlarda bekledim seni. Gözlerimi kapadım, bekledim. Beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. Evet, bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. Sevişirken sözlük kullanıyordum hala. Ama, seni seviyordum. Ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. Sana yaklaşamıyordum. Yasaklanmıştım adeta. Çiğnemeye çalıştığım bir yasak olsan da, uzakta dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. Küçük bir ateş. Küçücük bir ateştin sen. Sönmekten ürken bir ateş. Bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. Aşkın mecali kalmamıştı. Sessizce sokuldum yanına. Acıyla irkildin. Gülümsedim. Gülümsememe anlam veremedin elbette. Kimdi bu!? Ne istiyordu? Tanımadığın biri. Hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. Fuzuli bir beden, karşındaki. Usulca uzandım.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. Uzayın adını ben koymadım. Uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar. Rahatlatır beni o. Bütün yağmurlar, uzayın derinliklerinden gelip yağar. Romantizme uyum sağlamak için de değil. Öyle. İşin gerçeği budur. Yağmurlar, bu dünyaya ait sanma. Bembeyaz bir yalnızlığın olmalı senin de. Lekesiz bir yalnızlık. Lekelenmeye müsait bir yalnızlık. Tedirginliğini buna bağlıyorum seni seyrederken. Pişmansın. Pişmansın kapıp koyveremediğin için sanki. Elinde olsa, avaz avaz bağıracaksın sokaklarda. '&lt;i&gt;Neyim ben!&lt;/i&gt;' diye haykıracaksın. Olmuyor tabii. Olmuyor. Sıyrılır gibi lüzümsuz bir yerden, sıyrılıp, kendi affına sığınıyorsun. Beni de anlayacağın günler gelecek. Beni de göreceksin. Benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü. Korkma lütfen.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumdan söz etmek isterim sana, eğer sıkılmazsan. Bir gün otururuz evde, ben sana hayatımı anlatırım dakika dakika. Kaç yaşımdaysam, o kadar yıl sürer konuşmam. Çay pişiririz. Çaydanlığa su yerine votka koyarız sen dilersen. Sonra da sen anlatırsın: Sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları, sevdiğin canlıları, sevdiğin.. Hep sevdiğin şeylerden konu açarsın. Ben sıkılmam. Ben seninle sıkılmamayı seni ararken öğrendim. Seni hayal ederken keşfettim sıkılmamanın azametini. Bir insan, bir insanı sıkamaz. Bir insan, canı isterse sıkılır. Hacimler açarım sana içimde, dolman için, oraya akman için. Hacimler açarsın bana, çağlayarak gelirim. Endişelenmen gereksiz.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca&amp;nbsp; öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olması gerektiği kadar fedekar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkcası. Endişelerim, ideallerim, halletmeye çalıştığım meselelerim var. Başkalaşmaya çalışıyorum. Gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. Değişmek, hiç de zor değil. Yalnızca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmış gibi sanki. Anlaşılmak istiyorum: Sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. Evet, tıpkı bu. Sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin ritmine verirken yanında bir&amp;nbsp; diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. Birlikte dansetmek gibi. Sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. Arada bir alnındaki teri silmesi, üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. Bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. Ummadan, hayal etmeden, sıradan, olduğu gibi. Doğal. Ve ciddi. Ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. Bu gücü yanyanayken yaratabilme yeteneği. Ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. Masallarla geliyorum. Efsanelerle geliyorum. Herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. Artniyetsizim. İnan.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sorulara cevap bulamadım;kuşkusuz gerekli de değildi bu. Soruyu soru halinde bırakıp sahici yanını korumaya çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba? Bedenlerin bedenlerden istedikleri, ruhların ruhlardan çıkarttıkları, karşılıklı acıların&amp;nbsp; birbirlerinin etkisini artırdıkları vakitlerde düştün aklıma. Aklıma yayıldın. Ne kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki artık. Ortadaydım işte! Bir başkasının mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin yalnızlığıydı bu. Hayır! Melankoli diye&amp;nbsp; adlandırma bu durumu. Ortak bir açı yakalayamama sorunu galiba. Her kadın gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi dağların doruklarında biraz gözden ırak hüzünlenme denemeleri aslında. Kusura bakma, kafam biraz dağınık.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar da yapabilir. Kızmamalısın. Darılmamalısın eğer bir kardeşlik varsa aranızda.Sevgi, hoşgörü takıntıları da değil. Bir elmanın kırmızı olması, bir gülün öyle kokması, bir derdin halledilmesinin ardından ferahlık kadar sıradan ve güzeldir hata yapmak da. Aşka çılgınlığın yakıştığı çağları neden unutalım? Neden tarihin çuvalına tıkalım insanlığı? Alttan alma mı örtecek bunca çirkefi, zorluğu, belayı? Demokrasi, senin saçlarından güzel olamaz. Senin yüzünden daha güzel olamaz krediler, faizler, repolar, tahviller. Dünyanın en uzun gecesi 21 Aralık değil, beni terkettiğin gecedir. Beni üzdüğün, yorduğun, yıprattığın gecedir. Bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek?&amp;nbsp; Gerçekten kırıyorsun beni.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok.Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinin peşindeyim ben. Tanımsız bıraktığım birinin. Sessizliğin doyurduğu, biçimli ve endişeli birinin. Düşüncelerimi zapteden, kelimelerimi korkutan birinin. Yanında huzurlu uyuduğum, mutlu uyandığım birinin. Onunla olmakla, onunla birlikte yaşamakla gizli bir gurur duyduğum, asla kıskançlığa ya da sahiplenmeye dönüşmeyen bir tutkuyla bağlandığım birinin. Onu arıyorum göğe her baktığımda, bir melek gibi uzanıp yüzüme dokunacağını tasarlıyorum. Bütün aşkların payına düşen şiddetten arınmış, başkalarına aynı, birbirimize farklı koktuğumuz bir sevginin yolu bu. Cesaretimi ondan alıyorum pervasızca ve yine ona ben cesaret veriyorum mücadele ruhunda.Bir sır gibi saklıyoruz misafirliğimizi. Hüzün bitince geri döneceğiz çağımıza. İnsanlığa karışmaya hazır yapışık kalpler taşıyoruz aşkımızda. Bizim aşkımız, hakikaten beden gücü gerektiriyor akıl kadar. Yapacak çok işimiz var. Kucaklayacak çok arkadaşımız var. Bizim sebebimiz bu. Bizim fazlalığımız bu. Belki de iksirimiz. Kanayan yüzlerle çevrili bir gezegende, rüzgara karışan bellek tozlarımızla, erdemlerimizle, ideallerimizle ayaktayız. Yalan söylemiyorum.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, sen de isterdin sanırım huzurlu yaşayabileceğin bir hayatın planlarını şimdiden yapabilmeyi. Kolaya indirgenmiş, biraz fazlayı aşırılıkla aramayan, ölçülü bir heyecanla kritersiz bir maceraya aday kahraman olmayı. "&lt;i&gt;Rüzgara dur, yağmura yağma, mevsime değiş&lt;/i&gt;" demeyi.. Doğru, hepimizde biraz tanrıyı kıskanmak var galiba. Bütün günahlar da buradan kaynaklanıyor adeta. Hırslarımızın, çekincelerimizin odağı burası. Kazanmaktan çok, kaybetmeyi göze alabiliyoruz. Çikolata bile kurtlanabilir! Dondurma erir. Çiçek solar. Galiba önemli olan, onları yerinde yaşamak, yerinde korumak! Birer hatıraya dönüşseler bile! Kaç ölüme, kaç doğuma şahit olduğunu hatırlayabiliyor musun? Sevmek, ifade edebilmek kadar, ifadeyi unutmamaktır da. Şimdi sessizce uzaklaşmalıyım. Çünkü beni anlamadığını, anlamak için uğraşmadığını, hatta bunu önemsemediğini biliyorum. Aynı otobandaydık ve birimiz birimizin yanından geçip gitti. Hafızasızlığı gurur saymanın adil yanı! Hangimiz süratliydik, önemi kalmadı. Hangimiz daha özveriliydik, bunun da. Umarım, mutlu olursun. Bunun bir çöküntü anında da söylemiyorum. Hiçkimse aldatmadı ötekini, yalnızca böyleydik işte! Yüzüme bakma nefretle.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden uzaklaştıkça, bana ait olanlardan yakanı sıyırdıkça rahatlayacağını, herşeye yeniden başlayabileceğini sanıyorsun. Kimbilir, doğrudur belki de. Adımın yaşamadığı, adımın özlemle anılmadığı yerlerde kime umut verebilirim ki zaten? Romantizmin tehlikesi büyük! Romantizmin esrarı büyüleyici! Romantizmin kanına girdiği insanlar bencil ve hırslı. Ben seninle birlikte yaşlanabilecek kadar erken yola çıkmayı istemiştim, maceramız uzundu çünkü. Maceramızın tahakküm altına alınamayacak kadar mükemmel olması, donanımımızla ilişkiliydi.Yani, sen ne kadar sevecensen, ben ne kadar az&amp;nbsp; yıpratıcıysam o da o kadar mükemmeldi. Özveri denilebilir buna. Evet, buna özveri demek beni mutlu ediyor. İnsan, özverinin çocuklara ad olarak verilebileceği bir dünyada tanımını kaybediyor, miladını kaybediyor, peygamberlerini kaybediyor. Bu kaybedişteki kaosun ritmiyle çekiliyorum sana. Sen bir mıknatıssın şeffaf ve ben çekilirken sana içimdeki alalade metal parçalarıyla, kan şekerim düşüyor, tansiyonum düşüyor, ağrılarım düşüyor, ağzım düşüyor, ellerim... En çok da ellerim düşüyor! Sakın, sakın ha üstüne alınma.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seni kırmak için yaratılmadım. Uzun zamandır seni planlıyorum haksızca.Cezalandırılacak kadar mı yabancı, tanınmaz ve suç yüklüydüm! Belki, seni çok yıprattığımın, yaşamaya yönelik trafik işaretlerinin ortasında yalnız bıraktığımın elbette farkına vardım, ama her şey mi benim alehte var oluşumla açıklanabilir!? Beni, başta sana olmak üzere kimliklere karşı saldırganlaştıran koşulları tek başıma ben mi oluşturdum!? Seni kaybettim. Bunu biliyorum. Seni kaybettiğimi sen çekip gitmeden önce de biliyordum. Ortadaydı. Bedel ve kefalet ortadaydı. Senin hakkında bir satır bile yazmamaya çalışmamın gerekçelerini hiç&amp;nbsp; düşündün mü? Sana ait olanları içten içe koruma uğraşı mıydı sanki bu. Kuşkusuz. Hala da saygıyla ağlıyorum. Büyük bir tesadüfe yenildim, büyük bir eksen kaymasıyla, sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan gibi.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette kızıyorsun bana. Belki en çok da bu zayıflığıma kızıyorsun. Tedirginliğime, seni kaybetme endişeme, telaşıma, şaşkınlığıma, titreyişime, ürpermeme, anlamlarını anlamamış cümlelerle yetinmeme, müzakerelerde bulunmama, buhranların yorduğu bir gençlik yaşamama, bilincimi sana yönlendirmeme, sürekli sürekli içmeme, kelimelerin kifayetsiz olma durumuna, vesaireye vesaireye... İnadıma öfkeleniyorsun. Hırçınlığıma öfkeleniyorsun. Seni bırakmadığım için, seni özgürlüğüne salmadığım için hiddetleniyorsun. Bu da aşk işte! Bu da entrika! Bu da soysuzlaşmanın, aşkın getirdiği dalaveralarla&amp;nbsp; kendine kilitlenmenin başka bir çeşidi! Peki, anahtar nerede sevgilim? Peki, anahtarın üzerindeki yivler kimin eseri? Dur, dur, bağırma.&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlarda geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki? Bir küsme, bir burulma biçimiyle gidişinin ardından şehrin gri cephelerine fevkalade ağır bir el bombası gibi düşen bunaltının bıraktığı korkunç acının unutulmasına kaç yüzyıl kaldı ki.. Yaralandım. Bütün noktalarımdaki nöbetçiler yaralandı. Ölü de var dudaklarımda. Çığrından çıkmış bir ayaklanma gibi ağlamakta yalnızlığım. Bir gerçek aramıyorum felakete. Bir bahane göremiyorum arkadaşlarımın beni teselli etmek için söylediklerinin hanesine. Ama yokluğunu doldurmuyor sevda siyasetinin hançerleri. Ama bilemiyorum yağmurun ardından artık hangimiz suçlanacak. Eğer hissediyorsan,&lt;br /&gt;Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sende ardı arkası kesilmeyen bir korku sevdim. Ben bir cüce çocuk sevdim sende sıska. Şiddetli ve hayret uyandıran manevralarla kendi kanına olan saplantılı aşkını sevdim. O rutubet kokan loş yüzündeki kanalizasyonları, az kelimeyle kurduğun cümlelerindeki gizli soru işaretlerini, barlardan çatlak bir bardak gibi atılmayı beklemeni, serserice patlamalarını, yuttuğun toplu iğneleri ve bir film hilesi uyandıran utangaç hasret poyrazlarını sevdim. Dokunamadım sana. Parmak uçlarım neşterdi çünkü. Kırılan bir kemiğin sesiyle veda ederken,&lt;br /&gt;Bir nedeni yok.Yalnızca öptüm.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Derman Över&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5668315132115005482?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5668315132115005482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/bir-nedeni-yok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5668315132115005482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5668315132115005482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/bir-nedeni-yok.html' title='Bir Nedeni Yok'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TVBWFq0harI/AAAAAAAABCg/X2hXvYI0-Kk/s72-c/httpxf8.gif.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7752335982071902773</id><published>2011-02-03T16:44:00.001+02:00</published><updated>2011-02-15T16:04:36.230+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Akşam kostümlerimizi giyip apaçi dansı yapıcaz arkaşla. Çok farklı, değişik bir şey bence bu.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUq3S6yc97I/AAAAAAAABCU/ko9risvKqtM/s1600/secret_feather__by_m0thyyku-d34eeeo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUq3S6yc97I/AAAAAAAABCU/ko9risvKqtM/s640/secret_feather__by_m0thyyku-d34eeeo.jpg" width="444" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Bunu söylemek istemiyorum ama tatil bana yaramadı. Daha huysuz, daha mızmız ve çok daha çekilmezim. Akşamlara kadar koşarken birden yatış pozisyonu almam aptallık etkisi yarattı. Herkes bana gıcık olsun istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Sabahın köründe uyandım. Dur dur. Sabahın köründe uyandırıldım. Zaten sabaha karşı yatmışken o saatte uykumun ve rüyamın en tatlı yerinde uyandırılmak sinirlerimin mim telini bile oynatmadı. Allahım çok yavşak bi mutluluk bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Annemi kağıt üzerine yazıp laptopumun arasına sakladığı mektuplarla da çok seviyorum. Ama hiç beklemediğim anlarda karşıma çıkıp ağzıma sıçan mektuplardan fazla fazla tırsmaya başladığım için anneme de bir blog sayfası açmaya karar verdik. Aslında kararı veren oydu ben sadece uygulama aşamasında şey yaptım. Oha lan. Annemin iç dünyası benimkinden çok daha çalkantılıymış. &lt;a href="http://camurdanevler.blogspot.com/"&gt;İşte burada.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Fotoğraf makinamı Eser'e vereceğim diye birden aşka geldim. Bir ayda elime almadığım makineyle bir saatte zilyon tane fotoğraf çektim. Görgüsüzüm resmen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Annem gözlerimin içine bakıp, "Kabuk tutmuş yarayı kanatma kızım nolur" dediğinden beri içim oyuluyor sanki kabak gibi. Niye ben annemden hiçbir şey gizleyemiyorum. Kadında çok piç içgüdüler var tırsıyorum amk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Kabuk tutmuş yara mı kötüdür yoksa taze yara mı? Bunu da bi düşünmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # İşyerimde ki sessiz, sakin kız modumu pis bir elbise gibi çıkarıp attım üzerimden. Bence kim ne bok olduğuma anlam veremiyor. Herkese çemkiriyorum. Sabah toplantı var diyorlar "&lt;i&gt;o saatte niye kalkıp geliyoruz, akşama kadar nasıl çalışacağız uykusuz uykusuz&lt;/i&gt;" diye çemkiriyorum. Bir haftalık izin alıyorum arayıp nasıl olduğumu soruyorlar, "&lt;i&gt;bir huzur verseniz dinlenicem ama alışkanlık yapmış sizde zırt pırt aramak&lt;/i&gt;" diye çemkiriyorum. Patronu arayıp "&lt;i&gt;bugün çok kötü hissediyorum eve gidip yatmak istiyorum&lt;/i&gt;" diyorum. Adam "&lt;i&gt;bir dakika bekle bir bakayım iş durumuna sana dönüş yapayım&lt;/i&gt;" diyor. Ardından "&lt;i&gt;Gerçekten çalışasım yok Yoldayım eve geçiyorum. Çok sorun olacaksa çıkışımı yapın yarın gelip alırım&lt;/i&gt;" diye mesaj atıyorum. Biri de çıkıp bi siktirgit demiyor. Ama bence demeleri yakındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; # Neyse gidip biraz evlilik programı izleyeyim. Tatil yaptığımı nasıl anlayabilirim ki başka?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7752335982071902773?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7752335982071902773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/aksam-kostumlerimizi-giyip-apaci-dans.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7752335982071902773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7752335982071902773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/aksam-kostumlerimizi-giyip-apaci-dans.html' title='Akşam kostümlerimizi giyip apaçi dansı yapıcaz arkaşla. Çok farklı, değişik bir şey bence bu.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUq3S6yc97I/AAAAAAAABCU/ko9risvKqtM/s72-c/secret_feather__by_m0thyyku-d34eeeo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5102626148059095558</id><published>2011-02-02T00:12:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:47:19.679+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Dökecem de gözyaşım yok</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUh6BLyRWiI/AAAAAAAABCE/q8yDQ2KTyeE/s1600/s_by_oXYSTERo.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUh6BLyRWiI/AAAAAAAABCE/q8yDQ2KTyeE/s640/s_by_oXYSTERo.png" width="452" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hiç beklemediğim bir bayram havası çörekleniyor içime. Akmayı bile beceremeyen gözyaşlarımı güldüğüm zamanlara boyuyorum. Adamdan yaka silkiyorum. Faturasını alma zahmetinde bile bulunmadığım oyunlar oynuyorum. Adamdan kurutuluyorum. İyi biriydi belki de bilmiyorum. Zoraki bir hüzünle hizaya soktuğum ses tonum ve hafifmeşrepliğim '&lt;i&gt;Kendine iyi bak&lt;/i&gt;' diyor. Apartman merdivenlerinde çöreklenip kalan adam akustik akustik '&lt;i&gt;seni kaybetmek istemiyorum&lt;/i&gt;' diyor. Arkadaş patlatıyor kahkahayı ben gülmeyeyim diye dişlerimle ısırdığım dudaklarımın arasından '&lt;i&gt;hiç kazanmamıştın zaten, hoşçakal&lt;/i&gt;' deyip kapatıyorum telefonu. Suratımdan rolümün ifadesinin silmem yaklaşık üç saniyemi alıyor. Vicdanımı yoklayan iç sesimi itiyorum elimin tersiyle. Boktan bir şarkı açıp söylüyoruz bağıra çağıra. İçimde ki huzursuzluktan kurtulmam dört dakikamı alıyor. Birileri biryerlerde anama avradıma sövüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tuhaf ama, bana hala masum olduğumu düşündüren piç sesim. Kim inandırdı beni asla kirlenmeyeceğime? Değişmeyeceğime nasıl inandım ki onca şeye rağmen hala dürüst olduğumu sanıyorum. Asık bir suratla yazıyorum tüm bunları. Bu gece gülmüyoruz. Elime bile almadığım yeni fotoğraf makinemle resimlerimi çekiyor arkadaşım. Bunu da gülerek yapmıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendime kapanıp bir daha açılasım yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5102626148059095558?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5102626148059095558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/dokecem-de-gozyasm-yok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5102626148059095558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5102626148059095558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/02/dokecem-de-gozyasm-yok.html' title='Dökecem de gözyaşım yok'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUh6BLyRWiI/AAAAAAAABCE/q8yDQ2KTyeE/s72-c/s_by_oXYSTERo.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2815801224441818969</id><published>2011-01-31T00:24:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:46:52.923+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Saçlarımı sevmeye başladım. Neremle bilmiyorum.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXeGqLbEJI/AAAAAAAABCA/pVNjh6RQpOQ/s1600/tumblr_lfbplqVxTU1qgqh4ro1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="385" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXeGqLbEJI/AAAAAAAABCA/pVNjh6RQpOQ/s400/tumblr_lfbplqVxTU1qgqh4ro1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Fazlasıyla berbat bir gündü. Meziyetmiş gibi yaptığım bokları anlatmayacağım ama kötüydü işte. Bugün kurduğum iki cümleden biri kavga sebebiydi ama anlam veremediğim bir sabırla alttan alındım. Kavga yapsak bu kadar sinirlenmezdim o ayrı.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Eve geldiğimde o kadar aptalca davranıyordum ki arkadaşım beni sarhoş sandı. Ne kadar sinirli olduğum hakkında hiçbir fikri yoktu. Oha Tehlikeye bak! Telefonlarımıza düşen, içimizde patlayan mesaj sabah 5te hazırlanmamızı söylüyor 6da toplantıya başlanacakmış. Bazı zamanlar şirketimin bizi şarj edilir falan sandığını düşünüyorum. Başka türlü nasıl bu kadar rahat makine muamelesi yapılabilir kandan candan bir insana bilmiyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bayan Yüzük&amp;nbsp; uyumayalım kahvaltı yapar hazırlanırız dedi. Hayatını yiyeceği yemeğe endekslemiş bir hatun bu. Bütün zikri, fikri yemek. Ben de tamam dedim. Niye bilmiyorum. Bu kadar çok gülmesi iyi bir şey ama. Bazen birilerinin gülebiliyor olması işe yarıyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bütün bunlar ne için, o niye böyle, ben niçin bi tuhafım bilmiyorum. Odanın içi bok gibi kokuyormuş. Biz mutfağa profiterol yapmaya iniyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2815801224441818969?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2815801224441818969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/saclarm-sevmeye-basladm-neremle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2815801224441818969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2815801224441818969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/saclarm-sevmeye-basladm-neremle.html' title='Saçlarımı sevmeye başladım. Neremle bilmiyorum.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXeGqLbEJI/AAAAAAAABCA/pVNjh6RQpOQ/s72-c/tumblr_lfbplqVxTU1qgqh4ro1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3632781532581975419</id><published>2011-01-30T22:13:00.003+02:00</published><updated>2011-02-02T01:45:44.194+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXGeCFqs9I/AAAAAAAABB8/Qk6AMtdtg6c/s1600/tumblr_lfu6hzsDu41qf01vzo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXGeCFqs9I/AAAAAAAABB8/Qk6AMtdtg6c/s640/tumblr_lfu6hzsDu41qf01vzo1_500.jpg" width="435" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3632781532581975419?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3632781532581975419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/blog-post.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3632781532581975419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3632781532581975419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/blog-post.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUXGeCFqs9I/AAAAAAAABB8/Qk6AMtdtg6c/s72-c/tumblr_lfu6hzsDu41qf01vzo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4693272966943541960</id><published>2011-01-30T01:15:00.003+02:00</published><updated>2011-02-02T01:45:15.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Bu yazı 3 günde yazıldı. Yüzlerce defa silinip yeni baştan başlandı. Kana karışan onca alkol ve Nilüfer abladan 'Kavak Yelleri' eşliğinde bitti. Bu da bana yetti.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUNA6Iy59fI/AAAAAAAABB0/z2COxZRKQhk/s1600/tumblr_ldt420JPX31qakbmyo1_500.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUNA6Iy59fI/AAAAAAAABB0/z2COxZRKQhk/s400/tumblr_ldt420JPX31qakbmyo1_500.gif" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Alakasız bir ruh haliyle hala şemsiyenin açılıp açılmayacağı konusuna kafa yoruyorum. Kalbimde ki adama inat aklımda ki adama bakıyorum. Aklım çok daha küçük oysa...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Şuan bana aşk ne deseler dokunabilmek derdim sadece. Sakal köklerini ezberlercesine, beslercesine öpmek. Ve sönmeye yüz tutan bir mum alevinde gözlerim karanlığa alıştığından mıdır nedir görüp görebileceğim en sikko senaryoyu defalarca içime çekmek. Uyku aralarında dönüp dönüp ona sinmek.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bir delinin attığı taşın peşinden atladım kuyuya. Şimdi aynı deli merdiven yolluyor ellerime çıkayım diye. Benim bu hikayede işim ne? &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4693272966943541960?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4693272966943541960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/bu-yaz-3-gunde-yazld-yuzlerce-defa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4693272966943541960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4693272966943541960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/bu-yaz-3-gunde-yazld-yuzlerce-defa.html' title='Bu yazı 3 günde yazıldı. Yüzlerce defa silinip yeni baştan başlandı. Kana karışan onca alkol ve Nilüfer abladan &apos;Kavak Yelleri&apos; eşliğinde bitti. Bu da bana yetti.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUNA6Iy59fI/AAAAAAAABB0/z2COxZRKQhk/s72-c/tumblr_ldt420JPX31qakbmyo1_500.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4241483511186845712</id><published>2011-01-28T01:11:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:44:34.962+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Saçlarım da bi boka benzemedi zaten.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUH0z6cifuI/AAAAAAAABBw/x6ugDIVATac/s1600/one_time__by_permafrost6-d34eev2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUH0z6cifuI/AAAAAAAABBw/x6ugDIVATac/s400/one_time__by_permafrost6-d34eev2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yılın belirli zamanları bir 'gitmek'tir alıp gidiyor beni. Alıp gidemiyor aslında. Düzenli regl hallerim gibi geliyor, gidiyor sonra geri geliyor..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bugün canım tren çekti mesela. Şöbiyet çeker gibi, nutella, sigara, mantı çeker gibi. Bir bavul, iki karikatür dergisi çekti. Sonra bi mağazaya girip bi kaç hırka alınca geçti. Aklımı sürekli bir şeylerle meşgul etmem gerekiyor. Oyalanacak bişeyler verme eline alıp başını gidiyor, yetişemiyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bazen çok büyük bir aşk yaşadığımızı düşünürken sonra bunun bile benim kafamın kurmacası olduğuna inanıyorum. Ya da sadece benim yaşadığım kısmının büyük olduğu gerçeği çarpıyor yüzüme. Elindekilerle mutlu olmayı bil diyor içimde ki ses. Bir adamı arıyorum, bir adama yeniden alışmaya çalışıyorum. Daha iki gün önce kafam rahat oh melahat tuttuğum eli şimdi istemiyorum ve bu düşünce bile kendimden uzaklaşmama yetiyor. İnsanlar neyin var diye soruyor. Hiçbir şeyim yok diyorum gülümsüyorlar. Anlamıyorlar, ki ben de anlamayacaklarını bildiğimden bu kadar rahat ve dürüst 'hiçbir şeyim yok' diyebiliyorum zaten.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Norveç çakısı üzerinde ki sikindirik ışıldak gibi kendini bile aydınlatabilmekten acizim. Bu bile gülmemi engellemiyor. Soğukta köpek gibi titreyerek içtiğim sigara yüzünden ciğerlerimi avucuma düşürebilirmişim gibi geliyor. Kendi yaralarıma "öpiim de geçsin" şebeklikleri yapıyorum. Belki bininci defa bu da geçecek diyorum. Hiç geçmemiş belki de, bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;i&gt;Bir iplik gibi beni kendine dikmeni sevdim. Delik deşik ettiğin de ben değilmişim gibi...&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4241483511186845712?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4241483511186845712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/saclarm-da-bi-boka-benzemedi-zaten.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4241483511186845712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4241483511186845712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/saclarm-da-bi-boka-benzemedi-zaten.html' title='Saçlarım da bi boka benzemedi zaten.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TUH0z6cifuI/AAAAAAAABBw/x6ugDIVATac/s72-c/one_time__by_permafrost6-d34eev2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4085175864498812542</id><published>2011-01-26T00:36:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:43:35.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı is ve göz gözü görmez bir sis değildik biz</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT9FbSRDaLI/AAAAAAAABBI/CaX7cJ2xssQ/s1600/i__ve_been_alone_all_along_by_yourforgiveness-d31xzww.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT9FbSRDaLI/AAAAAAAABBI/CaX7cJ2xssQ/s400/i__ve_been_alone_all_along_by_yourforgiveness-d31xzww.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İnsan aynı yerinden kaç defa yenilir? Bir sürü yaram var benim ama biri var ki yara bile olamayan kara kırmızı koca bir delik!..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Başkalarının sallandırdığı iplere kendimi asmakta nasıl da becerikliyim. Tepside ki çayları dökerken, tabakları kırıp bibloları devirirken kendimi hala nasıl ustaca taşıyabildiğime şaşıyorum. Kendimi o ipe taşırken bile yanımda bir kurban götürmenin peşindeyim. Evet, bunu yapıyorum. Boşluklardan boşluk beğen diye diye açıyorum kapılarımı. Adım atan adamlar, düşüyor. Yamayamadığım söküklerime, o kırmızı kara deliğe, çocukluğuma buyur ediyorum insanları. Kendini bile iyi edemeyen bir beceriksiz nasıl da meydan okuyor hayata. Ne güzel gülümsüyor sonra ağlıyor ne güzel.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tamam. Başa sarıyorum. Ho ho. Makaram yalama oldu. Abim küçükken 'r'leri söyleyemezdi " hiç birinize yalanamıyorum" derdi. Durum bu işte 'hiç birinize yalanamıyorum.'&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendimi durduracak değilim diyorum. Bunu derken bile durduruyorum kendimi. İçimin bam teli koptu. O sırıtan modumu sıyırıyorum üzerimden. Çünkü o sırıtmanın ardından gözyaşı gelecek biliyorum. İnkar edecek değilim diyorum. Adını zikretmeye bile korkuyorum. O'ndan ziyade içimde ki hayvani aşktan korkuyorum. Millet bitmeyen sigara istiyorum diye kıçını yırtarken ben bitmeyen bi sevda ile ne bok yiyeceğimi bilemiyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Biliyorum aslında. Daha önce yaptıysam yine yaparım diyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4085175864498812542?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4085175864498812542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/titrek-bir-mum-alevinin-havaya-braktg.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4085175864498812542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4085175864498812542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/titrek-bir-mum-alevinin-havaya-braktg.html' title='Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı is ve göz gözü görmez bir sis değildik biz'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT9FbSRDaLI/AAAAAAAABBI/CaX7cJ2xssQ/s72-c/i__ve_been_alone_all_along_by_yourforgiveness-d31xzww.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8107762908104996063</id><published>2011-01-24T22:41:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:42:36.418+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşlik Ettiğim Sesler'/><title type='text'>Belki Yalnız Savaşırım</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" class="youtube-player" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/gK2xGz4Wjj0" title="YouTube video player" type="text/html" width="425"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8107762908104996063?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8107762908104996063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/belki-yalnz-savasrm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8107762908104996063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8107762908104996063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/belki-yalnz-savasrm.html' title='Belki Yalnız Savaşırım'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/gK2xGz4Wjj0/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5387878759500905392</id><published>2011-01-24T22:08:00.002+02:00</published><updated>2011-02-02T01:42:24.485+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Düşünmeye Değer</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT3a2g7jqjI/AAAAAAAABBE/9sBIeJMjLYo/s1600/tumblr_lcyopuQpTO1qe83xuo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT3a2g7jqjI/AAAAAAAABBE/9sBIeJMjLYo/s400/tumblr_lcyopuQpTO1qe83xuo1_500.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp; Korkunun ecele faydası yok ama ecelin korkuya faydası olduğu zamanları da biliyorum ben.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;İşe gitmeyip bütün gün ders çalıştım ya, her şeyi ben bilirim yağmurlarında şemsiyesiz dolaşabileceğimi sanıyorum şuan. Ama senin çok mutlu olduğun gün yakın arkadaşın için berbat geçmişse eğer mutluluğunun bokunu çıkaramıyorsun bi de o var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5387878759500905392?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5387878759500905392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/korkunun-ecele-faydas-yok-ama-ecelin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5387878759500905392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5387878759500905392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/korkunun-ecele-faydas-yok-ama-ecelin.html' title='Düşünmeye Değer'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TT3a2g7jqjI/AAAAAAAABBE/9sBIeJMjLYo/s72-c/tumblr_lcyopuQpTO1qe83xuo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3554619141581535078</id><published>2011-01-22T15:08:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:41:56.665+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Sen söylesen ben söyleyemem sevdiğimi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTrBrHEQmcI/AAAAAAAABBA/9Crb43n3ifw/s1600/tumblr_lalro7OqUW1qbm049o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTrBrHEQmcI/AAAAAAAABBA/9Crb43n3ifw/s640/tumblr_lalro7OqUW1qbm049o1_500.jpg" width="514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Şuan yanımda iki çift çok hararetli bir tartışma içersinde. Ve bende ki nasıl bir yalnızlık psikolojiyse "&lt;i&gt;olsun lan aşıksan kavga etmek bile güzel bence&lt;/i&gt;" diye kendi kendimle konuşuyorum. Hayır yani bunu bile kendi kendime konuşuyorum bir başkasına değil. O kadar yalnızım yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Yarım gün çalışmak diye bir şey varmış gerçekten ve çokta güzel bir şeymiş. Ama diğer yandan da kötü. İnsan "&lt;i&gt;şu kadarcık saat için mi kalktım hazırlandım çıktım evden&lt;/i&gt;" diye düşünüyor. Ama kalkıp hazırlanıp çıkıp akşama kadar çalışmakta vardı. O yüzden yarım gün çalışmak güzel bence yine de. Ama hiç kalkmasaydıkta olurmuş yine de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Patronun torpido gözünde ki parfümünden bi fıs sıktım üzerime ne illet bir kokuymuş ne yaptıysam gitmiyor üzerimden. Ve o koku burnuma geldikçe kendimi patronuyla kırıştıran adi, aşağılık biriymiş gibi hissediyorum. Allam ben nerde hata yaptım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bi adama zippo ver sana ne olduğunu söyleyeyim. Bu ne lan! Çakmağı alan artistik hareketler yapmak zorunda diye bir kural mı var benim bilmediğim? Ne yani, noluyo öyle yapınca? Hayır bi de sen yapamayınca da tuhaf tuhaf bakıyorlar anormal olan benmişim gibi. Rica ediyorum yapmayın böyle şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Depresyonumdan da girdiğim gibi çıktım afiyetle. Baktım kimsenin çıkarası yok. İçerisi de basık, havasız öff dedim be çık kızım nabıyon burda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ev arkadaşım meyve soyup dilimleyip getirmiş bi güzel. Her 10 dk.da bir yesene hadi diyor. Yiyeyim diye ısrar ediyor resmen. Niye yapıyor bunu anlamıyorum. Oysa meyve kadar gereksiz bir şey daha bilmem ben. Karın doyurmuyor bişey yapmıyor yiyip napıcam. O iğrenç karamel tadlı şurupları içerim yine de meyve yemem. Annem duymasın ama şurupları da içmiyorum zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bi de sandığım kadar çok para kazanmıyormuşum. Maaş hemen bitti. Nasıl oldu, niçin oldu anlam veremiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; # Ankara çok mal bi şehir ya. Bir tane mi yakışıklı, boylu poslu bi adam olmaz. Herkes kısa herkes çirkin. Abi nereye gidiyor bu yakışıklı oğlan çocukları bi yer var mı bildiğiniz?&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bilmem kaç yıl sonra aklıma geldi bana bir defa bile 'kıyamam' dememişliğin. Sensiz nefes alamadığım dakikaları olmadığın yıllarla çarpıyor, bölüyor, çıkarıyorum ve anlıyorum ki tutamayacağın hiçbir sözü vermemişsin sen. Negzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Çok büyüdüm olm ben! Sen olmadığından beri aşkı biber yapıp her ağlayanın ağzına süren ellerim, inanmadığım beynim, lafa gelince on numara kişiliğim hep büyüdük. Ama sen yine de düşlerini çekme üzerimden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3554619141581535078?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3554619141581535078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/sen-soylesen-ben-soyleyemem-sevdigimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3554619141581535078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3554619141581535078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/sen-soylesen-ben-soyleyemem-sevdigimi.html' title='Sen söylesen ben söyleyemem sevdiğimi'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTrBrHEQmcI/AAAAAAAABBA/9Crb43n3ifw/s72-c/tumblr_lalro7OqUW1qbm049o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-653970643122241430</id><published>2011-01-20T03:02:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:40:41.719+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Yemek yediği kaba pisleyebilen tek hayvan, insan!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTd46iIAtAI/AAAAAAAABA0/ADRTTMgIAEA/s1600/165152_10150121386113623_171633248622_7872318_592778_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTd46iIAtAI/AAAAAAAABA0/ADRTTMgIAEA/s400/165152_10150121386113623_171633248622_7872318_592778_n.jpg" width="355" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kırığım. Kırıklarımı alıp alıp bana batıran haysiyetsizlerle çevrili bir ada parçasıyım. Yok yok değil. O bile değil.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bir kahpe çıkar altı yıllık geçmişinizin üzerinde sana mum diktirir. Başka bir kahpe o mumu yakar. Diğer kahpe hani bana hani bana der ve mumu eritir. Sigaranın boğum boğum yaptığı ses tellerim ve küçük aklım olup biteni bir türlü kabullenemeyiz.&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kurunun yanında yaş yanacak, büyük balina bütün küçük balıkları denize kusacak, maske düşecek, boya akacak insanlığım tarihe karışacak bundan böyle. Hiçbirinizi sevmek gelmiyor içimden. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-653970643122241430?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/653970643122241430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/yemek-yedigi-kaba-pisleyebilen-tek.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/653970643122241430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/653970643122241430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/yemek-yedigi-kaba-pisleyebilen-tek.html' title='Yemek yediği kaba pisleyebilen tek hayvan, insan!'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TTd46iIAtAI/AAAAAAAABA0/ADRTTMgIAEA/s72-c/165152_10150121386113623_171633248622_7872318_592778_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5071967051009692590</id><published>2011-01-07T23:31:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:39:23.675+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>SoS</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSeBemHCCkI/AAAAAAAABAw/E8LftMX70k4/s1600/photographer_by_andru89-d325eee.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="385" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSeBemHCCkI/AAAAAAAABAw/E8LftMX70k4/s400/photographer_by_andru89-d325eee.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hıı fotoğraf makinası aldım. Sonunda! Bu ablanınkine benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evet artık bir ev arkadaşım var. Biraz bana benziyor biraz ona buna. İyi anlaşıyoruz. Metroda gülme krizleri geçiriyoruz insanlar bize tuhaf tuhaf bakıp "&lt;i&gt;ne kullanıyorlar lan acaba&lt;/i&gt;" diyor bence. Demiyorlarsa da farketmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hıı arabamı da iki hafta içinde almış olacağım. Bu paraları nerden bulduğumu da bilmiyorum. Oysa ki kuş kadar bir maaş alıyorum ama nasıl bereketliyse harca harca bitmiyor. Enteresan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Amma velakin kendimi çok yaşlanmış, örselenmiş hissediyorum. İçimde ki çocuğun topu inşaata kaçmış sanki. Öyle hissediyorum. Arsız, mutsuz, umarsız bla bla. Dışımdan söylemeye cesaretim yok ama içimden sürekli "&lt;i&gt;iyi ki gitmemişim&lt;/i&gt;" diyorum. Hatta bunu söylerken içime bile çaktırmamaya çalışıyorum. Çünkü bu defa gidebileceğime çok inanmıştım. Her şey hazırken ve beni beklerken de gidemediysem zorlamaya gerek yok. Gidebilen biri olamayacağım hiçbir zaman. Kabullensem iyi olacak. Napiim lan. Rahata alışmışım ben. Değişime, değişmeye cesaret edemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir kez daha hala olacağım ama kendimi bir kez daha hala olacak biri gibi hissetmiyorum hiç. Salak insanları sevemiyorum. Anlayış gösteremiyorum. Artık çok fazla su içiyorum. Sürekli olarak sigarayı bırakmayı düşünüyor düşündüğümle kalıyorum. Gülüşü güzel adamı rüyalarımda görüyorum. Cem Karaca dinliyorum. Avea kullanıyorum. Kitap okuyamıyorum. Her şeye rağmen uyumak çok güzel lan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5071967051009692590?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5071967051009692590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/sos.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5071967051009692590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5071967051009692590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/sos.html' title='SoS'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSeBemHCCkI/AAAAAAAABAw/E8LftMX70k4/s72-c/photographer_by_andru89-d325eee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6350689250173834085</id><published>2011-01-04T23:37:00.002+02:00</published><updated>2011-02-02T01:38:19.658+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Kar Yağsın Artık! Üşümeme Değecek Bir Şeyler Görmek İstiyorum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSOMHEs65OI/AAAAAAAABAs/ldC63rspnMA/s1600/tumblr_ldya0gFl7K1qfbqrgo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="271" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSOMHEs65OI/AAAAAAAABAs/ldC63rspnMA/s400/tumblr_ldya0gFl7K1qfbqrgo1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Her şeye öfkeliyim. Yorgunluğuma, şansızlığıma, başımda ki atlatamadığım belalara, aptallığıma, insanlara olan iyi niyetime ve yukarıda ki fotoğrafa çok öfkeliyim! Bu nası bir rahatlıktır ya!? Ben yatak yüzü göremezken, uykularıma hasret kalmışken bir fotoğraf karesine huzur nasıl bu kadar sığdırılabilir? Hani bana amk!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# "&lt;i&gt;Ne güzel lan hergün farklı bir insan, farklı bir kişilik, farklı bir hayat tanıyorum&lt;/i&gt;" diye de kandıramıyorum kendimi artık. Banane insanlardan ve banane o insanların farklı hayatlarından. Benim hayatım 5D film gibi zaten başka bir boyut daha istemiyorum hafız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Sigara kullanmak, araç sürerken emniyet kemerimi takmamak, hergün 1 bardak süt içmemek kan akışımı hızlandırıp adrenalinimi yükselten şeylerin başında geliyor. Sonrasında eve ayakkabıyla girmek ve sabah duş aldıktan sonra saçımı kurutmadan dışarı çıkmak var. Çılgın bir insanım ben. Napıcan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bu işe başladıktan sonra daha iyi anladım ki içki bütün hödüklerin egosudur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# &lt;i&gt;İçeride montunla oturursan dışarı çıkınca daha çok üşürsün&lt;/i&gt; mantığını kim çıkardıysa ortaya ben onun zihniyetini sikeyim. Bugün bütün gün oturduğum yerde titredim yine de giyemedim lan o montu üzerime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# 38 yaşında bir adamın da Sertar Ortaç şarkılarını severek, efkarlanarak dinlediğini gördüm ya ve hatta " &lt;i&gt;nasıl ama çok güzel söylüyor ama dimi&lt;/i&gt;" dediğinde kafamı sallayarak onaylamak zorunda kaldım ya ölmesem de olur artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Hani bazen zaman bir türlü geçmek bilmiyor ya, o zamanlar Tanrı'nın sırf gıcıklık olsun diye akrebi yelkovanı ilerlemesin diye parmaklarıyla tuttuğunu düşünüyorum. Düşünmekten öte böyle olduğu sanrısını yaşıyorum bildiğin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Aşk, altı delik bir poşet gibi. Ne koyarsan içine alabileceğini düşündüğün an alttan patır kütür dünyayı başına yıkan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Kattle'ın içine detarjan koyduktan sonra mutfak bezlerini içine atıp kaynatarak temizleyen bir tanıdığım var. Böyle daha kullanışlı olduğunu düşünüyor gayet de mutlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Saat yaparak zamana hükmettiğini sanan, saat tamir ederek zamanın yaralarını iyileştirdiğini sanan insanlar var mıdır acaba!? Olmalı bence.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6350689250173834085?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6350689250173834085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/kar-yagsn-artk-usumeme-degecek-bir.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6350689250173834085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6350689250173834085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/kar-yagsn-artk-usumeme-degecek-bir.html' title='Kar Yağsın Artık! Üşümeme Değecek Bir Şeyler Görmek İstiyorum'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TSOMHEs65OI/AAAAAAAABAs/ldC63rspnMA/s72-c/tumblr_ldya0gFl7K1qfbqrgo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3263928823076921341</id><published>2011-01-01T21:22:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:37:42.260+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>Susarca</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR97hPx3iwI/AAAAAAAABAo/mVLfTskkzfs/s1600/167723_10150108967153623_171633248622_7668906_7344004_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR97hPx3iwI/AAAAAAAABAo/mVLfTskkzfs/s640/167723_10150108967153623_171633248622_7668906_7344004_n.jpg" width="515" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir zamanlar unutabilmek için kendimi paraladığım hatıraları bugün karanlıkta kaldığımı hissettiğim an küçücük bir mum ışığına sarılarak arıyorum. İçimi kırık dökük bir huzur sarıyor. Senin bıraktığın dağınıklığı toparlayabilmek için bulduğum her emanete canhıraç sarılan ellerim şimdi saçma bir düzen içinde senden birşeyler arıyor. Her şey yerli yerinde ve buna rağmen elimi attığımda bulamadığım 'biz' beni çileden çıkarıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/5781wY_eX4M?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x5d1719&amp;amp;color2=0xcd311b"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/5781wY_eX4M?fs=1&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;color1=0x5d1719&amp;amp;color2=0xcd311b" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3263928823076921341?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3263928823076921341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/susarca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3263928823076921341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3263928823076921341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2011/01/susarca.html' title='Susarca'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR97hPx3iwI/AAAAAAAABAo/mVLfTskkzfs/s72-c/167723_10150108967153623_171633248622_7668906_7344004_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4655131881975803034</id><published>2010-12-31T19:16:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:37:08.675+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Kendime İkibin Maddelik Yeniyılda Yapılacaklar Listesi Hazırlamayı Düşünüyordum ki Birden Kendime Geldim Çok Şükür.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR4LJGoqUxI/AAAAAAAABAk/wi58x5J1BBo/s1600/Christmas_tree_by_Basistka.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR4LJGoqUxI/AAAAAAAABAk/wi58x5J1BBo/s640/Christmas_tree_by_Basistka.jpg" width="480" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Yazacak bir sürü şey birikmiş ama sanki sadece yeniyılın gelişi ile ilgili bir şeyler yazmak zorundaymış gibi hissediyorum kendimi. Bütün facebook paylaşımları, tweetler ve bloglarda yazılan postlar sağ olsun içimde az biraz olan yeniyıl heyecanını da piç etti.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bir zamanlar aralık ayının son günü sabahı kıçında havai fişekler patlatarak uyanan, bir hafta öncesinden alışverişlere çıkıp eşe dosta yeniyıl hediyesi alan, içki şişelerini zulaladığı yerlerden çıkarıp daha hava kararmadan çakır keyf olan ben bugün eşofmanlarımla oturuyor çikolata yiyorum. Bir yandan da artık rapor yazarken 2010 yerine 2011 yazmaya nasıl alışacağımı düşünüyorum. Dert oldu içime. Biliyorum çünkü, üç ay boyunca önce 2010 yazıp sonra 11 olarak düzelteceğim. Değişikliklerin her türlüsü canımı sıkıyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hem zaten biz firma çalışanlarıyla beraber bir hafta önce kutlamamızı yaptık. Beşyüz küsür abaza ve bir avuç hatun hoplayıp zıpladık dans pistinde. İçip içip Altay'la şarkı bile söyledim. Adam cidden kel lan. Yazık.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Herneyse. Sevgi pıtırcığı olup efendi gibi mutlu seneler dileyeceğim. Mutluluk yağmurlarında şemsiyesiz kalın emi. Öperim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4655131881975803034?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4655131881975803034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kendime-ikibin-maddelik-yeniylda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4655131881975803034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4655131881975803034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kendime-ikibin-maddelik-yeniylda.html' title='Kendime İkibin Maddelik Yeniyılda Yapılacaklar Listesi Hazırlamayı Düşünüyordum ki Birden Kendime Geldim Çok Şükür.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TR4LJGoqUxI/AAAAAAAABAk/wi58x5J1BBo/s72-c/Christmas_tree_by_Basistka.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6719253701223585600</id><published>2010-12-16T22:23:00.001+02:00</published><updated>2011-02-02T01:36:35.514+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Kapsül</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQpyS6fKCWI/AAAAAAAABAI/3FoNk5rRvxw/s1600/the_sleep__by_m0thyyku-d34ng04.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="351" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQpyS6fKCWI/AAAAAAAABAI/3FoNk5rRvxw/s400/the_sleep__by_m0thyyku-d34ng04.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şu ablanın yerinde olmak için neler vermezdim. Huzur böyle bir şey mi ki hafız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıştığım firma yeni bir ürün çıkardı piyasaya. Ve bu piyasaya çıkmış olan müthiş, dehşet, harkulade ürün ne yazık ki biz çalışanların ağzına sıçmakta. Yine de her güzel şeyin çekilecek çilesi, her gülün dikeni olur diye diye canla başla çalışıyoruz. Sabaha karşı 4te hava henüz aymamışken yollara düşüp, arabanın ısınmamış motoruyla titreyerek poğaçalarımızı yiyip yolculuk yaparken, herkese aynı şeyleri anlatıp dururken vallahi sıkılmıyorum, sövmüyorum da. O kadar mesudum yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıp çekmeceye attığım ve unutulmaya yüz tutan bir sürü güzelim filmi izleyemiyorum. Kitaplarımla aşk yaşayamıyorum. Arkadaş kelimesini lügatımdan sildim bile. İki adım uzağımda ki&amp;nbsp; Japonumu bile göremiyorum. Bu hiçbir şeye yetemediğim hissi beni çileden çıkaracak gibi olduğunda iş yerinde ki başarılarıma bakarak tatmin ediyorum kendimi. Geçecek lan vallahi de billahi de geçecek diye avunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yatıp 5 saat sonra hazırlanıp evden çıkmak için kalkacağım. Güneşin uyku mahmurluğunu ilk ben göreceğim. O esnedikçe ben de esneyeceğim. Üşümeme rağmen olsun lan sen elinden geleni yapıyorsun boşver takma kafana diyeceğim ona. Şuan çok mutlu oldum gönül rahatlığıyla uyuyabilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6719253701223585600?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6719253701223585600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kapsul.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6719253701223585600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6719253701223585600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kapsul.html' title='Kapsül'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQpyS6fKCWI/AAAAAAAABAI/3FoNk5rRvxw/s72-c/the_sleep__by_m0thyyku-d34ng04.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1397068012550065007</id><published>2010-12-14T00:51:00.002+02:00</published><updated>2010-12-14T00:53:02.259+02:00</updated><title type='text'>Aşk! Beni Anına Kat..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQaZ1uKvS_I/AAAAAAAABAE/pbYnqgiWAw0/s1600/162600_10150100887573623_171633248622_7528861_4855858_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQaZ1uKvS_I/AAAAAAAABAE/pbYnqgiWAw0/s400/162600_10150100887573623_171633248622_7528861_4855858_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Kararlar aldım yine. Her defasında yapıyorum bunu. Bir çoğunu gerçekleştiremiyorum bile ama galiba sadece o an&amp;nbsp; bana verdiği gücü ve kararlılığı sevdiğim için sık sık yineliyorum bu karar alıp, verme işini.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; İnsan birşeyler düşünürken üşümeyi unuttuğu oluyormuş. Termos içinde avuçlarıma konan sıcak şarap, yıllardır bir kez bile aramayıp, nasılsın? diye sormadığım ama ne zaman kötü hissetsem peygamber sabrını da alarak yanımda bitiveren bir adam, hiç sebepsiz bastıramadığım bir ağlama hissi.. Ve saat 10:10'da kafamı kaldırmış gökyüzüne bakarken yüzüme düşmeye başlayan kar taneleri..&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Kararlar aldım yine. Tir tir titrediğim kırık bir bankın üzerinde &lt;a href="http://fizy.com/#s/1ls9h5"&gt;bu şarkıyı &lt;/a&gt;hem dinledim, hem söyledim hem ağladım. Hiç sebepsiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; * Birde beni iyi eden, beni piç eden uzaklarda ki bir adamın kulakları çınladı bugün. Yarı şiş, yarı kanlanmış gözleri öptüm. Özledim. Hiç sebepsiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1397068012550065007?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1397068012550065007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kararlar-aldm-yine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1397068012550065007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1397068012550065007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/kararlar-aldm-yine.html' title='Aşk! Beni Anına Kat..'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQaZ1uKvS_I/AAAAAAAABAE/pbYnqgiWAw0/s72-c/162600_10150100887573623_171633248622_7528861_4855858_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6948167671262299866</id><published>2010-12-12T02:52:00.000+02:00</published><updated>2010-12-12T02:52:03.092+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Bu sıralar 'kumandanın hangi düğmesi olmak isterdim?' gibi mühim bir soru üzerine kafa patlatıyorum. Aksiyim, belayım üstelik zaman azalıyor.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQQKglYwwLI/AAAAAAAAA_8/cZUa0cZi8lU/s1600/Waiting_for_Snow____by_StudioQube.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQQKglYwwLI/AAAAAAAAA_8/cZUa0cZi8lU/s400/Waiting_for_Snow____by_StudioQube.jpg" width="391" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Adam akıllı yağmayı beceremeyen kar insanların dudaklarında daha düşmeden eriyor. &lt;i&gt;Üşümeyi sevmiyorum&lt;/i&gt; diyorum sessizce, &lt;i&gt;yazı da sevmiyorsun &lt;/i&gt;diyor. Sevdiğim bir mevsim olup olmadığını bile bilmiyorum. "&lt;i&gt;Ya sonbahar?&lt;/i&gt;" Sonbahar yalnızca fotoğraflarda güzel. Sapsarı yaprakların üzerinde yürümedim hiç. Kızıla çalmış bir ağaç gölgesinde beklemedim. Bu mahallede ki görevli, çöpleri saatinde, gününde toplamayı bir türlü beceremezken sonbaharda düşen yaprakları saçma bir iradeyle günde üç defa kesilmiş bidon parçasından yaptığı küreğine topladı gitti. O yaprakları yüzlerce kitabın arasında kuruttuğunu düşündüm bazen. O çok sevdiğim filmde okul hademesinin bir matematik dehası olduğunu hiç yadsımamışken aynı şeyi mahallede ki görevli amcada yapamadım. Kediye vurduğu süpürge sapını kafasında parçalamak isteyince umurumda olmadı ne yapraklar ne de amcanın üzerinde kurduğum insani fantaziler.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Haddinden fazla üşüyorum. Hafızamı yoklayıp daha önce ki kış aylarında da böyle üşüyüp üşümediğimi hatırlamaya çalışıyorum ama hatırlayamıyorum. En çok kulaklarım üşüyor. Burnum adeta kulaklarımla yarışıyor ama kulaklarım buz kesme birinciliğini kaptırmıyor, burnum ikinci geliyor. Ellerim kah hohladığım nefesimle, kah kabanımın cebinde büzüşerek kendini koruyor. Kulaklarım birilerinden gördüğü şapkadan isteyip duruyor. Haksız da sayılmaz, kıpkırmızı kesildiklerinde ben de üzülüyorum ama burnum da &lt;i&gt;şapka isterim&lt;/i&gt; diye tutturursa ne yapacağımı bilmediğimden kulaklarımı cezalandırıyorum. Ellerimi sevmiyorum. Ellerim onları sevmediğimi bildiğinden &lt;i&gt;ben de bir el istiyorum beni ısıtacak, bana sarılacak&lt;/i&gt; diyemiyor. Neden bilmiyorum ama yıllardır ona yaptığım zulümlere karşı hep susuyor. Bazen üzülüyorum tabii. O zamanlar sevinsin diye yüzük takıveriyorum parmaklarından birine.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Her şey kötü gitmiyor elbette. Çok daha kötü giden şeyler de var. Özlüyorum mesela. Özlemeyi bilmediğimi sanırdım bir zamanlar. Özlemeyi biliyorum da ara sıra mı hatırlıyorum yoksa özlemeyi yeni yeni mi öğreniyorum hiç bir fikrim yok. Böyle zamanlarda yani özlediğimde birden kafam karışıyor. '&lt;i&gt;Neyi? Kimi? Nasıl? Neden?&lt;/i&gt;' soruları uçuşuyor kafamın içinde. Arabamın far ışığında daha bir heyecana gelerek sanki üzerime yağıyormuşcasına uçuşan kar taneleri gibi. Sorular.. Sorular.. Derimin her bir gözeneğine bir soru işareti sığdıracak kadar fazlalar. Soru sormayı kimden öğrendim, neden öğrendim diye kızıyorum kendime bazı zamanlar. Hem niçin hiç kimse soru sormanın mutsuzluk getireceğini söylemedi bana?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Rüyamda bir bulutun üzerinde doğum yapıyordum. Kızım oluyordu. Niye olduğunu hatırlamıyorum ama ağlamıştım uyandığımda. Sonra, uyandığımda ağlamaya vakit bulamayacak bir hayat kurdum kendime. Çalar saatimi uyanmam gereken zamandan 45 dk. sonrasına kurdum gözümü açar açmaz kendimi lavaboda yüzüme soğuk su çarparken bulayım diye. Bence işe yaradı. Annem olacak olana karşı koyduğumu söylüyor ısrarla. Bir adam ağladığımda çok güzel göründüğümü vikvikliyor. Babam ağlamanın acizlik olduğunu düşünüyor. Beni kendimden uzaklaştıran canımın ağlatacak kadar acıyor olması değil, acımın somutlaşarak '&lt;i&gt;ben buradayım&lt;/i&gt;' demesi. Yaş akıyor diye acının da akıp gitmediğini farkettiğimde ağlamanın utanılması gereken bir şey olduğu kanaatine vardım. Ve ne tuhaftır ki en umutsuz karanlığımdan bile elimin tersiyle sildiğim yaşlardan sonra '&lt;i&gt;ben de buradayım&lt;/i&gt;' diyerek yol aldım. Bir kez daha yorulana kadar...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Ve yorulmanın pes etmek demek olmadığını öğrendiğimden beri yorulmaktan da korkmadım. Yalan amk. Korktuğum o kadar çok şey var ki.. Güçlüyüm, sikerim, ezer geçerim ayaklarına da yatmıyorum artık. Kimseyi yanıma yaklaştırmıyorum, kimseye yaklaşmıyorum. İnsanlar, urfa kebabın yanında getirilen akdeniz salata kadar gereksiz benim için şu sıralar. Böyle olunca '&lt;i&gt;yıkılmadım ayaktayım&lt;/i&gt;' pozları vermeme de gerek kalmıyor. Ne sokulacak kadar yakınımdalar ne de sokacak kadar. Bunun adına '&lt;i&gt;kafam rahat bu ne baharat&lt;/i&gt;' deniyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://fizy.com/#s/1aj9s3" style="color: black;"&gt;Ama yine de bu şarkı 'o adam' yanımı sızlatıyor.&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6948167671262299866?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6948167671262299866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/bu-sralar-kumandann-hangi-dugmesi-olmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6948167671262299866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6948167671262299866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/bu-sralar-kumandann-hangi-dugmesi-olmak.html' title='Bu sıralar &apos;kumandanın hangi düğmesi olmak isterdim?&apos; gibi mühim bir soru üzerine kafa patlatıyorum. Aksiyim, belayım üstelik zaman azalıyor.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TQQKglYwwLI/AAAAAAAAA_8/cZUa0cZi8lU/s72-c/Waiting_for_Snow____by_StudioQube.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-8246921292490357501</id><published>2010-12-08T23:53:00.001+02:00</published><updated>2010-12-08T23:54:11.482+02:00</updated><title type='text'>Keşif şeysi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TP_63hltpEI/AAAAAAAAA_0/-gro-ivs0Bs/s1600/Fisherman_in_Inlay_by_waiaung.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TP_63hltpEI/AAAAAAAAA_0/-gro-ivs0Bs/s400/Fisherman_in_Inlay_by_waiaung.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Mutlu olmak için özel bir sebebim yok diye düşünürken, özel bir sebep aramadığım sürece çok mutlu olabileceğimi farkettim. Ta ta taam. Evet, yeni oldu bu.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Sonra bana araba sürmede acemisin diyen patrona, "&lt;i&gt;iyi ya işte hala gördüğüm çukurlardan kaçıyor, hız limitine uyuyor ve hangi renk ışığın ne anlama geldiğine dikkat ediyorum. Bu demek oluyor ki; her ay maaşımın yarısı kadar ceza ödemeyeceksiniz ve kullanacağım arabayı her ay bakıma sokmak zorunda da kalmayacaksınız&lt;/i&gt;" dedim. Sen valla çok zeki kızsın dedi. Sen valla salaksın diyemedim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İşimin bir çok avantajı var. Gittiğim bayilerde pamuktan yapılma, iyilik meleği insanlarla tanışıyorum. Yaşıtım olabilecekler asılıyor genelde ama 'amca' diyebileceğim yaş ortalamasında ki bir çok müşteri ile baba-kız muhabbetimiz var. Bu da bol bol hediye, ikram, saygı ve prim olarak bana geri dönüyor.&amp;nbsp; Her sabah söylenerek çıktığım evime akşamları yorgun ama çoğu zaman mutlu dönüyorum. Ev, içemediğim şaraplar, yiyemediğim çikolatalar ve izleyemediğim filmlerle doldu. Tek sıkıntım zaman. Ona bir türlü yetişemiyorum, yetemiyorum. İzlemeyi çok istediğim iki sinema filmine bile gidemedim hala ve neredeyse vizyondan kalkacaklar. Bir de sigarayı bıraktım puroya başladım.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Herşey iyi, güzel falan ama şu fotoğrafta ki amcanın huzuruna ölsem dahi erişemeyeceğim kanaatindeyim yinede. Acıyorum kendime bazen ama kısa sürüyor. Bir de fallarımda çıkıp duran şu aşk kimse gelsin bulsun beni bir an önce. Vodka vişne vodka vişne olayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Olmaz mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-8246921292490357501?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/8246921292490357501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/olmak-icin-ozel-bir-sebebim-yok-diye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8246921292490357501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/8246921292490357501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/olmak-icin-ozel-bir-sebebim-yok-diye.html' title='Keşif şeysi'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TP_63hltpEI/AAAAAAAAA_0/-gro-ivs0Bs/s72-c/Fisherman_in_Inlay_by_waiaung.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5225265793778943716</id><published>2010-12-05T19:19:00.000+02:00</published><updated>2010-12-05T19:19:07.835+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Saçlarıma sürdüğüm bir avuç joleyle kendimi mükemmel hissedeceğim o garip dünyanın parçası olmak istiyorum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPu-W01h6eI/AAAAAAAAA_w/8uBMKyhf-u8/s1600/tumblr_lc6n7sOgKJ1qf0kqzo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPu-W01h6eI/AAAAAAAAA_w/8uBMKyhf-u8/s640/tumblr_lc6n7sOgKJ1qf0kqzo1_500.jpg" width="425" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Fotoğraf ne kadar büyük olursa umut o kadar küçülürmüş. O yüzden kocaman. Ve güzelliğinin benimle uzaktan yakından muhabbeti yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bugün boyumdan büyük kahkahalar attım. Mükemmel bir kahvaltı sofrasında, mükemmel dostlarla tıka basa doydum. Hem yemeğe hem de mutluluğa. Uzun zamandır ihtiyacım olan şey buymuş mesela. İlişkiler, aşk, iş, geçmiş anılar etrafında döndü muhabbet. Nerede olduğunu, ne yaptığını bilmediğim o adamı düşündüm elimde olmadan. Ne zamandır düşünmeye bile vakit bulamadığımı farkedip kendime kızdım. Fincanlar kapatıldı, niyetler tutuldu. Falcının tabiriyle kafamı, hayatımı allak bullak eden adam hakkında atılıp tutuldu. Seni sevmiş dedi kadın bir ara. Yüzyılın en güzel hikayesiydi bu zira.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Herşey bir yana yine de engelleyemediğim bir durgunluk var üzerimde. Ne olursa olsun içimde mutlu edemediğim, tatmin edemediğim bir yer var. Sebebinin ne olduğu konusunda ki her ihtimali görmezden geliyorum. &lt;i&gt;Mutlu olmayı hakediyorsun&lt;/i&gt; diyen insanlar çoğalıyor etrafımda. Pazarda beş kuruşa satılası aşk sözleri, bir gülüşe yavşayan seni düşünüyorum replikleri, en komiği de sen özelsin tiyatrosunda tek perde oynanan 'seni nasıl üzmüşler' piyesi. Herkesi güzel bir şeyler söylemek zorunda bırakacak bir çaresizliğim mi var benim göremediğim? Oysa kendine yetebiliyor olmanın nirvanasında rüzgara eşlik ettiğimi sanıyordum. Yalnızlığım bana huzur verirken, başkalarında küfür etkisi yaratıyor. Ve beni hep bu başka başka şeyler yoruyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Kimseye yetişemediğim, hayırsızlıkla suçlandığım şu sıralar nefes nefese, eli kulağında alacağım terfiyi bekliyorum. Ve bunun vermiş olduğu gazla durmadan daha iyisini yapmak için çabalıyorum ister istemez. O terfiyi alamazsam gelmiş geçmiş bütün emeklere nanik yapıp yeni bir hedef belirleyeceğim. Ama umutsuz değilim. O iş olacak, 15 gün içinde güzel şeyler olacak biliyorum. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; Aklım hep ihmal ettiğim güzelliklerde, arkadaşlarda ama birgün daha iyisini yapabilmek adına şuan böyle olmak zorunda olduğu gerçeğine daha sadığım. Buna kısaca umurumda değil de denilebilir bi sakıncası yok. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Dün kendini bilmez bir adam tarafından yoruma açık hale getirilmek sinirimi bozdu. 'Kendini beğenmiş, despot, zor' diye ifade edilirken adamın ağzına ağzına vurmak istedim. Sorun belki de adamın bütün bunları küçümseyerek, yavşakça söylemesiydi. Birine göre sert, zor, aşılmaz duvarları olan biri izlenimi uyandırırken diğer taraftan rahat olduğum gerekçesiyle iteklenen biri olarak sorunun dönüp dolaşıp malum 'bakış açısı' muhabbetine dayanıyor oluşu komik bile değil.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şu fotoğraf karesinde leke gibi duracak hikayelerim var. Hatırlamak bile istemediğim, hatırladıkça eskiyeceğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5225265793778943716?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5225265793778943716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/saclarma-surdugum-bir-avuc-joleyle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5225265793778943716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5225265793778943716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/12/saclarma-surdugum-bir-avuc-joleyle.html' title='Saçlarıma sürdüğüm bir avuç joleyle kendimi mükemmel hissedeceğim o garip dünyanın parçası olmak istiyorum'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPu-W01h6eI/AAAAAAAAA_w/8uBMKyhf-u8/s72-c/tumblr_lc6n7sOgKJ1qf0kqzo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2039164763952914237</id><published>2010-11-30T00:51:00.001+02:00</published><updated>2010-12-07T00:21:30.038+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>½</title><content type='html'>&amp;nbsp;Unuttum derken parmak uçlarımdan sarsan, saç diplerimi kanatırcasına çeken, ellerimi yetmişlik bir ihtiyara çeviren o fotoğraf karesi... Yüz kaslarımı ne kadar kasarsam kasayım daha fazlasını çıkaramayacağım bir kaç damla yaş yanaklarımda iz bırakma gayreti bile gösteremeden düştü. Sen düştün. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Kendini parçalarcasına susan sesim, "ama sen benimle mutlu olacaktın" kibrim, eline batan bir kıymığın bile hesabını sormaya kalkan fikrim düştü. Mutluluk dileyip susmayı da bilirim, filmlerden öğrendim ama senin altın küreye aday olabilecek performansın tüm iyiniyetlerimin içine etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2039164763952914237?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2039164763952914237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/blog-post.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2039164763952914237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2039164763952914237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/blog-post.html' title='½'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6534717202334471866</id><published>2010-11-29T23:23:00.001+02:00</published><updated>2010-12-07T00:20:16.745+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Hayat Şu Sıralar Şişirdiğim Sakız Balonunun Yüzümün Ortasına Patlaması Gibi Hain Bir Piç Kurusu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPQJU9A1jAI/AAAAAAAAA_s/BitEQmNZeuw/s1600/tumblr_lcd3n6JslT1qax17ro1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPQJU9A1jAI/AAAAAAAAA_s/BitEQmNZeuw/s400/tumblr_lcd3n6JslT1qax17ro1_500.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Şuan çok pis boşluktayım. Düştüm yani bildiğin. Böyle bir rutubet, bir karanlık n'oluyoruz lan!? Tekrar bir sınav bulmam lazım hayvanlar gibi kafa patlatabileceğim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Arabaya da bayıldım bittim. Üzerinde ki bavullarla beraber adeta orada durmuş beni bekliyor. Bekle bebeğim geleceğim. Belki yarın belki yarından da yakın.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Yanıyoor yanıyoor Haydarpaşa yanıyoor. Ay pardon, yazıyoor yazıyoor boşalan araziye dikilecek Avm'yi yazıyoor!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Günlerce ders çalışıp sınavda bi bok yapamamak, heyecanla aldığın elma şekerini poşetinden çıkarmaya çalışırken sapını kırıp yere düşürmek gibi. Vallahi. Dur ya yok yok elma şekerini düşürmek sınavda bir şey yapamamaktan çok daha kötü. Ağlasan yakışır yani o derece.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Hopa şinanay galiba bana göre yenilmeler.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bu arada pop müzik kültürümü geliştirmeye karar verdim. Gece dışarı çıktığımda eksikliğini çok hissediyorum. Demet akalın falan çalıyor herkes oynuyor ben uzayda tekila bulmuş dünyalı gibi bakıyorum insanlara. İlk olarak Tarkandan başlıyorum. Yani onun çıtası daha yüksek geliyor. Zamanla demet akalın, murat boz, gülşen ortalığın anasını ağlatırım gibi geliyor. Du bakalım; &lt;a href="http://fizy.com/#s/1lrj9m"&gt;Tarkan - Öp&lt;/a&gt; çıktı ilk sırada. Bu arada şarkı çıkmış eskimiş bile. Ben daha yeni dinliyorum. Öp öp öp doyamadım mı diyo ne diyo o ya? Bak bak vuramadım diyo bi de. O da insan lan yazık.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Eskilerde radyolardan insanlar sevdiklerine şarkı falan armağan ederlerdi. Hala var mı? Mesela ben hiç radyo dinlemezdim öyle bir alışkanlığım yoktu ama çok fena merak ederdim "&lt;i&gt;acaba biri bana şarkı hedaye etmiş midir?&lt;/i&gt;" diye. Ama şuan etmemiş olduğunu biliyorum mesela. O zamanlar küçüktüm umut falan daha tazecik, gencecikti tabii.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Astral seyehat yaparak sana geleceğim ama 'bi siktirgit' demenden korkuyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bi ara annem meditasyon yapıyordu. Zorla hepimize yaptırmaya çalışıyordu bir de. Teyzemleri çağırıyorduk&amp;nbsp; yayılıyorduk yerde ki minderlere annem de bize meditasyon yapıyordu. "&lt;i&gt;Şimdi yemyeeşiil bir ovada ayakların yalınayak koşuyoor koşuyorsun..&lt;/i&gt;" Çok korkunçtu ya. Kuzenle ben uyuya kalıyorduk hep. Bir türlü dereye girip tüm sıkıntılarımı o derenin suyunda akıtamadım mesela.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Bende çok fazla dikkat dağınıklığı var. Annem yemyeşil ovada koşuyorsun derken ben o ovada bi kurbağa ya da kertenkele görüp tırsıyordum mesela. Konsantre olamıyorum bir türlü.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Sınav sonucum kötü gelirse bunun tek sorumlusu oturduğum kıç kadar sıralardır hafız! İlkokulda sınava girmek kadar berbat, hayattan soğutan bir şey yok yeminle.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;# Messengerdan titreşim gönderen insanın varlığını bir türlü hazmedemiyorken telefonuma gelen çağrı sonrası bi sigara yakıp uzaklara dalıyor, düşün düşün çıkamıyorum işin içinden.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dağılmak birbirimizden kurtulmak, dağılmak bir tür hira.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Biliyoruz hoş olmasa da bunu bilmek: &lt;i&gt;Mutlu değiliz,mutlu olunmayacak&lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yeni hayatlara başlandı bile kontak çalışınca&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Biriktirmeye de az önce, ne de olsa güze hazırlık gerek.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Herkes biraz temizlendi, herkes biraz aklandı&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yine de bazı şeyler başka güze saklandı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6534717202334471866?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6534717202334471866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/hayat-su-sralar-sisirdigim-sakz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6534717202334471866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6534717202334471866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/hayat-su-sralar-sisirdigim-sakz.html' title='Hayat Şu Sıralar Şişirdiğim Sakız Balonunun Yüzümün Ortasına Patlaması Gibi Hain Bir Piç Kurusu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TPQJU9A1jAI/AAAAAAAAA_s/BitEQmNZeuw/s72-c/tumblr_lcd3n6JslT1qax17ro1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-1533367863018086570</id><published>2010-11-22T02:44:00.001+02:00</published><updated>2010-12-07T00:10:37.439+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Al sana bir yumurta nerene dayarsan daya!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOm7yEe9aeI/AAAAAAAAA_o/ckty2niT06U/s1600/Exam_Time_by_BrainLeft.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOm7yEe9aeI/AAAAAAAAA_o/ckty2niT06U/s640/Exam_Time_by_BrainLeft.jpg" width="492" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;An itibari ile önümde çok önemli olmasa bile önemli sayılabilecek bir sınav olduğu gerçeğiyle yüzleştim. Yaptığım zeki, kıvrak, dahiyane plana göre şu dakikadan itibaren işten arta kalan zamanımın yer yarılsa, hayat bayram olsa bile sadece ve sadece 45 dk.lık kısmını internete, 2.5 saatini uyumaya ve dünya dönmeyi unutsa, bütün insanlar elele tutuşsa bile 60 dk.lık kısmını yemek yemeye, işemeye, veletlerimle zaman geçirmeye ayırıp geri kalan bütün saatlerim ve dakikalarımla ders çalışırsam ömrü hayatım boyunca pişman olacağım şeyi yapabilir, memur olmama yetecek puanı alabilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bana hodri meydan bebeğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-1533367863018086570?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/1533367863018086570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/al-sana-bir-yumurta-nerene-dayarsan.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1533367863018086570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/1533367863018086570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/al-sana-bir-yumurta-nerene-dayarsan.html' title='Al sana bir yumurta nerene dayarsan daya!'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOm7yEe9aeI/AAAAAAAAA_o/ckty2niT06U/s72-c/Exam_Time_by_BrainLeft.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5663214423538724647</id><published>2010-11-21T00:58:00.000+02:00</published><updated>2010-11-21T00:58:12.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Where Is My Mind!?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOg7yP8T-6I/AAAAAAAAA_k/Q3XJIxFxiro/s1600/9d0ca99c8f31b881191cd357ab0e606d-d304jcq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOg7yP8T-6I/AAAAAAAAA_k/Q3XJIxFxiro/s400/9d0ca99c8f31b881191cd357ab0e606d-d304jcq.jpg" width="282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# En şiddetli boğaz ağrısına razıyım. Kulaklarım hiç duymamacasına tıkanabilirler. Sesim insanları ürkütebilir, korkutabilir. Hepsi kabulüm. Ama şu burun akıntısı bi defolsun n'olur ya! Hırrç fırrç burun çekmekten helak oldum. O kadar çok akıyor ki sıvı kaybından ölebilirim o derece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Telefonuma gelen mesajlar en az on yıllık ego ihtiyacımı karşılamama yeter diye düşünüyorum. Mesela sık sık "&lt;i&gt;kokunu çok özledim burnumda tütüyorsun&lt;/i&gt;" ve "&lt;i&gt;şimdi sana sarılıp uyumak isterdim&lt;/i&gt;" gibi mesajlar alıyorum. Hepsi de aynı kişiden. Deli, dehşet bi hatundan. Sevgiliye falan ihtiyacım yok yani. Böyle de idare edilebilir bence. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bir de haftaya kamu personeli sektirme sınavı var. Bu burun akıntısı devam ederse beni tekme tokat atarlar sınavdan ben size diyeyim. Her sınavda, her sınıfa bu burun çekip duran dallamalardan bir tane mutlaka düşer. Bizim sınıfın ki ben olurum n'apacan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Hayatım hapşırık sonrası o rahatlama hissini bile veremeyen insanlarla dolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ben ne zaman uyumaya yatsam hiç farkında olmadan biriyle konuşmaya başlıyorum. Yani böyle kendi içimde bildiğin diyalog kuruyorum. Konuştuğum kişi soru soruyor hatta onu da cevaplıyorum. İstisnasız ama. Ya annemle konuşuyorum ya patronla ya o sıra aklımı meşgul eden herhangi biriyle. Çok garip ya. Hayır yani bi yerden sonra muhabbet öyle koyulaşıyor ki uykum kaçıyor amk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Malum hastayım yattım dün gece erkenden uyuyayım diye. İki gündür aklımda patronla konuşma fikri vardı. Sonra bi farkettim ben bizim patronla konuşuyorum. Oturmuşum odasında ki siyah deri koltuğa anlatıyorum işte aklımdakileri, söylemek istediklerimi. O kadar güzel konuştum ki heyecanlandım kesin oldu bu iş diye. Dönüp duruyorum yatağın içinde uyku falan hak getire. Ama Pazartesi günü o konuşmayı patrona bu kadar can alıcı, etkileyici ve ikna edici yapamayacağımı biliyorum. Uyku esnasında çok iyi oluyor halbuki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Hava hafif esiyor ama güneş daha fazla hissettiriyor kendini. Gözlerinde ki hafif mayhoşluk yerini vücuduna bırakıyor. Az ilerde şelaleli, ördekli güzel bir çay bahçesi var biliyorsun. Adımların hızlanıyor ister istemez, kendince güzel bir masa bulup yerleşiyorsun. Oturduğun masadan ördekleri, şelaleyi, insanları, uyuklamakta olan köpeği, çay servisi yapan elemanları görebiliyorsun. Keyifle çayını ısmarlıyor bi sigara yakıyorsun. Kafanı kaldırdığın an hayatında çok az görebileceğin hayvanlıkta bir adamla göz göze geliyorsun. Nadirgillerden insan kılığında ki öküz öyle bir noktada oturuyor ki ördeklere, köpeğe, gelip geçene, şelaleye bakarken aynı zamanda adama da bakmış oluyorsun. Ve adamın bakışları iğne gibi üzerine saplanırken bütün neşe, nostalji, çayın güzelliği, manzara bok olup gidiyor. Masadan gözlerini ayıramadan hızlı hızlı çayını yudumlayıp kalkıyorsun. Adamın kulakları folloş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# &lt;span style="color: black;"&gt;&lt;a href="http://fizy.com/#s/1254td"&gt;Çok az şarkı beni böyle tarumar eder &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bu aralar yine kendimi anlamakta zorlanacağım bir ruh halinde geziniyorum. Yüzünü görünce ööggh dediğim insanlarla buluşma kararı alıyorum. Hadi eğlenelim, dağıtalım triplerinde ip atlıyorum. Yorgunluktan geberiyorum diye söylenirken bile aklımdan bin türlü piçlik geçiyor. Uyumayı düşündüğümde acaba şuan kaç kişi boğaz köprüsünde çığlık atıyordur, kaç kişi dans pistinde kan ter içinde dans ediyordur, kaç kişi kafa yüzbinmilyon kahkahalar atıyordur, kaç kişi kadeh kaldırıyordur gibi şeyler düşünüyorum ve uyumak dünyada ki en sefil şeylerden biri gibi görünüyor gözüme. Hayat akıyor sürekli ben de anlamsız bir yetişemeyeceğim, kaçıracağım endişesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Evlilik ne zaman diye beynimi mıncıran insanlara verebilecek daha geçerli bir mazeretim var artık: "&lt;i&gt;Daha fazlasına ihtiyaç duymadığım zaman&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Zaten beni iyi tanıyan insanlar bilir ki bir gün evlenirsem bu sadece anne olma arzumu daha fazla bastıramadığım zaman olacak. Bir insanla hayatı paylaşmak, yuva kurmak vs. safsata geliyor bana. Sadece evlenerek yuva kurulamayacağını bildiğimden ve hayatı paylaşmak denilen şeyin imzasız, şahitsiz en kralını yaşadığımdan böyle bir yaşamın hayalini kurmuyorum. Ama 'anne' olmayı hayatımda hiçbir şeyi istemediğim kadar çok istiyorum.Doğmamış çocuğa don biçmek deyiminde ki gibi doğmamış çocuğuma biriktirdiğim mektuplar, hikayeler, patikler var. Bir gün erkek arkadaşım, "&lt;i&gt;sen bunca pisliğin içinde nasıl bu kadar tertemiz kalabildin?&lt;/i&gt;" diye sorduğunda "&lt;i&gt;çünkü bir gün anne olacağım&lt;/i&gt;" diyemememiş '&lt;i&gt;bilmem&lt;/i&gt;' demiştim sadece. O gün soğuk bir banyonun fayanslarına serip oturduğumuz pis bir halının üzerinde sevdiğim adamın dizine bir damla yaş bıraktım. İlkti ama son olmadı. Yazı çok yersiz bir duygusallığa sapıyor gibi bir ürperti hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Odamın duvarlarında coğrafya, tarih notları asılı. En çok oturduğum yerlere itina ile hazırlayıp astığım notlarla kafamı ne tarafa çevirsem ders çalışmış oluyorum. Şu duvarlar bir günden bir güne Gökhan Özen, Brad Pitt yüzü görmedi ya ona yanıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Telefon alarmım var ilaç saatimi hatırlatan. "&lt;i&gt;Canım hadi ilacını iç&lt;/i&gt;" diyen dilleri istemez yan cebime koy.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bir de "&lt;i&gt;hadi bu gece arabayı kaçıralım&lt;/i&gt;" diyen bir annem var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ve nefes alamadığım bir burnum, ağzımdan nefes alamama gibi bir takıntım, uyku yapan ilaçlarım var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Biri daha var. Ne olduğunu anladıkça kim olduğunu unuttuğum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5663214423538724647?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5663214423538724647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/where-is-my-mind.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5663214423538724647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5663214423538724647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/where-is-my-mind.html' title='Where Is My Mind!?'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOg7yP8T-6I/AAAAAAAAA_k/Q3XJIxFxiro/s72-c/9d0ca99c8f31b881191cd357ab0e606d-d304jcq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6681017009243375984</id><published>2010-11-19T20:14:00.001+02:00</published><updated>2010-12-07T00:10:03.956+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Balık ağzında rakı olmak</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOa7ESOILGI/AAAAAAAAA_g/NtTy3ExLx0I/s1600/unhappy_birthday_by_marii85.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOa7ESOILGI/AAAAAAAAA_g/NtTy3ExLx0I/s400/unhappy_birthday_by_marii85.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bir hafta önce otobüste dershaneden bir arkadaşı gördüm. Selamlaştık, öpüştük, hoş beş ettik. Derslerden, sınavlardan, eğitim sisteminden vs. İneceğim durağa gelmeme yakın 'hassiktir' oldum birden. Vedalaşmak için dikkatlice bakınca anlamıştım ki o konuştuğum eleman benim dershaneden arkadaşım falan değildi. Çok benziyordu ama değildi işte. Tabi 15 dk.lık muhabbetin ardından "&lt;i&gt;lan mal hadi ben seni birine benzettim konuşuyorum sen benle niye konuşuyosun tanıyormuş gibi&lt;/i&gt;" diyemedim. &lt;i&gt;Boşver kızım sen aptallığını belli etme adam bu kız kim diye düşünsün dursun &lt;/i&gt;dedim, iyi akşamlar dileyip indim otobüsten. İner inmez de daha fazla dayanamayıp patlattım kahkahayı.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Neyse efenim, bugün de bir çay bahçesine oturdum yine o çocuğu gördüm. Bir an düşündüm, "&lt;i&gt;acaba yine yanılıyor olabilir miyim ya o değilse&lt;/i&gt;" diye. Sonra rezil olmayı riske alamadım ve geçtim gittim yanından. Arkamdan seslendi "&lt;i&gt;heey naber? bakıp görüyorsun selam da vermiyorsun&lt;/i&gt;" diye. Bu defa sahiden dershanede ki arkadaşmış. Öyle garip bir mutluluk çöktü ki üzerime sorma boşver.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6681017009243375984?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6681017009243375984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/balk-agznda-rak-olmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6681017009243375984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6681017009243375984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/balk-agznda-rak-olmak.html' title='Balık ağzında rakı olmak'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOa7ESOILGI/AAAAAAAAA_g/NtTy3ExLx0I/s72-c/unhappy_birthday_by_marii85.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5886793651783114953</id><published>2010-11-17T14:08:00.002+02:00</published><updated>2010-12-07T00:09:15.352+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Kahvenin Hatrı da Unutulur</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOOutItYwyI/AAAAAAAAA_c/km8xdcAp9AY/s1600/tea_by_drkshp-d32wr68.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOOutItYwyI/AAAAAAAAA_c/km8xdcAp9AY/s400/tea_by_drkshp-d32wr68.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; İnsanın sesi de kapanır. Olmaz değil, oluyor. Çevrende birileri vardır muhabbet edecek. En yalnız sandığın zamanlarda bile vardır konuşabileceğin birileri. Ama kendinle iki çift lafın belini kıramıyorsan, hani şu malum iç sesin kafa ütülemekten vazgeçtiyse ne etmeli?&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bayram falan kutlamıyorum. Hiçbir şeyin hiçbir şeye kurban olmasını istemiyorum. Bir gün içinde binlerce hayvanın katledilmesini kabullenemiyorum. Bunun bayram havasında yapılması çok daha kötü. Bu sebepten iyi hissetmiyorum. Garip bir bungunluk var üzerimde. Yan komşunun kestiği hayvanın hamile çıkması ağız dolusu bir öfke kusturdu bana. Aklıma geldikçe burnumun direği sızlıyor hala..&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hayal dünyasında yaşamıyorum ama kimi insanların sahip olduğu gerçekliğe de dokunamıyorum. Gittiğin evlerde sana uzatılan çikolata, ikram edilen çay, kahve birkaç lakırdı. Telefonuna gelen aptal mesajlar. Yüzüne tükürülesi adamların öptürdüğü eller. Anneanneme sarılamadığım, tülbentinin üzerinden kafasını öpemediğim bir bayram daha. Bir daha hiçbir bayramı eskisi gibi sevemeyeceğimi biliyorum. Bazen bazı şeyler çok daha tuhaf koyuyor adama.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5886793651783114953?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5886793651783114953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/turk-kahvesi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5886793651783114953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5886793651783114953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/turk-kahvesi.html' title='Kahvenin Hatrı da Unutulur'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TOOutItYwyI/AAAAAAAAA_c/km8xdcAp9AY/s72-c/tea_by_drkshp-d32wr68.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3387420433109925241</id><published>2010-11-13T23:45:00.000+02:00</published><updated>2010-11-13T23:45:19.045+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Gayrı gider oldum gardaşlar ve de kız gardaşlar.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TN7_hVa7zYI/AAAAAAAAA_Y/8F0MKlQGlSY/s1600/Birthday_Party_by_aliska.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TN7_hVa7zYI/AAAAAAAAA_Y/8F0MKlQGlSY/s400/Birthday_Party_by_aliska.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kpss'ndan umudumu kestiğim için mi yoksa iyi bir işim olduğu için mi bilmiyorum ama kendimi bu firmada kalmaya, yükselmeye baya baya alıştırdım. İlk iki günüm bir sürü asık suratlara, triplere anlam vermekle geçti. Sonra öğrendim ki benden önce namım gitmişti çalışanların kulağına: "&lt;i&gt;yeni bir kız almışlar süpervizör yapmışlar..&lt;/i&gt;" Selam verdiğim insanların resmen ağzıma sıçmadığı kalıyordu. Sonra biraz daha iyiniyetli bi hatun kişiyle arkadaş olunca anladım bütün olup biteni. Öğrenir öğrenmez de gittim ve bir süre sahalarda olmak istediğimi söyledim. Nedenini sorduklarında "&lt;i&gt;bu karılar beni çiğ çiğ yer mal mısınız olm&lt;/i&gt;" diyemediğimden çoğu zaman olduğu gibi yağ bal döktüm, "&lt;i&gt;Teşekkür ediyorum bana çok önemli bir sorumluluk verdiniz ama ben diğer süpervizör arkadaşlar kadar deneyimli değilim. Yapacağım işin alt yapısını iyice öğrenmeden bu sorumluluğun altına girmek istemiyorum&lt;/i&gt;" dedim. Tahmin edeceğiniz gibi bu patron kişiyi daha çok etkiledi. Değişen çok birşey olmadı ama en azından artık kızlar nefretle bakmıyorlar bana. Gerçi şimdi daha fena oldu her biri aynı şeyi söylüyor "&lt;i&gt;burada kimseye güvenme herkes ben gibi değil..&lt;/i&gt;" Siz kimsiniz, nasılsınız, herkes kim sorularıyla beynimi mıncırıp duruyorum. Ama hepsinden önemli birşey var ki; işimi seviyorum!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Hergün çok farklı şeyler öğreniyorum bir defa. Bir esnafla hoşbeş edip çayını içiyorum. Sanayi bölgelerine gidip "&lt;i&gt;laan gavadd ben sağa dimedimmi godumun şeyini öyle yapmaacan! Bacım gusuruma kalma bu şirefsiz hep böyle yapıyo&lt;/i&gt;" cümlesi karşısında tebessüm edip başımı sallıyorum. Sonra hayatımda hiç görmediğim kadar lüks bir binada holding sahibiyle görüşüyor, kahvesini içiyorum. O kadar farklı ve komplike ki herşey. Güzelliği de buradan geliyor. Yüksek topuklarla ayakta durmaya çalışırken birden kendimi iddia makinasının başında ya da kasada buluyorum. Benim işimle hiç alakası yokken hatta yasakken o güzel insanlara yardım etmek karşısında kayıtsız kalamıyorum. Ama elime tutuşturalan Jim Beam'i kabul edemiyorum mesela. Evet bu biraz kötü :P&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bu yaşıma kadar gideceğim heryere babam götürdüğü için beni doğup büyüdüğüm şehri bilmiyordum. Varlık Mahallesi dendiğinde aptal aptal milletin suratına bakıyordum. Şimdi heryere kendim gitmek zorunda olduğum için ister istemez öğreniyorum. Kumaş pantolon altına converse giyerek herkesin tatlı, deli kızı oluyorum. Oysa kıroluk lan bu. Ama canım çok çok daha kıymetli. Topuklular çantada yedeğe alınmış vaziyette bekliyor yine de. Akşam eve geldiğimde pilim bitmiş, canım çıkmış olsa da sabah mükemmel bir enerjiyle fırlıyorum yataktan. Bu yaşıma kadar adını milyon kere duyduğum ve nerede olduğu hakkında ne ufak bir fikrim olmadığı bir yere, Sitelere gideceğim yarın. Navigasyon cihazı olmasa halim ne olurdu bilmiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bi de maaşı alsaydım benden iyisi olmazdı şimdi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3387420433109925241?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3387420433109925241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/gayr-gider-oldum-gardaslar-ve-de-kz.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3387420433109925241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3387420433109925241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/gayr-gider-oldum-gardaslar-ve-de-kz.html' title='Gayrı gider oldum gardaşlar ve de kız gardaşlar.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TN7_hVa7zYI/AAAAAAAAA_Y/8F0MKlQGlSY/s72-c/Birthday_Party_by_aliska.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-2778597187401018208</id><published>2010-11-11T23:52:00.001+02:00</published><updated>2010-11-13T22:40:00.340+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özel - Güzel Haller'/><title type='text'>Kısa günün büyük mutluluğu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNxawdnfCgI/AAAAAAAAA_U/PqPG0atikmE/s1600/engelli.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="271" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNxawdnfCgI/AAAAAAAAA_U/PqPG0atikmE/s400/engelli.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bugün işim dolayısıyla Ankara'nın lüks semtlerinden birinde elimde adres kağıdı bir o yana bir bu yana koştururken 60 yaşlarında iyi giyimli bir teyzenin her çöp kovasına eğilip baktığını, elini sokup birşeyler aradığını gördüm. Şaşırdım çünkü her çöp gördüğünde aynı şeyi yaptığı için geçimini bu şekilde kazandığını falan düşündüm. Tuhaf bakışlardan insanların da öyle düşündüğünü anlamak zor değildi. Hatta yaşı epey geçmiş bir amca söylenerek, laf atarak yürüdü gitti teyzenin yanından.&lt;br /&gt;Aradan biraz zaman geçti ki adres aramaktan vazgeçip şirketin yolladığı arabayı beklemek üzere karşı kaldırımda ki bir cafeye geçip oturdum. Benim ardım sıra teyze girdi cafeye göz göze geldik, gülümsedik birbirimize. Karşı masama oturdu ve cebinden onlarca su şişesi kapağı çıkarıp saydı, bir poşete doldurdu. O kadar dikkat çekici bir zarafeti vardı ki gözlerimi alamıyordum üzerinden. Ona baktığımı görünce kibar bir el hareketiyle beni masasına çağırdı. Tereddüt ettim biraz hatta etrafıma bakındım sonra kahvemi alıp oturdum masasına. Poşetini yüz hizasına kaldırıp salladı "&lt;i&gt;şimdi diyorsun ki bu kadın ne yapıyor böyle.. bu kapakları topluyorum 5000 tane toplayınca tekerlekli sandalye veriyorlar&lt;/i&gt;" dedi. Daha önce hiç duymadığımı söyleyince tek eliyle hafif bir daire çizdi ve "&lt;i&gt;duymazsın, duyurmazlar&lt;/i&gt;" dedi. Çalan telefonuma küfrederek, o güzel insanın yanında ayrılmak zorunda kaldığıma üzülerek kalktım masadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gelince de akan burun, sızlayan kemikler, çatlayan başımı unutup biraz daha bilgi toplamaya çalıştım konuyla ilgili. Biriktirilecek kapakların renk ve ebadının önemli olmadığı söyleniyor. Uzun zamandır devam eden çalışmalar neticesinde bir çok engelli arkadaşımızın tekerlekli sandalyeye kavuştuğu il temsilcileri veya yardımseverleri tarafından bildiriliyor. Çoğu yerde su şişesi kapakları olarak belirtilsede kimi yerlerde diğer plastik içecek kapaklarının da olabileceği söyleniyor.&lt;br /&gt;Topladığınız plastik kapakları; &lt;i&gt;Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne&lt;/i&gt; gönderebilir, oraya ulaştıramayacak arkadaşlar &lt;i style="color: black;"&gt;0216 570 50 99 numaralı Alo Çevre &lt;/i&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;hattundan bilgi alabilirler.&lt;/span&gt;&lt;i style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Çevremizde ki insanları da bilgilendirirsek kimsenin duyarsız kalacağını zannetmiyorum. Unutmayalım ki engelli arkadaşlarımızın bir çoğu maddi imkanlarından dolayı tekerlekli sandalye alamıyor. Kısıtlı özgürlüklerinden bile yararlanamıyorlar. Bu işi, bu zamana kadar canla başla yapan arkadaşlarımıza biz de destek olursak daha&amp;nbsp; fazla yere uzanabilir, daha da iyi işler başarabilir ve onların gülümsemesine az da olsa katkı da bulunabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;Adres:&lt;/b&gt;  Küçükbakkalköy Mahallesi Kayışdağı Caddesi No:143 Ataşehir Belediye  Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ATAŞEHİR / İSTANBUL (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Kargo ücreti Ataşehir Belediyesi tarafından ödenmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-2778597187401018208?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/2778597187401018208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/ksa-gunun-buyuk-mutlulugu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2778597187401018208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/2778597187401018208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/ksa-gunun-buyuk-mutlulugu.html' title='Kısa günün büyük mutluluğu'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNxawdnfCgI/AAAAAAAAA_U/PqPG0atikmE/s72-c/engelli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-5225534636491305460</id><published>2010-11-10T21:49:00.001+02:00</published><updated>2010-11-13T22:39:54.075+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özel - Güzel Haller'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNrv3shHtxI/AAAAAAAAA_Q/8s8V5-y0PUQ/s1600/mustafa-kemal-ataturk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNrv3shHtxI/AAAAAAAAA_Q/8s8V5-y0PUQ/s400/mustafa-kemal-ataturk.jpg" width="278" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sabah yeğenimin yatağa zıplayıp bağırarak Atatürk için yazdığı şiiri okumasıyla uyandım güne. Sonra pırıl pırıl bir havada yine yeğenimle saygı duruşunda durduk, marşımızı okuduk. Yüzlerce kişinin hep bir ağızdan söylediği marş nerede ne zaman olsa duygulandırmıştır beni. Gönül isterdi ki Atamızı kabrinde ziyaret edebilelim ama gidilmesi gereken bir iş ve bir sürü sorumluluk beni bekliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, büyük önderimizi 72 yıl sonra bugün hiç değişmeyen aynı özlem ve üzüntüyle andık. Çalıştığım firmanın beyaz gömlek zorunluluğunu bugün için bozma inceliği bile çok hoşuma gitti hepimiz baştan aşağı siyahlar içindeydik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşsiz devlet adamı, komutan, öğretmen ve daha nice güzelliğin, zorluğun, ilklerin mükemmel insanı Mustafa Kemal ATATÜRK'ü saygıyla anıyor, önünde eğiliyorum.&lt;br /&gt;Bize bu ulusun evlatları olma gururunu yaşattığı, o'nun gibi bir dehanın gölgesinde soluklanıp izinde yürüme imkanı verdiği için onur duyuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk  halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü  anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini  hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür  Türkiye' nin doğması, yeni Türkiye' nin özgürlük ve bağımsızlığını  şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk'  ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye' de giriştiği derin ve  geniş inkilaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;John F. KENNEDY (A.B.D. Başkanı, 10 Kasım 1963)"&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-5225534636491305460?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/5225534636491305460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/sabah-yegenimin-yataga-zplayp-bagrarak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5225534636491305460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/5225534636491305460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/sabah-yegenimin-yataga-zplayp-bagrarak.html' title=''/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNrv3shHtxI/AAAAAAAAA_Q/8s8V5-y0PUQ/s72-c/mustafa-kemal-ataturk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-715669866788880730</id><published>2010-11-10T00:40:00.000+02:00</published><updated>2010-11-10T00:40:48.514+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Değişen birşey yok. Başa sarıp sarıp dinlediğim sensin yine de.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNm-7576PHI/AAAAAAAAA_M/VVO9pVPusZI/s1600/bird_by_ron617.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNm-7576PHI/AAAAAAAAA_M/VVO9pVPusZI/s400/bird_by_ron617.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ekmek aslanın ağzında azizim. Bu hayat pahalılığında çalışmak bir dert çalışmamak ondan fena. Yine iş değiştirdim. İki gündür eğitim aldık filan derken yarın işbaşı. Yeni bir iş, yeni bir sosyal çevre yeni bir düzen. Çok lazımdı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Çalışmadan duramayan insanlar vardır mesela. Garip. Ben dururum. Bokunu bile çıkarırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Araba kullanabiliyor musun sorusuna evet dediğimde arkadan gelen o ikinci sorudan çok tırsıyorum. "&lt;i&gt;Araba versek kullanabilirsin yani değil mi?&lt;/i&gt;" İşte ona "&lt;i&gt;evet&lt;/i&gt;" diyemiyorum. Niye bilmiyorum. Halbusi ilk soruya verdiğim evet cevabından tatmin olup fırlatsalar anahtarları herşey ne güzel olur. Neyse bir süre bakayım işi sevecek miyim, uyum sağlayabilecek miyim vs sonra gerekirse alırım anahtarlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ben sana adam olamazsın demedim. Yanında gezdirmeye adam bulamazsın dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Eğitimdeydik işte bugün. Hepi topu (&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;bu kelimeye de hiç anlam veremedim ama söylemesi güzel oluyor&lt;/span&gt;) 5 kızdık ve dördünün parmağında tek taş vardı."&lt;i&gt;Örgüt müsünüz lan siz? Amacınız ne?&lt;/i&gt;" diye saldıracaktım üzerlerine bilemiyorum ne tuttu beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Samimiyet dediğiniz şey konuşan iki kişinin arasında ki lafa kırk yıllık arkadaşmış gibi "&lt;i&gt;ayyh saçların ne güzelmiş. Neyse boşverinde kızlar sınav sonuçları nasıl ki yaah&lt;/i&gt;" diyebilmekten geçiyorsa ellerimi başımın üzerine koyuyor,&amp;nbsp; teslim oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Bi de bi hatun kişinin topuklu ayakkabı yüzünden ayağı burkulmuş gelmeden hemen önce. Bütün gün sigara molalarında, salon değişikliğinde, çıkışta, çanta gibi onu taşıdım. Bi de kendini beğenmiş derler bana. Otobüse bile bindirdim kızı. Bir daha hakkımda yorum yapmadan önce tekrar tekrar düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Kpss olmasaydı birbirini tanımayan iki insan muhabbete başlamak için nasıl bir bahane bulurlardı acaba. Havalar da iyicene bozdu geyiği bence eskidi. Dene bak gör. Karşında ki "&lt;i&gt;evet ya cidden öyle&lt;/i&gt;" diyecek ve yine susacaksınız. Sürükleyici değil. Kurtarmıyor yani artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Sadece dudaklarıma bakarak ateşim olup olmadığını, hastalanıp hastalanmayacağımı anlayan bir annem olduğu için çok şanslıyım. Sabah beni uyandırmak için odamın kapısını açıp yanıma yaklaşınca bağırmaya başladı: "&lt;i&gt;Aaa kalk kalk ateşin çıkmış. Kalk hemen.&lt;/i&gt;" O nerden çıktı diye düşünürken ben, &lt;i&gt;dudakların kabarmış &lt;/i&gt;dedi. Aynada dudaklarıma baktım ama çok bi fark göremedim. Biraz daha şişkindiler. Sonra ateşimi ölçünce "&lt;i&gt;yuhh kadın bildi lan cidden. hiç ıskalamıyor&lt;/i&gt;" diye düşünmeden edemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Hep polis olmamı isterlerdi. Bir dönem ciddi ciddi baskı ve sözlü şiddete mağruz kaldım bu sebepten. İyiki de olmamışım. Ben de metroya biniyorum poliste. Ne anladık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Ondan sonra işte eğitimin 6 saatini geride bırakmıştık ki bu tek taşlı hatun kişiler bi triplere girdi. Birinin sevgilisi kızın çalışmasını istemiyor hemen ordan çıkmasını söylüyordu, bağırıyordu telefonda. Kız gitti sonra. Birinin telefonu kapalı diye kız bütün eğitim saati ve molalarda öffleyip pöffledi, dudaklarını büzüktü. Ayağı burkulan kız sevgilisine "g&lt;i&gt;el beni al aşkım nolur yürüyemiyorum&lt;/i&gt;" dedi oğlan gelmedi sonra çıkışta yol boyunca kavga yaptılar telefonda. O sırada ben kızı taşıyordum. Tamamen art niyetsiz, saf düşüncelerimle her şerde bi hayır vardır dedim. Mutsuz olsam bile ohh kafam ne rahat dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# En sonunda da şeytanın bacağını kırıp siyah adamla buluştuk. Günün tek can alıcı kısmı buydu zaten. O gürültünün içinde bile keyifle muhabbet edebildik ya bence biz sırf bu sebepten bile çok güzeliz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Eve gelirken de otobüste yengemi gördüm. Bir an tanımazlıktan gelsem inandırıcı olur mu acaba diye düşündüm ama o çoktan elini, kolunu, bacaklarını sallayarak beni yanına çağırmaya başlamıştı bile. Elinde tüm ekmek arası et döner vardı. Yani bana salladığı elinde ki ekmek arası döner yerlere saçılıyordu. Bir de tahmin edersiniz ki yanında kimse oturmuyordu. Ve yine tahmin edeceğiniz üzre o benim öz yengemdi. Öp öz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-715669866788880730?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/715669866788880730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/degisen-birsey-yok-basa-sarp-sarp.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/715669866788880730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/715669866788880730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/degisen-birsey-yok-basa-sarp-sarp.html' title='Değişen birşey yok. Başa sarıp sarıp dinlediğim sensin yine de.'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNm-7576PHI/AAAAAAAAA_M/VVO9pVPusZI/s72-c/bird_by_ron617.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6761328064193593331</id><published>2010-11-08T15:02:00.001+02:00</published><updated>2010-11-13T22:39:34.237+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özel - Güzel Haller'/><title type='text'>Bizim Bayramamız Onların Felaketi Olmasın</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNfyzEYmNZI/AAAAAAAAA_I/-or02nNwTJc/s1600/haytap_bayram_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNfyzEYmNZI/AAAAAAAAA_I/-or02nNwTJc/s640/haytap_bayram_1.jpg" width="456" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Bayramdaki 9 günlük tatilde, Türkiye'nin her yerindeki  belediye sahipsiz hayvan bakımevlerindeki onbinlerce köpek aç ve susuz  bırakılacak.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bakımevi veteriner hekimleri ve personel, aile ve akrabalari  ile bayram kutlarken, o canlar bir lokma yemeğe bir yudum suya hasret  ölecekler.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Ulaşabildiğimiz tüm ilgili kuruluşlara ve basına, İNSANLARIN  BAYRAMI HAYVANLARIN FELAKETİ olmasın mesaji ile uyarı ve dikkat çekme  için yazılar yazdık, basında da çıkarmaya çalışıyoruz.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bu çalışmayi desteklemesi açısından bayramın 3. gunu saat  13.00 de butun yurtta eşzamanli olarak belediye bakımevlerinde CAN  DOSTLARI BULUŞMASI ile, belediye veteriner hekimleri, il çevre müdürlüğü  görevlileri, Veteriner Hekimler Oda mensupları, belediye yetkililerini  de davet ederek BAKIMEVLERİNE ZİYARETTE bulunulmasınıngerekli olduğunu  düşünüyoruz.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Gruplarda ve paylaşım sitelerinde onbinlerce hayvan sever  arkadaşımız, duyarlı insanlar var. Bu arkadaşlarımızın dörtte biri bile  bu ziyarete katılsa, bayramın 3. günü Saat 13.00 te yüzlerce arkadaşımız  bakımevlerinde ağzi dili olmayan hayvnalarımızı ziyaret etmiş olacak.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Hayvanların doyması belediye veteriner hekimlerinin umurunda  değil. Eğer uğraşıp konuya dikkat çekmezsek, onların aç kalmasına  seyirci kalmış olacağız.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;DOHAYKO İzmir Temsilcisi ve eylem söylem grubu sözcüsü ŞULE BAYLAN bu ziyareti ülke çapında organize edecek.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Lütfen herkes bulunduğu yerde veya yakın şehirlerdeki hangi  bakımevlerine ziyaret yapacağı konusunda ŞULE HANIM'a yazarsa iyi olur.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Chilek arkadaşıma teşekkür ederim bu haberi bizlere duyurduğu için.&amp;nbsp; Lütfen sessiz kalmayalım. Hepimizin yapabileceği bir şeyler mutlaka var. Bu bilgiyi paylaşmanız, duyurmanız bile çok önemli. Yukarıda ki metin &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.haytap.org/index.php/201010292954/haberler/bayramin-3.-gunu-saat-13.00-de-tum-yurtta-bakimevleri-ziyaret-edilecek" style="font-weight: normal;"&gt;HAYTAP&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt; tarafından hazırlanmıştır ve çalışmalara başlanmıştır. Bizler de üzerimize düşeni yaparsak küçük dostlarımız mağdur olmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6761328064193593331?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6761328064193593331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/bizim-bayramamz-onlarn-felaketi-olmasn.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6761328064193593331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6761328064193593331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/bizim-bayramamz-onlarn-felaketi-olmasn.html' title='Bizim Bayramamız Onların Felaketi Olmasın'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNfyzEYmNZI/AAAAAAAAA_I/-or02nNwTJc/s72-c/haytap_bayram_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4625695590794957226</id><published>2010-11-03T21:45:00.003+02:00</published><updated>2011-09-27T02:23:00.170+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Çok aşığı var diyorlar böğrümü böğrümü deliyorlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNGzg29q-BI/AAAAAAAAA_A/d-MD4lPDZgw/s1600/_s_u_m_m_e_r___d_r_e_a_m_s__by_attackofthesmash-d3201o8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNGzg29q-BI/AAAAAAAAA_A/d-MD4lPDZgw/s400/_s_u_m_m_e_r___d_r_e_a_m_s__by_attackofthesmash-d3201o8.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;# Acısı hiç geçmeyecek sandığın şeyler var. Elinin yanması mesela. Bi de yakıyorsun elini birden panikle suyun altına sokuyorsun hemen. Gerizekalı yapma işte! Biliyorsun ki onu yapınca su topluyor, daha çok acıyor. Ama yok, her defasında pişman olunup her defasında o el suyun altına sokulacak hafız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Hayvani bir şekilde huzur açlığı çekiyorum. Öyle ki şu resimde ki bütün otları yiyebilirim. O otların hepsini yersem fotoğrafta ki hatun kişi kadar huzurlu olabilirim belki diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Bu pozu veren ben olsaydım kolum dirsek kısmından bükülürdü ve böyle güzel bir poz olmazdı. Bok var gibi uzayıp gitmişim. Hayatta ki en büyük ezikliğim uzun boylu olmam. Benim gibi özgüvensiz birine uzun boyu verirsen o boy bi sike yaramaz. Boyu uzun, aklı kısa bir görüntü çizersin etrafına. Hatun dediğin küçük, tıfıl tatlı olur. Ne kadar zorlarsan zorla deve gibi bi hatun tatlı durmaz. İtici olur hatta. Evet ben de iticiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Kuzenimin doğum günü partisine gitmedim. Onun yerine evde Can'ımla kurabiye yaptık. Kuzene de &lt;i&gt;çok hastayım lan geberiyorum yoksa gelmem mi biliyosun nasıl istediğimi&lt;/i&gt; dedim. Evet çok puştum. Ama mutluluk dediğin şey bunu gerektiriyorsa kaçınmayacaksın, yapacaksın o puştluğu. Bugün söverler, yarın unuturlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Benim bilemediğim Coğrafya sorularını annem kafadan biliyor ya acayip kıl oluyorum he. Çocukken de böyleydi bu. Test çözme yarışı yapardık, en çok doğru bilen dondurma alıcak derdik. Hep annem kazanırdı. Dondurmayı da o alırdı ama olsun zoruna gidiyor bi yerde insanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#&amp;nbsp; Biten çayımı ikide bir mutfağa inip yeniden doldurmaya üşendiğim için çaydanlığı termosa boşaltıp yanıma aldım diye babam saatlerdir bana&amp;nbsp; gülüyor. Yetmiyor abimi arayıp ona anlatıyor telefonda. Ortada gerçekten benim farkedemediğim bir komiklik mi var yoksa babam gülmeye bu kadar mı hasret kalmış? Anlamadım bi şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Biz zaten ailece az gülen insanlarız. Bu suratsız olduğumuzdan değil espri seviyemizin yüksek olmasından kaynaklı. Mesela ben Cem Yılmaz'a bile en fazla tebessüm edebiliyorum. Ama düşen bir insana kahkahalarla gülebilirim. Diyorum ya işte, komik anlayışım farklı benim. Seviye şeysi işte. Yüksek yani bende ki o yüzden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Geçiyordum bağınızdan geçtim geçmez olayıdıım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Sabahları gizlice odama girip, sessizce bilgisayarı açıp teyzeme facebook'tan sabah kahvesi gönderen bir annem var. Bunu yapmazsa çok ayıp etmiş olacağını düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Ders çalıştığımda çok mutlu oluyorum. Sanki pozitif bilimler üzerine yaptığım doktorada en birinci ben olmuşum gibi hissediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Günlerdir yarın saçımı boyatacağım diyorum. Günlerdir hep biraz daha gaz vererek kendime "yavrum benim hadi göreyim seni. yarın kalk bi güzel boyat saçını"diyorum. Ve uyandıktan sonra bir sürü uğraş buluyorum kendime sırf saçımı boyatmamayayım diye. Bu nasıl bir tembelliktir anlamadım ben. Yemin ediyorum ben böyle pis bi huy görmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Koyu kumral olucam yine. Sıkıldım turuncu olmaktan. Yoksa aşk acısı çektiğimden, değişikliğe ihtiyaç duyduğumdan falan değil. Valla bak. Sıkıldım yani o yüzden. Bi de çok beğeniyorlar bu halimi. Ay bi rahat bırakmıyorlar. Hergün hergün düşüyorlar peşime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Düşüyorlar peşime demişken; 8 yıllık mesenger kullanıcısıyım. Mesengerdan kız düşürme sanatının tavan yaptığı dönemlerde bile bu tür sapıklarla uğraşmamış biriyim. Gel gör ki son 2 haftadır her msn açtığımda &lt;i&gt;bir dallama size davet yolladı &lt;/i&gt;yazısıyla karşılaşıyorum. Farklı farklı dallamalar bu kişiler. İşin içinde bir piçlik var orasını anladım ama o piçliğin ne olduğunu anlamadım. Anlamakta istemiyorum gerçi. Bir sürü msn arkadaşcıklarımı başka bir adrese yönlendirmeye cesaret edebildiğim zaman adresimi değiştiricem. Bunun kısa bir yolu varmışmış. Herkese bir seferde davet yollayabiliyormuşsun. Bilen varsa bi söyleyiversin bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Öpücem öpücem dedim sana a uh yapma! yapma! a uh yapma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Görünşmek üzre.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4625695590794957226?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4625695590794957226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/cok-asgn-var-diyorlar-bogrumu-bogrumu.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4625695590794957226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4625695590794957226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/cok-asgn-var-diyorlar-bogrumu-bogrumu.html' title='Çok aşığı var diyorlar böğrümü böğrümü deliyorlar'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TNGzg29q-BI/AAAAAAAAA_A/d-MD4lPDZgw/s72-c/_s_u_m_m_e_r___d_r_e_a_m_s__by_attackofthesmash-d3201o8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-3101303955897000103</id><published>2010-11-02T02:03:00.001+02:00</published><updated>2010-11-02T04:52:55.862+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Küstüm Çiçeği</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM9KQpm9m7I/AAAAAAAAA-4/aApS8oubsM8/s1600/rain_fish_by_hachiyuki-d31ynhf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM9KQpm9m7I/AAAAAAAAA-4/aApS8oubsM8/s400/rain_fish_by_hachiyuki-d31ynhf.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Mükemmel bir hayat değildi. Alnımı yaslayıp cama yağan yağmuru izlerken aklımdan hep aynı cümle geçiyor. Hiç mükemmel değildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Unutmuyorum. Büyümenin sabah alarmı çalar çalmaz yataktan fırlamak olduğunu düşünüyorum çoğu zaman. Hergün gülüyorum. Bunu nasıl yapabildiğime şaşırıyorum sonra. Hiç zorlanmadığımı farkediyorum. Depresif takılmıyorum. Sadece yazacak daha iyi birşeylerim yok. Şuan hiçbir şeyin hiçbir zaman yoluna girmeyeceğini düşünüyorum. Yarın herşeyin yoluna gireceğine inanarak yürüyeceğim kaldırımlarda. Belki de hepsi korkak olmamdan kaynaklıdır. Kendime doğruları söyleyemeyecek kadar korkağım. İki eliyle bi siki doğrultamıyor deyimi cuk oturmuş vaziyette üzerime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; İçimde bi yerlerde hala kendini duyurabilen cılız bir ses artık abarttığımı söylüyor. Toparlanmam gerekliymiş falan. Haklı. Hepiniz haklısınız. Ben daha da haklıyım. Yeğenimin koparıp getirdiği çiçeğe üzülmek yerine sevinebilseydim daha mı mutlu olurdum? İnsanların güle oynaya yürüyüp geçtiği sokakta, ayakları çıplak avuç açan adama "&lt;i&gt;siktiret. bu pezevenklerin hepsi numaracı&lt;/i&gt;" deyip geçebilseydim ya da rüyamda o adamı görmeseydim daha mı az üzülürdüm? Okuduğum kitaplara, izlediğim filmlere ağlamayacak kadar ayırt edebiliyor olsaydım gerçeği, kurguyu daha pozitif, daha idealist daha huzurlu mu olurdum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ben "&lt;i&gt;insanlara güvenmiyorum&lt;/i&gt;" deyip hala insanlara güvenmek isteyen bir aptalım sadece. Ucu bucağı olmayan bir umut taşıyorum hep hep hep iyi olacak diye. Kapıya gelip para isteyen, &lt;i&gt;para yoksa giymediğin eskilerinden ver abla&lt;/i&gt; diyen çocuğa babamın yeni aldığı spor ayakkabımı verdim diye salak yerine konulduğumda o gülenlerin ya da kızanların asıl salaklar olduğunu düşünüyorum. O çocuğun o ayakkabıyı haketmediğine kim karar veriyor? Benim ya da başka birinin eskilerini giymesi gerektiğini düşündüren ne bu insanlara? Herkes kendini ne sanıyor allah aşkına açıklasın biri bana. Değmez bi adama değer verip bi yerlerini kaldırmışım. Size ne bundan? Bundan o adama ne? İnsanların nasıl hissettiğine bile karışabilme hakkını kim veriyor bize? Çevremde ki herkes aşk, insanlık, mantık konusunda ihtisas yaptı da benim mi haberim yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bugün arkadaş ortamında "&lt;i&gt;ezgi hayvanları insanlardan daha çok seviyor&lt;/i&gt;" diyerek insanları bana güldürünce zeka seviyesinin arttığını düşünen arkadaşımı bile seviyorum. Kimsenin bi yeri eskimez birini sevdin diye. Ve ben bu işi çok iyi yapıyorum. Seviyorum insanları ve herkesin söylediği gibi bunda bir salaklık da göremiyorum. Arkadaşım bir noktada yanıldı. Ezgi hayvanları insanlardan daha çok sevmiyor, hayvanlara insanlara duyduğundan daha çok saygı duyuyor. Bir ineğin bile yapamadığını yapan insana arkadaşım deyip severken o ineğe hem saygı duyuyor hem seviyorum. Çünkü biliyorum ki şu hayatta bir köpeğin bir insana verdiği huzuru bir insana verememiş insanlar var. Çok fazla var. Çok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-3101303955897000103?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/3101303955897000103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/kim-var-orada.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3101303955897000103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/3101303955897000103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/11/kim-var-orada.html' title='Küstüm Çiçeği'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM9KQpm9m7I/AAAAAAAAA-4/aApS8oubsM8/s72-c/rain_fish_by_hachiyuki-d31ynhf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6134702700396954088</id><published>2010-10-31T22:42:00.002+02:00</published><updated>2010-11-02T04:50:05.147+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Bu işin işkembesi çıkmış</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM3OVOCvGwI/AAAAAAAAA-0/KViSnUWF7IE/s1600/multivers_4_by_sirobnaiv-d31q6nr.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM3OVOCvGwI/AAAAAAAAA-0/KViSnUWF7IE/s400/multivers_4_by_sirobnaiv-d31q6nr.jpg" width="285" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fazlaca kırgın ve buruğum.. En yakın arkadaşımın ağzından kaçan pot'a kahkahalarla gülemedim bugün. Akşama kadar içim içimi yedi. Bir an önce eve gelmek ve buraya yazdığım bir çok şeyi yok etmek istedim. Eve gelip yazılanlara baktıktan sonra elim gitmedi, yapamadım.&lt;br /&gt;Malumunuz bir kaç aydır aynı adamı yazıp, çiziyorum buraya. Bunu çok rahat, içimden geldiği gibi yapıyordum çünkü tek başımaydım ve kendi duygularımı, düşüncelerimi yazıyordum. Onun bilmediği ve belki de bilmemesi gereken şeyleri dökülüyordum. Ve bugün öğreniyorum ki öyle değilmiş. Buradan haberi varmış.&lt;br /&gt;Yazının başında kırgın olduğumu söyledim ama kızgın değilim. 'keşke yapmasaydı' diyorum içimden sürekli. Ebru'mdan dinlediğimde galiba bende aynı şeyi yapardım demekten alıkoyamıyorum kendimi ama yine de keşke bana söyleseydi. O an olamasa bile daha sonra..&lt;br /&gt;Neyse ne işte..&amp;nbsp; Aradığınız kişiye yaşadığı geçici mallık nedeniyle ulaşılamayabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6134702700396954088?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6134702700396954088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bu-isin-iskembesi-ckt-artk.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6134702700396954088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6134702700396954088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bu-isin-iskembesi-ckt-artk.html' title='Bu işin işkembesi çıkmış'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TM3OVOCvGwI/AAAAAAAAA-0/KViSnUWF7IE/s72-c/multivers_4_by_sirobnaiv-d31q6nr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-582387106213223058</id><published>2010-10-31T02:40:00.001+03:00</published><updated>2010-11-02T04:49:29.699+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manik Haller'/><title type='text'>Bir mandal bile asabilir beni seni düşünürken</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMyntMjPv8I/AAAAAAAAA-w/on0OXAOjNGU/s1600/momenti_di__ii_by_agnes_cecile-d31q3k5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMyntMjPv8I/AAAAAAAAA-w/on0OXAOjNGU/s640/momenti_di__ii_by_agnes_cecile-d31q3k5.jpg" width="448" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; 22 derece sıcaktayım ve titriyorum. Söyleyebilecek şarkı kalmadı. Sarhoş olamıyorum diye yırtınan yanlarıma kapak olsun harflerin yerini karıştırmadan yazmaya çalışan ellerim. Serzenişlerim dönüp dolaşıp bende patlayacak nasıl olsa. Yine de kendi kahvemi yapacak kadar aklım yerinde. Az önce o'na mesaj gönderdim bunun da farkındayım. Aslında gönderdikten çok sonra farkettim ama sorun değil. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; Neyi kutladığımızı bile bilmiyorum. Boktan sesimle türkü söylememi istiyorlardı ve onu da yaptım. Güzelim masa örtüsü üzerine vişne-vodka döktüm. Abilerimin yanındaydım ve ne kadar koyverilebilirse o kadar koyverdim. Hiçbir zaman sonunu düşünen bi insan olamadım, bugün de düşünmedim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Nasıl olduğunu bilmeye ihtiyacım var. Onca gazozluğuma rağmen iyi hissedebilmek için iyi olduğunu bilmeye ihtiyacım var.&amp;nbsp; Gözüme sokup bu kaç dediğiniz parmaklar umurumda bile değil. O kaçtı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-582387106213223058?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/582387106213223058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bir-mandal-bile-asabilir-beni-seni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/582387106213223058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/582387106213223058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bir-mandal-bile-asabilir-beni-seni.html' title='Bir mandal bile asabilir beni seni düşünürken'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMyntMjPv8I/AAAAAAAAA-w/on0OXAOjNGU/s72-c/momenti_di__ii_by_agnes_cecile-d31q3k5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-4166434900935791151</id><published>2010-10-30T01:34:00.004+03:00</published><updated>2011-09-27T02:27:34.778+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Sevgilim seni görmeyeli beri gözlerim ah nerede vah nerede</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMs9YkElqcI/AAAAAAAAA-o/BBIVnXQVsMw/s1600/rain_by_brokenwingsx27x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMs9YkElqcI/AAAAAAAAA-o/BBIVnXQVsMw/s400/rain_by_brokenwingsx27x.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Herkesin sevebileceği kadar iyi biri değilim ben. Sadece benim sevmesini istediklerim sevsin yeter. En çok annem sevsin. Ben de en çok kendi kızımı sevicem. Kimse çıkıp bana yalancısın da demesin. Yalan söylemiyorum kimseye sadece istemediğimi daha kibar bir dille söylüyorum. Ve istiyorum ki muhatap olduğum insan biraz zeki olsun, illa gözlerimi pörtletip "&lt;i&gt;olm bi siktirgit&lt;/i&gt;" dedirtmeden de anlasın.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hayır bi de lafa gelince herkes mahalle manavı gibi konuşmasını biliyor. Herkesin bi fikri var hakkımda söyleyebileceği. Bi de nasıl eminler kendilerinden. Sinirli değilim ama terazim dengede de değil. &lt;i&gt;Bi cennete bakaa&lt;/i&gt; diyodu ya filmde hah işte aynen öyle.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bi de çok sıkıcı yazıyormuşum öyle bi duyum aldım. Aslında çok ekşın şeyler yaşıyorum burada anlatamayacağım. Mesela geçenlerde birinin arabasına vurup kaçtım sonra almışlar tabii plakayı evi bastı polisler gece. Uykudan uyandırdılar ton ton amcalar bi sövdüm ki. "&lt;i&gt;Efendi efendii kaçmadım ben lafını bil de konuş uyuyup uyanıp gelicektim&lt;/i&gt;" dedim ama yemedi tabi.. Sonra bi arkadaşımın sevgilisi iki gün önce gecenin bi yarısı aradı "&lt;i&gt;çık bi dışarı&lt;/i&gt;" diyo. Aynen böyle çık bi dışarı! Çıktım bi dışarı, içmiş fil gibi salak sapır konuşuyo. "&lt;i&gt;Ya benimsin ya toprağın&lt;/i&gt;"diyo. &lt;i&gt;Sıçtığımın gerizekalısı bas git toprağıma gübre yaparım seni &lt;/i&gt;dedim. Ertesi sabah kız aradı, "&lt;i&gt;ahhhy ezgi ölüyorum heyecandan X bana evlenme teklifi etti nişanlanıcaz&lt;/i&gt;" dedi. Açtım ellerimi, kaldırdım başımı "Allah'ım sana geliyorum" sabrı çektim. Düğünlerinde kıza gergedan boynuzu, oğlana orta parmak takıcam. He bi de şu düğün gününde ki eleman aradı "çocuk muyum ezgi ben ne istediğine karar ver" dedi. Baykuş gibi kalakaldım tünediğim koltuğun tepesinde. Ben zaten bi karar vermiştim. Bi de yazılı mı bildirmem gerekiyordu anlamadım ki.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Var ya, bir off çeksem karşı ki ev yıkılır. Heyecana ihtiyacım var benim. &lt;i&gt;Hoop noluyoruz lan&lt;/i&gt; demeden beni tepe taklak çevirecek bi güç istiyorum. Ev değişikliği olabilir, şehir değişikliği olabilir, annemin bulduğu hayırlı kısmetlerden birine yıldırım aşkıyla tutulmak olabilir, piyango da olur. Tamam tamam uçmuyorum biraz alışverişe bile razıyım. Az önce web kameram yok diye bana postayı koyan &lt;b&gt;öküzümsüye benzer kuş tüyü&lt;/b&gt;'nü de bi özledim ki. Adamım sana söylüyorum, alyans falan istemiyorum ben, evlenme teklifi ederken yukarıda ki şemsiyeden al bana. Bi daha da yazılarıma sıkıcı deme sana atraksiyonun allahını yaşatırım korkar kaçarsın. Aşka sıkıcı denmez allah taş eder vallahi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yarın ders var. Bu aralar çok eğleniyorum dersanede. Herkes şekerden yapılma, herkes celibon. Bi de sınıfta yüksek desibel bi kız var. Ben bu hafta dövmezsem dövmem dövmem hiç bir vakit! Öyle yani.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-4166434900935791151?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/4166434900935791151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/sevgilim-seni-gormeyeli-beri-gozlerim.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4166434900935791151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/4166434900935791151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/sevgilim-seni-gormeyeli-beri-gozlerim.html' title='Sevgilim seni görmeyeli beri gözlerim ah nerede vah nerede'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMs9YkElqcI/AAAAAAAAA-o/BBIVnXQVsMw/s72-c/rain_by_brokenwingsx27x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6783868899643678132</id><published>2010-10-29T02:12:00.001+03:00</published><updated>2010-10-29T17:39:17.052+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunmasız Haller'/><title type='text'>İçimde ki gemi dışımda ki yolcuya el sallıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMn7ncmWKRI/AAAAAAAAA-k/T9vnPMX95ZU/s1600/Rain_by_bramLeech.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMn7ncmWKRI/AAAAAAAAA-k/T9vnPMX95ZU/s400/Rain_by_bramLeech.jpg" width="280" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Ne çok yağdı mubarek.. Elimi çeneme dayayıp pencereden seyre dalan huzurlu halim yerini karamsarlığa bıraktı. Haddinden fazla bir ıslanmışlık eşlik ediyor durup durup bok var gibi dürten hasrete. Yine de burnumu, yanağımı cama dayayıp güldürüyorum çocukları. İsimlerimizi yazıyoruz mutfak camının buğusuna. Utanmasam çocuk olup senin ismini de kondurucam adımın yanına. Kondurmak. Hoşuma gitti bu. Ama aynı kelimeyi "bi kendimi konduramadım yanına" diye yazsam hoşuma gitmez mesela. Gitmedi de.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Gök gürlüyor. Dinlediğim müziğin sesini bastırıyor. Yatağımın yerini değiştirdim, bi de artık sen kokmuyor. Ne yaparsan yap bitiyor işte. Bi zaman bitsin diye paralıyorsun kendini sonra hatırlıyamadığın, zamanın rengini akıttığı hatıraları yeniden anımsamak için..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Sen gideli çok olmuştu ben de kapıyı gördüm artık. Bundan sonrası çok daha kolay..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6783868899643678132?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6783868899643678132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/icimde-ki-gemi-dsmda-ki-yolcuya-el.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6783868899643678132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6783868899643678132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/icimde-ki-gemi-dsmda-ki-yolcuya-el.html' title='İçimde ki gemi dışımda ki yolcuya el sallıyor'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMn7ncmWKRI/AAAAAAAAA-k/T9vnPMX95ZU/s72-c/Rain_by_bramLeech.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-7857319432289711237</id><published>2010-10-28T22:23:00.001+03:00</published><updated>2010-10-29T17:38:37.541+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Bir bakış bir bakışa gel beraber bi bakış açımız olsun demiş</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMnGQd3tesI/AAAAAAAAA-g/2WzWLhpH2jo/s1600/S_E_L_F__by_CrossingMissVampire.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMnGQd3tesI/AAAAAAAAA-g/2WzWLhpH2jo/s400/S_E_L_F__by_CrossingMissVampire.jpg" width="282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bi kaç gündür hiç alakasız biri, alakasız alakasız aklıma düşüp duruyor. Yüzü geliyor gözlerimin önüne, itekliyorum elimin tersiyle. Çok kan kaybettiğim için (regl durumları) sapıtıyor olabilir miyim? Mesela anneme göre dişlerim yemek yemediğim için ağrıyor. Sapıtmalarım da kansızlıktansa herşey yolunda yani. İyisin kızım iyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamın birinde Sinan Çetin'e de dapdar badiyi giydirmişler. Memeleri hayvan gibi beli oluyor. Teşhir var teşhiiir. Bence RTE bu reklamı da kaldırmalı. Şahsen ben rahatsız oldum yani çoluk çocuk izliyor bu reklamları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse gidip biraz daha ders çalışayım ben. Karedeniz'in kıyı kesimlerini, bitki örtüsünü filan bi öğrenivereyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-7857319432289711237?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/7857319432289711237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bir-baks-bir-baksa-gel-beraber-bi-baks.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7857319432289711237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/7857319432289711237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/bir-baks-bir-baksa-gel-beraber-bi-baks.html' title='Bir bakış bir bakışa gel beraber bi bakış açımız olsun demiş'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMnGQd3tesI/AAAAAAAAA-g/2WzWLhpH2jo/s72-c/S_E_L_F__by_CrossingMissVampire.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6519042473191282393</id><published>2010-10-27T23:57:00.001+03:00</published><updated>2010-10-29T17:37:59.802+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Comolokko</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMiPChpM3iI/AAAAAAAAA-c/gq50wh5YzX4/s1600/Blood_elf_by_HeroDees.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMiPChpM3iI/AAAAAAAAA-c/gq50wh5YzX4/s400/Blood_elf_by_HeroDees.jpg" width="296" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Artık sanal sörf yapmaktan zevk almıyorum. Dalgalar hep aynı, sudan yapılma sanki.&lt;br /&gt;Ayıptır söylemesi her bi şeyim var benim. Tumblr'ım var sonra friendfeed'im var bi de twitter'ım var. Ama çok arkadaşım yok. Yani hepsinde takip ettiğim, takip edildiğim insanlar aynı. Biri bloguna yazıyo, bloguna yazdığını twit yapıyo sonra feed ediyor. Lan giriyorum sitelere hep aynı şeyleri okuyup duruyorum. Bi söz yazıp on yere kopyalamak neyin nesi oluyor biri bana açıklasın nolur!&lt;br /&gt;Bir elf olsaydım böyle sıkıntılarım olmazdı işte. Doğuştan gelen mükemmel okçuluk yeteneğimle sinirimi bozan bu garip insanlar üzerinde oyun oynardım. Kafalarına kirazı koyup geçirirdim karşıma korkuturdum. Oha! Çok zevkli olurdu bence.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6519042473191282393?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6519042473191282393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/comolokko.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6519042473191282393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6519042473191282393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/comolokko.html' title='Comolokko'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMiPChpM3iI/AAAAAAAAA-c/gq50wh5YzX4/s72-c/Blood_elf_by_HeroDees.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6287505704149952515</id><published>2010-10-27T00:14:00.001+03:00</published><updated>2010-10-29T17:36:34.602+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çekmece'/><title type='text'>Aşk bir sudur iç iç gözyaşı olarak geri dönsün</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMcpMPynpzI/AAAAAAAAA-Y/6jmqYIVHrSA/s1600/lonely_at_the_train_station_by_Starry_Liz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="338" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMcpMPynpzI/AAAAAAAAA-Y/6jmqYIVHrSA/s400/lonely_at_the_train_station_by_Starry_Liz.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;#&amp;nbsp; Merhaba canım sanal alemin güzel insanları. Afiyette miyiz inşallah?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Hayat çok tuhaf değil mi hafız? Hep birşeyler öğretiyor insana. Mesela bugün bi apaçiyle aynı vagonda yolculuk yaptım. Kafasının yanını çizgi çizgi traşlamış, iki tel saçına bi kutu joleyi boca etmiş. İki koltuk yanıma oturdu, telefonuyla resmini çekmeye başladı. Bi sağa dönüyordu, bi sola sonra bacak bacak üstüne atıp kıçını kaydırıyordu. Dar alanda kısa paslaşma dedikleri bu olsa gerek çocuk bi koltukta envai çeşit poz verdi, çekti. Şaşırdım doğrusu. Herifte ki özgüvene bak lan! Sonra telefonundan 2001'den kalma bi techno müzik açtı, sesi dışarıda yalnız müziğin. Ulus'a kadar dinledik. Ohh rahatlığa bak ondan mutlusu yok aga. Yalnız o kafasını aşağı yukarı sallayarak ritim tutuyordu diğer yolcular sağa sola sallayarak ve cık cık efektleri vererek kınıyordu. İnmek için ayağa kalkıp kapının oraya gelince de "&lt;i&gt;nie bana bakıyoğlar lağ&lt;/i&gt;" dedi kendi kendine ve gitti.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Kedi bir haftadır yok ortalarda. Ne pencerenin kenarına geliyor, ne de hiç beklemediğim bi an da ayaklarıma sürtünerek korkudan altıma ettiriyor. Merak etmiyor değilim ama ben bile gelemezken kendime kedi niye gelsin ki.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Şu yaşımda, bir defa bile ateşböceği görememiş olduğum gerçeği yaşamaktan soğutuyor bazen. Niye ha niye!? diye kendimi hırpalıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Bi de dün gece Okan'ın programı harikaydı. O adama laf söyleyip duran ağzıyla götünün yerini karıştırmış şakşakçılar o'nun yapabildiğinin onda birini yapabiliyor mu merak ediyorum. Biliyor olmakla yapabiliyor olmanın en güzel kanıtıdır bence Okan. "Ayhh sinir oluyorum o adama" diyorlar, niye diyorum "tipinde meymenet yok" diyor. Sanane geri zekalı koynuna mı alıcaksın. Siktirgit seda sayan izle o zaman.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Burada ki yazılarımdan birine yorum yapılmış. Hiç üzerinde oynamadan direk copy paste yapıyorum: "&lt;i&gt;selamın aleykum bacım. Tam aradığım rahatlıkta bir bayansın. Söylediğin  çoğu şeyi anlamıyorum ama tanışmak isterim niyetim ciddi. sevgiler oğuz.&lt;/i&gt;"&amp;nbsp; İşte bu abazanlığın son noktası. Bacım diyo arkasından tam aradığım rahatlıkta bayansın diyor. Sonra niyetim ciddi diyo. Napıcan arkadaşım evlenecek misin? Bi de söylediğin çoğu şeyi anlamıyorum demiş ya. Sevgi anlaşmak değildir beybii nedensiz de sevilir. Ama sen yine de uzak dur sinirlenince çok pis döverim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Odamın şeklini değiştirdim ben bugün yine. İçimde bi yerlerde farklı pencereler açılır, hayatım değişir falan bekliyordum ama bi halt olmadı tabii.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Sonra seni istemiyorum dedi işte. Sanki nüfusuna alacak. Altı üstü 'yaşayacaktık' N'apiyim. İnsanın alnına ne yazıldıysa o. Kaderden ötesi şamda kayısı.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;# Bi de kek yedim işte. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6287505704149952515?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6287505704149952515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/ask-bir-sudur-ic-ic-gozyas-olarak-geri.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6287505704149952515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6287505704149952515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/ask-bir-sudur-ic-ic-gozyas-olarak-geri.html' title='Aşk bir sudur iç iç gözyaşı olarak geri dönsün'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMcpMPynpzI/AAAAAAAAA-Y/6jmqYIVHrSA/s72-c/lonely_at_the_train_station_by_Starry_Liz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-12089368303162864</id><published>2010-10-26T00:48:00.002+03:00</published><updated>2010-10-26T01:08:36.308+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Geçmiş Zaman Halleri'/><title type='text'>Dubada bi adam var, adamın içi dapdar. Beyni başı patlar, kendinden geçer. Yeter.. Yeter..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMXuqDfUzxI/AAAAAAAAA-U/4vFGEl1D0OI/s1600/summer_05_by_noahlee.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMXuqDfUzxI/AAAAAAAAA-U/4vFGEl1D0OI/s400/summer_05_by_noahlee.jpg" width="277" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bi defasında yaz aşkım olmuştu benim. Dubada tanışmıştık. Hani şu denizin açıklarında olan tahta parçası.. Bu paçoz artist şekillerle denize atlıyordu falan. Ben o zamanlar sigara ve kibriti yüzerek, ıslatmadan oraya nasıl götüreceğimi yeni keşfetmiştim ve ip parçasıyla ayağıma bağladığım buz gibi birayı da açarak dubanın üzerinde farklı bi kafa yaşıyordum. Çocuk kırk değişik dalış pozisyonundan sonra dikkatimi çekebilmişti ve güneş batana kadar muhabbet etmiştik dubanın üzerinde. Sonra kıyıya yüzüp 1 saat sonrası için sözleşmiştik. Tanrım, şimdi baktığımda ne kadar kolaymış. Şimdi olsa ne 5 dklık keyif için o sigarayı, birayı yüzerek oraya götürürüm ne de dubada tanıştığım bi oğlan çocuğuyla muhabbet edip buluşabilirim. Cahil cesareti bu oluyor demek ki zira yaş 16.&lt;br /&gt;Neyse o gece buluştuk. Sonra ki gecelerde buluştuk. Yazlığımız olduğu için yılın 3 ayı orada olurdum ve biz o 3 ay boyunca duş almak, tuvalete gitmek ve uyumak dışında beraberdik. Luna parka gider hayvan gibi bütün oyuncaklara binerdik. Hiç ayrılmayacakmış gibi hayaller kurardık. Sahilde sırt üstü uzanıp walkmandan müzik dinlerdik. Kumpir, midye yer bira içerdik. Sessiz sinema oynardık. Bazen onun ailesiyle bazen de benim ailemle çay bahçesinde okey oynardık. Sonra yaz bitti. Hiç ayrılmayacakmış vedalaştık. Sarılırken ağladı, ben Ankara'ya gelene kadar yol boyunca ben neden ağlamadım diye tartıştık. Bi de böyle bişey var. Ben önceden ağlamayı bilmiyordum. Babam kalp krizi geçirdi ağlamadım. 11 senelik köpeğim öldü ağlamadım. Abim askerlik yaptığı Şırnak'ta ölümlerden döndü ağlamadım. İnsan yaşlandıkça duygusallaşır dedikleri bu olsa gerek, sonradan öğrendim ağlamayı. Neyse sonra Ankara'ya geldi. Bi şeyler eksilmişti. Yanında saatlerce güldüğüm, çocuklar gibi eğlendiğim adam sıkıcı gelmişti. O da hissetti ki sürekli aynı şeyi söylüyordu "&lt;i&gt;sende birşeyler var, uzak gibisin&lt;/i&gt;". Dört gün Ankara'da kaldı ve ben sadece bir gün görüştüm o da iki saat. Sonra gitti, geri geldi. Yine gitti, yine geldi derken anladı "&lt;i&gt;ben sadece yaz aşkınmışım&lt;/i&gt;" demeye başladı. Ne yapayım, atmosfer müsaitti. Deniz, yakamoz, sahilde gitar, aşıklar.. En son okuluma gelip benim pencerenin arkasında saklandığımı görünce bir daha gitti ve gelmedi, aramadı da. Bir de 700 km yolu geliyomuş ciddi ciddi he. Şimdi idrak ediyorum bunu. Cesarete come! Deli kan bu muymuş lan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem albümlerin arasında mektubunu bulmuş bugün. Adını bile yazdığı mektubundan hatırladığım adamla yaşadığım hatıralar bir bir geliverdi aklıma. Kardeşi doğmuş adını 'ezgi' koyduğunu anlatmış mektubunda. Ve zarfın içinde ki kolyenin babasının hediyesi olduğunu söylemiş ama kolyeyi hatırlayamadım bi türlü. Şimdi böyle yazınca kötü, kalpsiz gibi görünmüş olabilirim ama o zamanlar öyleymiş demek ki. Gençlik işte, düşüncesizlik. Buradan şunu anlıyorum ki; &lt;i&gt;İnsanlar değişse bile alınan ah'lar baki kalırmış azizim...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Akıllı durun kimsenin ah'ını almayın. Öperim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-12089368303162864?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/12089368303162864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/dubada-bi-adam-var-adamn-ici-dapdar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/12089368303162864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/12089368303162864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/dubada-bi-adam-var-adamn-ici-dapdar.html' title='Dubada bi adam var, adamın içi dapdar. Beyni başı patlar, kendinden geçer. Yeter.. Yeter..'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMXuqDfUzxI/AAAAAAAAA-U/4vFGEl1D0OI/s72-c/summer_05_by_noahlee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-149233032437835336</id><published>2010-10-25T18:40:00.000+03:00</published><updated>2010-10-25T18:40:43.524+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap Tozu'/><title type='text'>Zülfü Livaneli - Leyla'nın Evi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMWcBknXhTI/AAAAAAAAA-M/r-1YXWplk-8/s1600/06041230.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMWcBknXhTI/AAAAAAAAA-M/r-1YXWplk-8/s400/06041230.jpg" width="271" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çok uzun zamandır kitaplığımda, sonra okunacaklar listesindeydi. Bir hafta önce daha iyi bir seçenek bulamayınca raftan çekip okumaya başladım. Konusu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Ve muhtemelen çok satanlar listesinde ismine sık rastladığım için almıştım.&lt;br /&gt;Herneyse.. Hikayelerine konuk olduğum karakterler hem çok tanıdıktı hem uzaktı bana. Gazetede muhabir olarak çalışan sessiz, naif çocuk Yusuf'u çok çabuk benimsemiş olmama rağmen asi kız Rukiye'yi hiç bir şekle, tanıma oturtamadım kafamda. Esas karakterlerden biri olmasına rağmen hep bir konuk oyuncu tadı verdi bana. Kötü insanlar, Ömer ve Nejla'ya öfkem satır başında başlayıp satır sonunda son buldu. Yüzeysel ve emrivaki geldi olaylar. Uzun uzun etkisinde kalamadım okuduğum hiç birşeyin.&amp;nbsp; Ve romanın can damarı Leyla nam-ı diğer büyük hanım her haliyle, her tavrıyla büyüledi beni, okumaya doyamadım. Yalnız, gururlu bir Osmanlı asilzadesi.. O kadar ki, yürüyüşüyle, oturuşuyla, konuşmasıyla, piyano çalmasıyla belleğimde tüm ayrıntılarıyla öyle net ki yeteneğim olsaydı resmedebilirdim. Kadın olmakla, kadıncık olmanın arasında ki fark Leyla. Bir İngiliz işgal subayının gayri meşru çocuğu... Bunun yanı sıra sadece bir kaç sayfa okuyabildiğim Konstantin Paleolog'un kısacık anlatılan hikayesinin eksikliğini yaşadım. Kitap bitene kadar bir yerde yeniden karşıma çıkacak diye umutla çevirdim sayfaları. Saçı sakalı karmakarışık, önünü iliklemediği gömleğiyle o yaşlı adam tek başına bir roman yazılacak kadar sağlam bir karakterdi bence. &lt;br /&gt;İstanbul'un, boğazın, Cihangir'in betimlemeleri beni bir türlü içine alamadı. Hani her insan okuduğu kitapta bir başka hikayeyi bir başka şehri, o şehrin insanlarını yaşar ya ben bunu yapamadım. Yer yer çok güzel aktarılmış bir İstanbul'da yok değildi. Bu sebepten bunu İstanbul'u çok bilmememe, sevmememe yoruyorum.&lt;br /&gt;Kitapta ki her karakterin hikayesi ayrı ayrı mükemmelken içime sinmemiş  olmasının nedeni özet geçer gibi anlatılmış olması. Sanki kitap bir an  önce bitsin istenmiş. Çok güzel başlayan bir anıyı ortalarından sonra  iki üç cümleyle geçiştirip bitirilmesi hayal kırıklığı yarattı. Okunulması kaçınılmaz bir kitap olduğunu düşünüyorum yinede. Belki gece yattığınızda okuduğunuz şeyleri düşündürmez, merakla elinizden bırakamayarak okumazsınız ama bir yolculuk sırasında sıkılmadan, zevkle okunacak bir kitap.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-149233032437835336?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/149233032437835336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/zulfu-livaneli-leylann-evi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/149233032437835336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/149233032437835336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/zulfu-livaneli-leylann-evi.html' title='Zülfü Livaneli - Leyla&apos;nın Evi'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMWcBknXhTI/AAAAAAAAA-M/r-1YXWplk-8/s72-c/06041230.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7902096254548987276.post-6970056352747291348</id><published>2010-10-24T21:38:00.001+03:00</published><updated>2010-10-25T21:00:20.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Tuhaf Haller'/><title type='text'>Çipim bozulmuş</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMR8SShUkCI/AAAAAAAAA-I/WDa57e0MriI/s1600/Like_a_Child_by_MissUnfortunate.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="341" src="http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMR8SShUkCI/AAAAAAAAA-I/WDa57e0MriI/s400/Like_a_Child_by_MissUnfortunate.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sabah duran bir kamyona çarpmamla başlayan dengesizlikler silsilem  dersanede çarpışmadık adam kalmadıktan sonra otobüste birinin burnuna  dirsek atmamla son buldu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Tek parçayım. Evdeyim. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7902096254548987276-6970056352747291348?l=sasibes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sasibes.blogspot.com/feeds/6970056352747291348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/cipim-bozulmus.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6970056352747291348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7902096254548987276/posts/default/6970056352747291348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sasibes.blogspot.com/2010/10/cipim-bozulmus.html' title='Çipim bozulmuş'/><author><name>EzoNe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16211480294509134185</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-mzFfr0MpmfQ/Tg5F7Pf8ygI/AAAAAAAABFs/_7PfACR1_A8/s220/8gtok%25C3%25BC%25C4%259F.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ICnCid6wn5I/TMR8SShUkCI/AAAAAAAAA-I/WDa57e0MriI/s72-c/Like_a_Child_by_MissUnfortunate.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry></feed>
